Ana içeriğe geç
Sözlük

gerçekten ile cümle

gerçekten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Şundan gerçekten hoşlandım.I actually enjoyed that.
Tom birasını gerçekten soğuk seviyor.Tom likes his beer really cold.
Tom gerçekten neyin gittiğini bilir.Tom knows what's really going on.
Neden gerçekten kilo vermek istiyorsun?Why do you really want to lose weight?
Gerçekten istemediysen neden buraya döndün?Why did you come back here if you didn't really want to?
Sanıyorum Tom'un önerisini gerçekten düşünmeliyiz.I think we should really consider Tom's proposal.
Biz gerçekten bir plana sahip değiliz.We don't really have a plan.
Gerçekten yardımını kullanabiliriz.We could really use your help.
Bana inanmalısın. Gerçekten kalmanı istiyorum.You have to believe me. I really want you to stay.
Sen gerçekten beni tanımıyorsun.You don't really know me.
Tom'un gerçekten tüm istediği yiyecek bir şeydi.All Tom really wanted was something to eat.
Tom'un gerçekten tüm istediği bir bardak suydu.All Tom really wanted was glass of water.
Tom'un gerçekten tek istediği oturmak ve dinlenmek için bir yerdi.All Tom really wanted was a place to sit down and rest.
Tom'un gerçekten bütün istediği yalnız bırakılmaktı.All Tom really needed was to be left alone.
Tom'un gerçekten ihtiyacı olan tüm şey yaklaşık on dolardı.All Tom really needed was about ten dollars.
Gerçekten nasıl hissettiğimi Tom'a söylemeye çalışıyorum.I've been trying to tell Tom how I really feel.
Tom Mary'nin cuma gecesi gerçekten onunla çıktığına tamamen inanamıyor.Tom can't quite believe that Mary is really going on a date with him this Friday night.
Bütün bunların olduğuna gerçekten inanamıyorum.I can't really believe all this is happening.
Ona gerçekten inanamıyorum.I can't really believe that.
Gerçekten Tom'u bununla suçlayamazsın.You can't really blame Tom for that.
Bunun için gerçekten Tom'u suçlayamazsın.You can't really blame Tom for that.
Gerçekten onu tartışamayız.We can't really discuss that.
Tom buraya gelene kadar ben gerçekten bir şey yapamam.I can't really do anything until Tom gets here.
Gerçekten çok mutluyum.I'm actually very happy.
Bu gerçekten oluyor mu?Is this actually happening?
O aslında gerçekten eğlenceliydi.That was actually really fun.
Tom gerçekten sana inandı.Tom actually believed you.
Tom gerçekten orada değildi.Tom wasn't actually there.
Biz şimdi gerçekten onu yapmak zorunda değiliz.We actually don't have to do that now.
Gerçekten Tom'a yalan söylemedin, değil mi?You didn't actually lie to Tom, did you?
Gerçekten gitmek istiyorum.I really want to go.
Ben gerçekten sana teşekkür etmek istiyorum.I really want to thank you.
Ben gerçekten size teşekkür etmek istiyorum.I really want to thank you.
Gerçekten bizden ne istiyorsun?What do you really want from us?
Peki, gerçekten bunu yapmak istiyor musun?So, do you really want to do this?
Senin gerçekten sormak istediğin bu mu?Is that really what you want to ask?
Tom gerçekten tavsiyeni istemiyor.Tom doesn't really want your advice.
Gerçekten yapmak istediğim tek şey Tom'la konuşmak.All I really want to do is talk to Tom.
Gerçekten bir konuşma yapmamı istiyor musun?Do you really want me to give a speech?
Bunu yapmak için gerçekten başka birini istiyor musun?Do you really want someone else to do it?
Tom'un onu gerçekten isteyeceğini sanmıyorum.I don't think Tom would really want that.
Onu gerçekten yapmak istediğini sanmıyorum.I don't think you really want to do that.
Ben gerçekten seni tekrar rahatsız etmek istemedim.I really didn't want to bother you again.
Bugün gerçekten işe gitmek istemedim.I really didn't want to go to work today.
Bunu yapmak istediğimi gerçekten düşünüyor musun?Do you think I really want to be doing this?
Tom'u gerçekten incitmek istediğine inanmıyorum.I don't believe you really want to hurt Tom.
Tom gelinceye kadar gerçekten beklemek istiyor musun?Do you really want to wait till Tom shows up?
Gerçekten yapmak istediğim biraz uyumak.What I really want to do is to get some sleep.
Seni gerçekten sevdiğimi bilmeni istiyorum.I just want you to know that I really love you.
Gerçekten sadece konuşmak istiyorum.I really just want to talk.
Gerçekten durmak istemiyorum.I don't really want to stop.
Gerçekten oynamak istemiyorum.I really don't want to play.
Gerçekten bana sarılmanı istiyorum.I really want you to hug me.
Gerçekten gitmemi istemiyorsun hissine kapılıyorum.I get the feeling you don't really want me to go.
Gerçekten bir öğretmen olmak istediğimi sana söylesem ne olur?What if I told you I really want to be a teacher?
Gerçekten bunun hakkında konuşmak istemiyorsun, değil mi?You don't really want to talk about this, do you?
Gerçekten ne kadar zengin olduğunu belli etmek istemiyorsun.You don't want to let on how rich you really are.
Gerçekten kazanmamı istemediğini hissediyorum.I get the feeling you don't really want me to win.
Gerçekten Mary ile buluşmaya çıkmayı istemiyorum.I really don't want to go out on a date with Mary.
Gerçekten otobüsün arkasında oturmak istemiyorum.I really don't want to sit in the back of the bus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod