Tom'un gerçekten onlara ihtiyacı yoktu.Tom really didn't need them.
Tom gerçekten seni sevmiyor.Tom really doesn't like you.
Tom gerçekten ilgili gibi görünmüyor.Tom really doesn't seem interested.
Tom'u gerçekten tanımıyoruz.We don't really know Tom.
Ama gece gerçekten uzun, değil mi?But the night is really long, isn't it?
Gerçekten buna inanmıyorsunuz, değil mi?You don't really believe that, do you?
Bunun gerçekten zor olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it's really hard?
Gerçekten bunun olacağını düşünmedim.I didn't really think it would happen.
Bunun gerçekten var olduğunu düşünmedim.I didn't think it really existed.
Tom'un yalan söylemediğine gerçekten inanıyordum.I actually believed Tom wasn't lying.
Sen gerçekten yemeye düşkünsün.You really are fond of eating.
O gerçekten zeki.He is really clever.
Şu anda gerçekten iyi hissettiğine eminim.I bet you're feeling really good right now.
Onun gerçekten beni sevdiğini düşünüyorum.I think he really likes me.
Tom'un gerçekten gittiğine inanamıyorum.I can't believe Tom has really gone.
Tom'un gerçekten ölmüş olacağına inanamıyorum.I can't believe Tom is really gone.
Gerçekten burada yaşadığımıza inanamıyorum.I can't believe we're really living here.
Onu gerçekten söylediğine inanamıyorum.I can't believe you actually said that.
Gökgürültülü fırtınalardan gerçekten korkarım.I'm really scared of thunderstorms.
Gerçekten hiçbir şey yapamam.I can't really do anything.
Gerçekten hatırlayamıyorum.I can't really recall.
Hey, yarın sekizde gerçekten çalışacak mısın?Hey, are you really going to work at eight tomorrow?
Akşam yemeği hakkında fikrimi değiştirdim.Şu anda gerçekten aç değilim.I changed my mind about dinner. I'm not really hungry right now.
Gerçekten tutuklanabiliriz.I could actually be arrested.
Ben gerçekten bir içki kullanabilirim.I could really use a drink.
Bir sarılma iyi olurdu gerçekten.I could really use a hug.
Sarılmak gerçekten iyi gelecek bana.I could really use a hug.
Ben gerçekten çok kızdım.I got really mad.
Gerçekten çılgına dönmüştüm.I got really mad.
Gerçekten acımadı.It didn't really hurt.
Ben gerçekten kazanmayı beklemiyordum.I didn't really expect to win.
Tom'u gerçekten o kadar iyi tanımıyorum.I didn't really know Tom that well.
Ne olduğunu gerçekten anlamadım.I didn't really understand what was happening.
Bugün Tom'u gerçekten görmek istemedim.I didn't really want to see Tom today.
Tom'un gerçekten dikkat ettiğini düşünmüyordum.I didn't think Tom was really paying attention.
Ben gerçekten duygularını paylaşıyorum.I do sympathize with you.
Bunun gerçekten de olduğuna inanmıyorum.I don't believe this is really happening.
Gerçekten Japon tatlıları, Japon çayı ile iyi gider.Indeed, Japanese sweets go well with Japanese tea.
Bugün gerçekten meşgulüm yoksa kabul ederdim.I'm really busy today, otherwise I would accept.
Bunu nasıl yaptığın gerçekten umurumda değil.I don't really care how you do it.
Ne düşündüğün gerçekten umurumda değil.I don't really care what you think.
Tom hakkında gerçekten bir şey bilmiyorum.I don't really know anything about Tom.
Tom hakkında gerçekten çok şey bilmiyorum.I don't really know that much about Tom.
Gerçekten Tom hakkında çok şey bilmiyorum.I don't really know that much about Tom.
Tom'u gerçekten hiç tanımıyorum.I don't really know Tom at all.
Tom'a ne olduğunu gerçekten bilmiyorum.I don't really know what happened to Tom.
Bunun ne anlama geldiğini gerçekten bilmiyorum.I don't really know what that means.
Ne söyleyeceğimi gerçekten bilmiyorum.I don't really know what to say.
Onun hakkında konuşmayı gerçekten sevmiyorum.I don't really like to talk about it.
Tom hakkında konuşmaktan gerçekten hoşlanmıyorum.I don't really like to talk about Tom.
Tom'dan artık gerçekten hoşlanmıyorum.I don't really like Tom anyway.
Gerçekten herhangi bir sorun olacağını sanmıyorum.I don't really think there'll be any trouble.
Tom'un gitmek istediğini gerçekten sanmıyorum.I don't really think Tom wants to go.
Ben gerçekten problemi anlamıyorum.I don't really understand the problem.
Ne olduğunu gerçekten anlamıyorum.I don't really understand what just happened.
Onu yapmak için gerçekten karar verdiğimi hatırlamıyorum.I don't remember actually deciding to do that.
Hiç kimsenin gerçekten yardım etmenizi beklediğini sanmıyorum.I don't think anyone really expected you to help.
Herhangi birinin gerçekten gerçek beni tanıdığını sanmıyorum.I don't think anyone really knows the real me.
Birinin Tom'un mutlu olduğunu gerçekten düşündüğünü sanmıyorum.I don't think anyone really thought Tom was happy.
Tom'un raporu yazmayı bitirmek için gerçekten yeterli zamanı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom really has enough time to finish writing the report.