Dış fanlar yanma için gereken havayı sağlar.وتوفر مروحة كهربية الهواء اللازم للحرق.
Edimsöz Eylem: Kabul edilmesi gereken, anlaşmaya dayalı bir eylemin yerine getirilmesi.3- السبب: وهو الغرض الذي من أجله تم التعاقد وترتب عليه الالتزام.
Fakat bu gereken fonları toplamaya yeterli olmadı.لم يستطع جمع التوقيعات اللازمة.
Beslenmesi gereken yavrular 21-27 gün arasında palazlanır.وبالتغذية الجيدة فان الصغار تكبر خلال 21-27 يوما.
Gerçekten hayatın olması gereken şekli böyle.(2005) هكذا يجب أن تكون الحياة بالفعل!
Yarılanma süresi, bir radyoaktif izotopun miktarının yarıya inmesi için gereken zamandır.عمر النصف (بالإنجليزية: Half-Life) هو الزمن الذي يحتاجه العنصر المشع لكي ينحل نصف عدد ذراته.
Tek yapılması gereken çizimler.صنع منها نموذجان فقط.
Hastaneye yatışı gereken tüberküloz hastalarını hastaneye sevk etmek.ولا داعي لتنويم المريض في المستشفى.
Audioslave, mutlaka dinlenmesi gereken bir albüm.هذه بذرة مقالة عن ألبوم بحاجة للتوسيع.
Söylememem gereken bir şey mi söyledim?أقلت شيئا كان ينبغي علي أن لا أقوله؟
Erişim tarihi: 2023-02-20. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)Retrieved 2023-02-20. ↑ "SON DAKİKA HABERİ: Hatay'da art arda 6,4 ve 5,8'lik depremler". ↑ ↑
Konu genellikle karakterlerin üstesinden gelmesi gereken temel bir problemle başlar.A trama começa geralmente com um problema básico que os personagens devem superar.
Zaten asıl gereken de onu canlıyken yakalamaktır.Você realmente esperava encontrá-lo vivo?
Bu etki güneşin olması gerekenden daha erken doğduğu veya daha geç battığı izlenimini verir.O efeito dará a impressão de que o sol está nascendo mais cedo ou pondo-se mais tarden do que deveria.
Edimsöz Eylem: Kabul edilmesi gereken, anlaşmaya dayalı bir eylemin yerine getirilmesi.Obrigação de fazer: O devedor tem a obrigação de fazer um ato que a ele foi imposto.
Oysa yapmam gereken şey elimde kalmasını istediklerime bakmaktı.O que eu deveria estar fazendo é encontrar as coisas que quero manter.
Mutadis mutandis, "Değişmesi gerekenler değiştirildi" anlamına gelen Latince bir söz öbeğidir.Mutatis mutandis é uma expressão advinda do latim que significa "mudando o que tem de ser mudado".
Q Dergisi 2002 yılında grubu ölmeden önce görülmesi gereken 50 grup arasında gösterdi.Em 2002, a Q Magazine o considerou um dos 50 artistas que se deve ouvir antes da morte.
Alpher, Gamow’un teorisini desteklemek için gereken matematiksel yeteneğin çok daha fazlasına sahipti.Acredita-se que Alpher forneceu grande parte da habilidade matemática para apoiar a teorização de Gamov.
Bu müsabaka sonuçlandırılması gereken dördüncü müsabakaydı.Era a quarta vitória seguida.
Çok sevdiğim, yaşatılması gereken bir grup...É uma vantagem que nós gostaríamos manter...
Aynı yıl, Blender dergisinin "Ölmeden önce sahip olmanız gereken 500 CD" listesinin içindeydi.O álbum foi incluído na lista "500 CDs que você deve possuir" da revista Blender.
Ancak önceki filmdeki gibi ölümler önce ölmesi gerekenden sonuncuya değildir.Frio! (suas últimas palavras antes de morrer no primeiro filme).
Böylece sürücü gerçekten dikkat etmesi gereken şeylere konsantre olur.Por isso, o piloto deve tomar cuidado.
Halkımız gereken cevabı verdi.Decidi que precisávamos de uma resposta.
Ve böylece yaptığım hatayı fark ettim: Eşyalara bakarken yalnızca atmam gerekenleri görüyordum.E percebi meu erro: só estava procurando coisas para jogar fora.
"Bu yıl kaçırmamanız gereken 10 oyun".«10 lugares que você não deve visitar».
Povenmire, bir röportajında McFarlane'in kendisini arayıp "Doldurmamız gereken iki dakika var.Povenmire reafirmou que MacFarlane disse a ele "Temos dois minutos para preencher.
Yani, gemi yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı.Porém, acredita-se que o barco estava transportando mais pessoas do que estava registrado.
Polis gerekenin yapılacağını söyler ancak hiçbir şey yapılmaz.Ela procura a polícia, mas eles não podem fazer nada sem provas.
(Peritonit) Acil tedavi edilmesi gereken bir durumdur.A peritonite é uma emergência médica e requer cuidados imediatos.
Yarı ömür, genel olarak, azalmakta olan bir maddenin baştaki miktarın yarısına düşmesi için gereken zaman.Meia- vida é o tempo que leva para que metade do elemento decaia para outro.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta ise sonsuz olmanın mantıken sınırı olmamaktan farklı şeyler olduğudur.De notar que a questão de ser infinito difere da questão de ter fronteiras de descontinuidade.
Ayrıca gölde koruma altına alınması gereken 3 tür su kuşu var. .O parque regista 30 espécies de plantas vasculares que requerem protecção na área.
Bütün deneyler kuantum fiziğindeki temel çözülmesi gereken konuları ele almışlardır.Todos esses experimentos tentam chegar às mesmas questões fundamentais na física quântica.
Olimpiyatlara katılım için gereken dereceler 31:45.00 (A barajı) ve 32:20.00 (B barajı) şeklindeydi.O padrão classificátorio foi de 31:45:00 (padrão A) e 32:20:00 (padrão B).
Bu sayede, ileri tetkik gereken kadınların seçilmesini sağlar.Ela seleciona as transportadoras necessárias.
Kutu Düzeni (Box Formation): Korunması gereken birim ortaya alınır.Em que material irá ser feita?(cartão/plástico/madeira/vidro…) Qual a fábrica a contratar?
Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Film.1001 filmes para ver antes de morrer.
Beslenmesi gereken yavrular 21-27 gün arasında palazlanır.Os filhotes já nascem emplumados, permanecendo no ninho de 21 a 25 dias.
Ancak bu çalışma ihtiyatla okunması gereken bir tarih çalışması olarak kabul edilir.Daí esta alusão à referida obra, cuja leitura se recomenda vivamente.
Hastaneye yatışı gereken tüberküloz hastalarını hastaneye sevk etmek.Devido a isto, outros hospitais transferem os pacientes para o Rigshospitalet.
Şarkıyı duyduğumda çekmem gereken şeyin bu olduğunu düşündüm."Só estou cantando, porque é o que eu sei fazer."
Bu sonuçlandırılması gereken sekizinci halter oyunuydu.Esta foi a oitava eleição em que sofreu derrota.
Bu süreç Avusturya'yı büyük oranda etkileyen Barok sanatının gelişmesi için gereken olanakları yarattı.Elas precisam mudar o que causou O Grande Desastre na Austrália.
Tam o sırada Larry, öldürmesi gereken kişinin aslında Lois olduğunun farkına varır.Só então, Larry reconhece Lois como a pessoa que ele, supostamente, iria bater.
Biz her defasında bunlara gereken cevabı verdik.Todos esses recursos eram constantemente solicitados.
Tek yapması gereken sabretmektedir.Tudo que ele tem que fazer é pedir.
Destan bütün “ölmesi gerekenlerin” ölümü ile son bulur.Agora é a vez do Overmind morrer.
Nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya bulunduğu için korunması gereken hayvanların listesinde yer alır.Define espécies que devem ser protegidas por causa da ameaça de extinção.
Tedavi edilmesi gereken bir şey bence."Então serás curado."
Dikkat edilmesi gereken, omurgayı dik tutmaya yardımcı olacak sağlam bir oturuşun tercih edilmesidir.Seria necessário esperar por uma oportunidade que fosse favorável para tentar capturar aquela praça.
İnsan ya da insandışı olsun hiçbir hayvana zarar gelmemesi için gereken bütün önlemleri almak.Tomar todas as precauções necessárias para não causar danos a animais humanos e não-humanos.
Güçlü olması gereken artık benim diyordu.""Foi quando aprendi que teria que ser forte."
Şimdi bu dünyada olması gereken birisi yok ve senin gibi bir israf ise hala yaşıyor."No fim das contas, ninguém faz como eu faço e essa pessoa vai sentir falta disso."
İleriki yıllarda gereken ilğiyi göreceğini ummaktayız.Esperamos gravar pelos próximos anos.
Sorun ya da problem; çözülmesi gereken mesele, soru veya aşılması gereken engel.Definir o problema ou problemas que o autor está procurando resolver.
Bu sırada eşini de iş görüşmesine götürmesi gereken Bill, Lucy'yi işverenlere eşi olarak tanıtır.June, agora a dama que queria ser, retorna para o funeral, assim como Dave.
Masumluk aşamasındaki biri yalnızca yapması gerekeni yapar.Homem É homem de bem, aquele que só faz o que deve.
Kütüphanelerde uyulması gereken kurallar öğretilir.Elas podem ser consultadas nas bibliotecas das escolas.