Ana içeriğe geç
Sözlük

gerçekten ile cümle

gerçekten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu gerçekten güvenli değil.It's just not safe.
Tom'a ev ödevini yaptırmak gerçekten o kadar kolay değil.It's just not that easy to get Tom to do his homework.
Bu gerçekten o kadar kolay değil.It's just not that easy.
Bu gerçekten yaptığımız değil.It's just not what we do.
Bu gerçekten çok ürpertici.It's just so creepy.
Gerçekten çok erken.It's just so early.
Gerçekten çok heyecan verici.It's just so exciting.
Döküm içindeki kolumla bunu yapmaya çalışmak gerçekten çok sinir bozucu.It's just so frustrating to try to do this with my arm in a cast.
Bu gerçekten çok sinir bozucu.It's just so frustrating.
Burada gerçekten garip bir şey oluyor.Something really weird is happening here.
Gerçekten korkutucu bir hikayeydi.That was a really scary story.
Bu bir araba için gerçekten kırmızının garip bir tonu.That's a really weird shade of red for a car.
Bu gerçekten kabul edilebilir değil.That's just not acceptable.
Senin gerçekten kim olduğunu biliyoruz.We know who you really are.
Gerçekten çetin bir adama ihtiyacımız var.We need a really tough guy.
Tom'un Mary'yi gerçekten sevmediğinin şimdi farkındayız.We realize now that Tom never really liked Mary.
Gerçekten konuşmalıyız.We really do need to talk.
İkimiz de bunu gerçekten takdir ederdik.We'd both really appreciate it.
İkimiz de gerçekten partinize gelmek istiyoruz.We'd both really like to go to your party.
Muhtemelen gerçekten ne olduğunu asla bilmeyeceğiz.We'll probably never know what really happened.
Bize yardım etmeye karar verdiğine gerçekten çok sevindik.We're really glad you decided to help us.
Bu gece gerçekten kadromuz yetersiz.We're really understaffed tonight.
Bunu benim için gerçekten yapar mısın?Would you really do that for me?
Muhtemelen ona gerçekten inanamazsın.You can't possibly really believe that.
Buna gerçekten inanıyor olamazsın.You can't possibly really believe that.
Muhtemelen Tom'un bir doktor olduğunu gerçekten düşünemezsin.You can't possibly really think Tom is a doctor.
Tom'un gerçekten doktor olduğunu sanıyor olamazsın.You can't possibly really think Tom is a doctor.
Muhtemelen Tom'un bir Kanadalı olduğunu gerçekten düşünemezsin.You can't possibly really think Tom is Canadian.
Tom'u gerçekten Kanadalı sanıyor olamazsın.You can't possibly really think Tom is Canadian.
Muhtemelen Tom'un mutlu olduğunu gerçekten düşünemezsin.You can't possibly really think Tom is happy.
Tom'u gerçekten mutlu sanıyor olamazsın.You can't possibly really think Tom is happy.
Bize gerçekten güvenmiyorsun, değil mi?You don't really trust us, do you?
Gerçekten anlamıyorsun, değil mi?You don't really understand, do you?
Siz arkadaşlar gerçekten iyi arkadaşlarsınız, değil mi?You guys are really good friends, aren't you?
Siz arkadaşlar gerçekten eldivenler giyiyor olmalısınız.You guys should really be wearing gloves.
Siz arkadaşlar gerçekten kasklar giyiyor olmalısınız.You guys should really be wearing helmets.
Siz arkadaşlar gerçekten güvenlik gözlükleri takıyor olmalısınız.You guys should really be wearing safety glasses.
Siz arkadaşlar gerçekten mayo giyiyor olmalısınız.You guys should really be wearing swimsuits.
Gerçekten kendinle gurur duyuyor olmalısın.You must really be proud of yourself.
Tom'u gerçekten seviyor olmalısın.You must really like Tom.
Deneyinceye kadar onu yapıp yapamayacağını gerçekten bilmiyorsun.You never really know whether you can do it or not until you try.
Gerçekten Tom'u boşamayı istemiyorsun, değil mi?You never really wanted to divorce Tom, did you?
Tom'u gerçekten kandırdın.You really fooled Tom.
Gerçekten daha çok çalışmalısın.You really ought to study harder.
Gerçekten daha çok çalışman gerekiyor.You really ought to study harder.
Gerçekten çalışıyor olmalısın, biliyorsun.You really should be working, you know.
Onu gerçekten kendin yapmalısın.You really should do that yourself.
Gerçekten kalmalısın.You really should stay.
Bu konuda gerçekten iyi bir kavramaya sahipmiş gibi görünüyorsun.You seem to have a really good grasp on this.
Seni gerçekten çok sevmediğimi şu ana kadar bilmelisin.You should know by now that I don't really like you very much.
Gerçekten bir kask giyiyor olmalısın.You should really be wearing a helmet.
Gerçekten kafamı karıştırıyorsun.You're really confusing me.
Sen gerçekten ne olduğunu bilen tek kişisin.You're the only other person who knows what actually happened.
Tom gerçekten geleceği tahmin edebileceğine inanıyordu.Tom actually believed he could predict the future.
Tom her zaman gerçekten çok önemli olmayan şeyler hakkında endişe eder.Tom always worries about things that don't really matter very much.
Tom ve Mary gerçekten uyumlu olmadıklarını fark ettiler.Tom and Mary realized that they weren't really compatible.
Tom ve Mary gerçekten birbirlerine âşık gibi görünüyorlar.Tom and Mary seem to really be in love with each other.
Tom ve sadece Tom gerçekten ne olduğunu biliyor.Tom and only Tom really knows what happened.
Tom yaptığını söylediği şeyi gerçekten yapmadı.Tom didn't actually do what he said he did.
Tom yapmayı söylediğini gerçekten yapmadı.Tom didn't really do what he said he did.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod