Fransızcanı gerçekten geliştirmek istiyorsan, konuşulduğu bir ülkeye taşınmalısın.If you want to really improve your French, you should move to a country where it's spoken.
Fransızcanı gerçekten geliştirmek istiyorsan, onun konuşulduğu bir ülkeye taşınmalısın.If you want to really improve your French, you should move to a country where it's spoken.
Tom'un Fransızcası gerçekten çok iyidir.Tom's French is really quite good.
Kendimi şu anda gerçekten ağlayacak gibi hissediyorum.I really feel like crying right now.
Şimdi gerçekten yaşlı bir adamım.Now I'm a real old man.
Ben glutensiz bira içiyorum ama onu gerçekten beğenmiyorum.I drink gluten-free beer, but I don't really like it.
Hemen sahilin oralarda hoşuna gideceğini düşündüğüm gerçekten güzel bir restoran var.There is a really good restaurant just off the beach that I think you'd enjoy.
Hemen sahilin oralarda beğeneceğini düşündüğüm gerçekten iyi bir lokanta var.There is a really good restaurant just off the beach that I think you'd enjoy.
Gerçekten Tom'un grubunda çalmak istemiyordum.I really didn't want to play in Tom's band.
Gerçekten Tom'la tenis oynamayı istemiyordum.I really didn't want to play tennis with Tom.
Ben gerçekten Tom ve onun arkadaşları ile kovalamaca oynamak istemedim.I really didn't want to play tag with Tom and his friends.
Sincaplar gerçekten hızlı koşabilirler.Squirrels can run really quickly.
Sincaplar gerçekten hızlı bir şekilde kaçabilirler.Squirrels can run really quickly.
Eğer gerçekten yardımına ihtiyacım olmasaydı buraya kadar bütün yolu gelmezdim.I wouldn't have come all the way out here if I didn't really need your help.
Sen gerçekten bunun mağaza için iyi bir yer olduğunu düşünüyor musun?Do you really think this is a good location for a store?
Erkek arkadaşın senin gibi birine sahip olduğu için gerçekten şanslı.Your boyfriend's really lucky to have someone like you.
Tom Mary'nin kendini gerçekten sevdiğine inanamadı.Tom couldn't believe that Mary really loved him.
Tom'la tanışmaya gerçekten can atıyorum.I'm really looking forward to meeting Tom.
Ben gerçekten olduğumu düşündüğün kadar kötü değilim.I'm really not as bad as you think I am.
Gerçekten onu görmeyi ipe çekiyorum.I'm really looking forward to seeing it.
Ben gerçekten siyasetle ilgilenmiyorum.I'm really not interested in politics.
Ben gerçekten şikayetlerinden bıktım.I'm really tired of your complaints.
Gerçekten bundan bıkıyorum.I'm getting really tired of this.
Bütün bunlar hakkında gerçekten üzgünüm.I'm really sorry about all this.
Gerçekten Boston'u özleyeceğim.I'm really going to miss Boston.
Ben gerçekten iş arıyorum.I'm actually looking for a job.
Ben gerçekten iyi bir zamana sahip oluyorum.I'm having a really good time.
Gerçekten Tom hakkında endişeliyim.I'm really worried about Tom.
Hayvanlarla gerçekten iyiyim.I'm really good with animals.
Gerçekten seni özleyeceğim.I'm really going to miss you.
Gerçekten havamda değildim.I wasn't really in the mood.
Gerçekten havamda değilim.I'm not really in the mood.
Gerçekten işi bırkman gerekiyor.You really ought to quit.
Gerçekten o kadar yaşlı değilim.I'm not really that old.
Ben gerçekten bunalımlıyım.I was really depressed.
Tom gerçekten sinirlendi.Tom got really angry.
Bu gerçekten ciddi.This is very serious.
Tom gerçekten çıldırdı.Tom got really mad.
Bu gözlerin için zararlı gerçekten.It's really bad for your eyes.
Bugün hava gerçekten sıcak.It's really hot today.
Sigarayı neden bıraktığım gerçekten senin için önemli mi?Is it really important to you why I quit smoking?
Su gerçekten güzel.The water's really nice.
Gerçekten Tom hakkında ne düşünüyorsun?What do you really think about Tom?
O gece, ben gerçekten üzgündüm.That night, I was really sad.
Bunu gerçekten istiyorsak, sonunda başarırız.If we really really want it, we'll succeed in the end.
Tom Mary'yi işe alabilir ama gerçekten kesinlikle bilmiyorum.Tom might hire Mary, but I don't really know for sure.
Tom gerçekten ne olduğunu bilmek istiyordu.Tom really wanted to know what had happened.
Tom ve Mary gerçekten birbirlerinden hoşlanmalılar.Tom and Mary must really like each other.
Tom ve Mary gerçekten birbirlerinden nefret ediyor olmalı.Tom and Mary must really hate each other.
Tom Mary'nin gerçekten meşgul göründüğünü düşündü.Tom thought Mary seemed really busy.
Tom bana gerçekten aç olduğunu söyledi.Tom told me he was really hungry.
Tom gerçekten ilginç bir adam.Tom is a really interesting guy.
Gerçekten Tom'un meşgul olduğunu düşündüm.I really thought Tom was busy.
Ben gerçekten evleniyorum.I really am getting married.
Tom gerçekten şok olmuştu.Tom was genuinely shocked.
Tom gerçekten şaşkındı.Tom was genuinely puzzled.
Tom gerçekten etkilenmiş görünüyordu.Tom seemed really impressed.
Tom gerçekten suçlu görünüyor.Tom looks really guilty.
Tom gerçekten mutlu görünüyordu.Tom looked really happy.
Tom gerçekten Mary'yi seviyordu.Tom really loved Mary.