Karakterini seçen oyuncuya öldürmesi gereken diğer oyuncu hedef gösterilecek.De todas maneras el jugador que maneje al personaje especial será elegido al azar.
Ancak hayatın sürdürülmesi için gereken zorunlu ihtiyaçlar da son derece ucuzdur.Lo que tomamos prestado para mantener nuestras vidas es simplemente polvo.
Tedavi edilmesi gereken bir şey bence."Del sufrimiento a la curación».
Yani benim için olması gerekendi."Fue mi razón de ser".
Balerinlerin isimleri ile bilmesi gereken fazlaca hareket vardır.Muchas biografías confunden los nombres de sus padres.
Gerçekten hayatın olması gereken şekli böyle.Creo que es así como funciona la vida.
Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Film.1001 películas que hay que ver antes de morir.
Gereken para Evkaf-ı Hümayun tarafından ödenmiştir.El dinero cobrado se destina a la beneficencia.
Gerekenden daha fazla parası var.Ha più denaro di quanto glie ne serva.
Endişeli olması gereken sensin.Sei tu quello che dovrebbe preoccuparsi.
Bunu yapıyor olması gereken kişi benim.Sono io che dovrei farlo.
Tartışmamız gereken bir şey daha var.C'è ancora un'altra cosa che dobbiamo discutere.
Bu tüm ebeveynlerin izlemesi gereken bir filmdir.Questo è un film che tutti i genitori dovrebbero vedere.
Bir küpü oluşturmak için gereken dört yüzlü sayısı en az 5'tir.Il numero minimo di facce necessario a costruire un poliedro è 4.
Aynı yıl, Blender dergisinin "Ölmeden önce sahip olmanız gereken 500 CD" listesinin içindeydi.La rivista Blender lo incluse nella sua lista del 2003 500 CD che devi avere prima di morire.
Ana anahtarın şifresini çözmek için gereken anahtara "kullanıcı anahtarı" denir.La chiave richiesta per decifrare la master key è detta "user key".
Oysa yapmam gereken şey elimde kalmasını istediklerime bakmaktı.E dovevo andare a vedere cosa volevano.
Q Dergisi 2002 yılında grubu ölmeden önce görülmesi gereken 50 grup arasında gösterdi.Nel 2002 la rivista Q nomina i Pogues come una delle 50 bands da vedere prima di morire.
Aslında sorulması gereken en iyi soru: "ışık gerçekten nedir?"La domanda che la storia pone è "che cos'è davvero la felicità?".
Gerekenden çok az kömür alındı ve yola devam edildi.Ben pochi rifornimenti furono scaricati ed effettivamente utilizzati.
Böylece sürücü gerçekten dikkat etmesi gereken şeylere konsantre olur.La persona deve fare attenzione alla guida.
Bir süre deneyip kendisi hakkında gereken değerlendirmeleri yapacağız.Presto capirà di provare qualcosa per lei.
Hayır işlerinde gereken ortak çalışma.Collaborazioni a lavori collettivi.
Bunun yanı sıra 10 yaşından önceki süreçte de olması gerekenden daha az anıya sahip olmaları beklenir.Sospetto che questo ti fa minore di me di diverse decadi almeno.
Destan bütün “ölmesi gerekenlerin” ölümü ile son bulur.Parteciperà comunque a quella che sarà la "Battaglia Finale" con tutti gli altri.
Kendisine eşlik eden papaz kulağına, " Bu an madam, cesaretinizi kuşanmanız gereken andır" dedi.Così disse il demonio alla ragazza: "Oggi devi fidarti di me, fanciulla.
Fakat yapılan çalışmalar dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar olduğunu göstermektedir.Per sapere che si sta facendo qualcosa di significativo.
Alması gereken turların %87'sini başarı ile tamamlayarak istikrarlı olduğunu göstermiştir.L'89% dei progetti fu completato con successo.
Yalnız dikkat edilmesi gereken bir nokta, tüylerin çok sıkı lastik tokalarla tutturulmamasıdır.Si deve fare attenzione a non bruciare la pasta con le tigelle troppo calde.
“Çok kısa bir zamanda yetiştirmeniz gereken çok şey oluyor.La quantità di lavoro da compiere diventa molta in un tempo davvero breve.
2. aşama: Sürekli ilerlemektedir, kontrol edilmesi gereken hiçbir şey bulunmamaktadır.Stadio 2: Avanzamento regolare, niente da segnalare.
Cevaplaması gereken ilk soru şuydu: Kız suçlu mu, masum mu, deli mi yalancı mı?No, oggi bastava essere giovane, immigrato o non...
Gerekenden bir fazla oyla beraat etti.Riempie un ruolo in cui avevamo bisogno.
Söylevci tartışma yaratan ve üstünde tartışılan sorulara cevap vermesi gereken kişidir.La mostra è un grande successo, nonostante le polemiche che la accompagnano.
Acil müdahale gereken birçok yaralıya zamanında yardım edilememişti.Molti che si recarono al pronto soccorso non poterono essere curati.
Asıl sorulması gereken soru bu sayı sisteminin ne olduğu ve özelliklerinin neler olduğudur.Le prime cose da analizzare sono il grado del numeratore e il grado del denominatore.
Ellenmemesi ve değiştirilmemesi gereken bir klasördür.Un cambiamento da festeggiare, non di cui preoccuparsi.
Halkımız gereken cevabı verdi.Il popolo risponde all'invito proposto.
Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır.Tale azione venne ritenuta necessaria per mantenere la pace e le sue regole.
Fakat kişinin kendisini aşması için, ilk önce insanın aşılması gereken bir şey olduğunu kabul etmesi gerekir.Per essere forti a un certo punto gli uomini devono ammettere la propria debolezza.
Bir filmde olması gereken her şey var." dedi.Crediamo fermamente che si tratti di un film che ciascuno di noi dovrebbe vedere”.
Son olarak, bazı sistemlerde, OTP'ler kullanıcının taşıması gereken bir kağıda basılmıştır.In una di queste circostanze vennero a mancare delle derrate che un compratore stava aspettando.
Bu müsabaka sonuçlandırılması gereken dördüncü müsabakaydı.Per lui era il quarto controllo a cui veniva sottoposto.
Bunun için verilmesi gereken güç birkaç kilowatt ila bir gigawatt arasında değişebilir.Lo spazio utilizzato per la partizione di swap può variare da pochi megabyte fino a qualche gigabyte.
Tatoeba'ya yüzlerce cümle yazmak isterdim ama yapmam gereken şeyler var.Я бы хотел написать сотни фраз на "Татоэба", но у меня дела.
Onlar tartışmamız gereken konular.Есть вопросы, которые нам необходимо обсудить.
Bir resim çekmek için yapmanız gereken bütün şey bu düğmeye basmaktır.Чтобы сделать снимок, нужно просто нажать эту кнопку.
Yapmanız gereken bütün şey sadece burada oturmak.Всё, что тебе нужно сделать - это просто посидеть здесь.
Ödemeniz gereken toplam tutar üç bin yen.Общая сумма составляет три тысячи иен.
Bilmem gereken her şeyi biliyorum.Я знаю всё, что мне нужно знать.
Sana anlatmam gereken bir şey var.Мне нужно тебе кое-что сказать.
Bunlar kafanı dağıtmak için yapman gerekenler.Вот что тебе нужно сделать, чтобы расслабиться и отвести душу.
İmece ile gerekenlere yardım edlilir.Один из его (наряду с Юем и Бо-и) помощников.
Kanatları kendi boyutlarındaki bir kuşun uçabilmesi için gereken büyüklüğün üçte biridir.Крылья достигают лишь трети той длины, которая была бы необходима для полета птице такого размера.
Sayısal bölüm 75 dakikada cevaplanması gereken 37 çoktan seçmeli sorudan oluşur.Количественная часть состоит из 37 вопросов множественного выбора, на которые надо ответить за 75 минут.
Ayrıca gölde koruma altına alınması gereken 3 tür su kuşu var. .Под охраной в заповеднике три вида морских птиц.
Duyulması gerekenim ben.Я хочу, чтобы вы меня услышали.
Bir yazısında ise halk şiirini işlenilmesi gereken bir ağaç gövdesine benzetmiştir.В одной книге упоминается отзыв будущей свекрови: «В кости широка.
Başka bir plazmit, vektör içine dahi edilmesi gereken genetik malzemeyi taşır.Другая плазмида содержит генетический материал, который будет доставлен вектором.
17 Mayıs'ta oynanması gereken final maçı 19 Mayıs 2014'te oynanacaktır.Последний матч он сыграл 17 мая 2014 года.