Tom'a gerçekten ne olduğunu asla bilmeyeceğiz.We'll never know what really happened to Tom.
Sen gerçekten buradaki en güzel kadınsın.You really are the most gorgeous woman here.
Gerçekten düşündüğünü söylemezsin, değil mi?You never say what you really think, do you?
Tom ve Mary gerçekten çıkmıyorlar, değil mi?Tom and Mary aren't really dating, are they?
Partideki yemek gerçekten oldukça iyiydi.The food at the party was really quite good.
Partideki yemek gerçekten inanılmazdı.The food at the party was really incredible.
Tom senin hakkında bazı gerçekten güzel şeyler söyledi.Tom said some really nice things about you.
Tom ve Mary gerçekten iyi vakit geçiriyorlar.Tom and Mary are having a really good time.
Tom'un güvenilir olduğuna gerçekten inanıyor musun?Do you really believe that Tom is reliable?
Tom Mary'nin gerçekten üzgün olduğunu söyleyebildi.Tom could tell that Mary was really upset.
Tom gerçekten iyi vakit geçiriyor.Tom is really having a good time.
Tom işte gerçekten kötü bir gün geçirdi.Tom had a really bad day at work.
Bunun gerçekten kötü bir fikir olduğunu düşünüyorum.I think that's a really bad idea.
Bence bu gerçekten kötü bir fikir.I think that's a really bad idea.
Sanırım bu gerçekten kötü bir fikir.I think that's a really bad idea.
Bana göre bu gerçekten kötü bir fikir.I think that's a really bad idea.
Bu şeye gerçekten inanıyor musun?Do you really believe that stuff?
Bu hikayeye gerçekten inanıyor musun?Do you really believe that story?
Gerçekten işini iyi biliyorsun, Tom.You really know your stuff, Tom.
Sen gerçekten tüyler ürperticisin, biliyorsun.You really are creepy, you know.
Biz gerçekten kendi yolumuzda olmak zorundayız.We really have to be on our way.
Tom şimdi gerçekten Boston'da değil.Tom is not really in Boston now.
Biz gerçekten hiç konuşmadık.We never really talked.
Tom artık gerçekten zayıf.Tom is really weak now.
Tom gerçekten saf.Tom is really gullible.
Gerçekten de hoşlandın mı?Did you really like it?
Siz gerçekten iyi misiniz?Are you guys really OK?
Gerçekten harikaydın.You were really great.
Gerçekten güçlüsün.You really are strong.
Gerçekten bir pisliksin.You really are a jerk.
Gerçekten emin değiliz.We're not really sure.
Tom'a gerçekten onun gelmek zorunda olmadığını söylemeliydin.You really should've told Tom that he didn't have to come.
Gerçekten Tom'a gelmemesini söylemeliydin.You really should've told Tom not to come.
Senin bana söylediklerini gerçekten anlamıyorum.I really don't understand what you're saying to me.
Ateş Yiyen (bu gerçekten onun adıydı) çok çirkindi.Fire Eater (this was really his name) was very ugly.
Gerçekten Tom'u seviyor musun?Do you really love Tom?
Sen gerçekten başka her şeyi söyleyebilirsin.You may say anything but the truth.
Gerçekten hiç kimsenin burada olmanı beklediğini sanmıyorum.I don't think anyone really expected you to be here.
Gerçekten Tom'un sana gerçeği söylemesini bekliyor musun?Do you really expect Tom to tell you the truth?
Gerçekten Tom'un özür dilemesini bekliyor musun?Do you really expect Tom to apologize?
Gerçekten sana yardım etmemi bekledin mi?Did you really expect me to help you?
Gerçekten bu kadar çok parayı sana vermemi bekledin mi?Did you really expect me to give you that much money?
Gerçekten buna inanmamı bekledin mi?Did you really expect me to believe that?
O gerçekten can sıkıcıydı.It was really embarrassing.
Bu adam gerçekten şirin.This guy is really cute.
Bu adam gerçekten sevimli.This guy is really cute.
Gerçekten bir tatile ihtiyacım var.I really need a vacation.
Korla armutları gerçekten tatlıdır.The pears of Korla are really sweet.
Gerçekten çok üzgün görünüyor muyum?Do I really look so sad?
Gerçekten hikayeni sevdim.I really liked your story.
Gerçekten kötü görünüyor.That looks really bad.
Tom gerçekten sinirli görünüyordu.Tom seemed really nervous.
Bugün bunu gerçekten yaptırmak zorundayım.I really have to get this done today.
Gerçekten şimdi gitmek zorundayım.I really have to go now.
Bu konuda gerçekten biraz daha düşünmek zorundayım.I really have to think about this a bit more.
Gerçekten ummuyorum.I really hope not.
Gerçekten gelebileceğini umuyorum.I really hope you can come.
Gerçekten haklı olduğunu umuyorum.I really hope you're right.
Seninle olmayı gerçekten seviyorum.I really like being with you.
Gerçekten Çin yemeğini severim.I really like Chinese food.