Gerçekten bir seçeneğim yok.I don't really have a choice.
Gerçekten bir ailem yok.I don't really have a family.
Gerçekten hiç planım yok.I don't really have any plans.
Ne olduğunu gerçekten bilmiyorum.I don't really know what happened.
Gerçekten başka bir arabaya ihtiyacım yok.I don't really need another car.
Gerçekten öyle şarkı söyleyemem.I don't really sing like that.
Gerçekten acıktım.I got really hungry.
Seni gerçekten sevdiğimi bilmeni istiyorum yalnızca.I just want you to know that I really like you.
Bunun gerçekten olduğundan biraz şüphe ediyorum.I kind of doubt that that actually happened.
Bunun senin için gerçekten zor olduğunu biliyorum.I know it's been really hard for you.
Senin gerçekten istediğinin bu olmadığını biliyorum ama sahip olduğum bu kadar.I know this isn't what you really wanted, but it's all I have.
Tom'un gerçekten seni önemsediğini biliyorum.I know Tom really does care about you.
Tom'u gerçekten sevdiğini biliyorum.I know you really like Tom.
Gerçekten seninle aynı fikirdeyim.I really agree with you.
Gerçekten gitmek zorunda kalabilirim.I may actually have to go.
Ne olduğunu gerçekten bilmiyordum.I never really knew what happened.
Ne olduğunu gerçekten hiç görmedim.I never really saw what happened.
Onu bu şekilde gerçekten hiç düşünmemiştim.I never really thought about it like that.
Evleneceğimi gerçekten hiç düşünmemiştim.I never really thought I'd get married.
Gerçekten mezun olacağımı hiç düşünmemiştim.I never really thought I'd graduate.
Bu kadar uzun yaşayacağımı gerçekten hiç düşünmedim.I never really thought I'd live this long.
Onu gerçekten yaptığını hiç düşünmedim.I never thought you really did that.
Bu yemeği gerçekten çaldın mı?Did you really steal this food?
Bu gerçekten seni mutlu eder mi?Does this actually make you happy?
Onu gerçekten önemsemedim.I didn't really care about that.
Az çok gerçekten yabancı hissediyorum.I'm really feeling kind of strange.
O bize gerçekten yardım etmez, değil mi?That doesn't really help us, does it?
Tom gerçekten kötü bir gün geçirdi.Tom had a really bad day.
Tom gerçekten yoğun.Tom is really intense.
O çok iyi bir öğretmen, bu yüzden onun çocukları onu gerçekten dinler.He's a very good teacher, so his children really listen to him.
Keşke gerçekten yarın seninle tenis oynayabilsem.I really wish I could play tennis with you tomorrow.
Gerçekten yarın seninle tenis oynayabilmeyi diliyorum.I really wish I could play tennis with you tomorrow.
Ben gerçekten bu öğleden sonra o toplantıya gitmek zorunda olmamayı diliyorum.I really wish I didn't have to go to that meeting this afternoon.
Arkadaşım gerçekten bir palyaço.My friend is really a clown.
Gerçekten iyi gidiyor.It's going really well.
Yakında gerçekten bir şey olacağını hissediyorum.I feel that something is going to happen really soon.
Gerçekten bu adamın bir büyücü olduğuna inanıyor musun?Do you really believe that this guy is a magician?
Ne olduğunu gerçekten bilmek istiyor musun?Do you really want to know what happened?
Gerçekten kazanmak istemedim.I didn't really want to win.
Parçaların çoğu yerine oturduğu için montaj gerçekten kolaydı.The assembly is really easy because most of the parts just snap into place.
Burada hava gerçekten serin.It's really cool here.
Senin gerçekten bir kadına ihtiyacın var.You really need a woman.
Gerçekten bir psikiyatriste ihtiyacın var.You really need a psychiatrist.
Gerçekten onun bakire olduğunu düşünüyor musun?Do you really think that she is a virgin?
İnsanlar onun güzel olduğunu söylemeye devam ediyor ama gerçekten değil.People keep saying that she's beautiful, but really, she isn't.
Ben gerçekten ondan hoşlanıyorum.I really like her.
Onu gerçekten seviyorum.I really like him.
Gerçekten ondan hoşlanmıyorum.I don't really like her.
Gerçekten de o kadar zor değil.It's really not that hard.
Ben gerçekten açım. Bütün hafta yemek yemedim.I'm really hungry. I haven't eaten all week.
Sana bir şey sormama izin ver Tom. Gerçekten şansımızın olduğunu düşünüyor musun?Let me ask you something, Tom. Do you think we really have a chance?
Tom hâlâ gerçekten Mary'yi çok sevmiyor.Tom still doesn't really like Mary much.
Gerçekten aç değilim.I'm not really hungry.
O konuda gerçekten endişeli değilim.I'm not really worried about that.
Biz gerçekten bir plana sahip değiliz.We don't really have a plan.
Gerçekten yardımını kullanabiliriz.We could really use your help.
Sen gerçekten komiksin.You're really funny.
Pastayı henüz denemediysen, denemelisin. Gerçekten lezzetli.If you haven't tried the cake yet, you should. It's really delicious.
O gerçekten iyi hissettiriyor.It feels really good.
Onlar gerçekten ıspanak sevmiyor gibi görünüyor.They really seem to dislike spinach.