gerçeklik ile cümle

gerçeklik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Artırılmış gerçeklik, Layar için bir uygulama yaptık, bu AED'leri bulması için.探すことができるアプリを作りました マーストリヒト市のように情報が蓄積された都市なら 誰かが倒れても
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.A kiterjesztett valóság csak a legújabb technológia.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Augmented Reality ist die neueste Technologie.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Hiện thực mở rộng chỉ là một công nghệ mới nhất.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.증강현실은 단순히 최신 기술의 하나에 불과하죠.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.La realidad aumentada es la última tecnología.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.La réalité augmentée est la toute dernière technologie.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.La realtà aumentata è semplicemente la tecnologia più recente.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Realidade aumentada é apenas a tecnologia mais recente.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Realitatea augmentată este doar tehnologia de ultimă oră.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Realita yang bertambah hanyalah teknologi terbaru.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Rozšířená realita je pouze nejnovější technologie.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Rozszerzona rzeczywistość to po prostu najnowsza technologia.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Toegevoegde realiteit is gewoon de nieuwste technologie.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Επαυξημένη πραγματικότητα είναι απλά η τελευταία τεχνολογια.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Доповнена реальність - найновіша технологія.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Дополненная реальность — новейшая технология.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Разширената реалност е просто най-новата технология.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.מציאות מרובדת היא רק הטכנולוגיה האחרונה.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.الحقيقة المدمجة هي مجرد تقنية حديثة.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.単なる新技術となり 手品は
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.Függő vagyok, mert hiába tudom, hogy elvesztem a realitásérzékemet, mégis többet akarok.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.Ich bin süchtig, denn wiewohl ich weiß, dass ich den Bezug zur Realität verliere, will ich doch immer mehr.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.Jestem uzależniony, ponieważ pomimo tego że tracę kontakt z rzeczywistością, wciąż pragnę więcej.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.Je suis accro parce que même si je sais que je m'éloigne de la réalité j'en veux toujours plus.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.Jsem závislý, protože i přesto, že vím, že ztrácím pouto s realitou, pořád chci víc.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.나는 중독되었다. 내 현실감각이 약해지는 걸 알면서도, 여전히 더 갈망하니까.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.Soy adicto, porque aunque sé que estoy perdiendo mi contacto con la realidad aun ansío mas.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.Sunt dependent pentru că, deşi ştiu că îmi pierd controlul asupra realităţii, mereu tânjesc după mai mult.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.Tôi đã bị nghiện, bởi vì ngay cả khi tôi biết tôi đã để tuột mất hiện tại tôi vẫn ao ướt nhiều hơn.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.Είμαι εθισμένος, γιατί παρότι ξέρω ότι χάνω την επαφή με την πραγματικότητα, λαχταρώ κι άλλο.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.Пристрастен съм, защото, макар да знам, че се откъсвам от реалността, копнея за още.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.Це манія, адже навіть знаючи, що я втрачаю відчуття реальності, я жадаю цього ще більше."
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.Я - зависим, потому что, сознавая потерю чувства реальности я все равно жажду большего.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.אני מכור כיוון שלמרות שאני יודע שאני מאבד את האחיזה שלי במציאות, אני עדיין זקוק לעוד.
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.أنا مدمن، لأنني بالرغم من علمي بأنني أفقد قبضتي على الواقع لازلت أرغب في المزيد
Bağımlıyım, çünkü gerçeklikle olan bağlarımı kaybediyor olduğumu bilsem de, daha fazlası için can atıyorum.決してやめられない (音楽)
Batı Papua'nın Mercan Resiflerinde Sanal Gerçeklik Yolculuğuna ÇıkınVisite en este recorrido virtual los arrecifes de coral de Papúa Occidental
Batı Papua'nın Mercan Resiflerinde Sanal Gerçeklik Yolculuğuna ÇıkınVisiter les récifs coralliens de Papouasie occidentale en réalité virtuelle
Bence böylesi çok daha ilginç. Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Ca să înţelegem întregul concept al ştiinţei, ar trebui să ştiţi ce este o teorie ştiinţifică:
Bence bunun sebebi de onların dilini ve gerçekliklerini, başka bir şeye dönüştürebilmek için kullanabilmem.Ik denk omdat ik hun taal en realiteit kon gebruiken om hen in een andere mee te voeren.
Bence bunun sebebi de onların dilini ve gerçekliklerini, başka bir şeye dönüştürebilmek için kullanabilmem.그 이유는 아이들을 다른 세계로 데려다 주기 위해 제가 아이들의 언어와 현실을 사용했기 때문이라 생각합니다.
Bence bunun sebebi de onların dilini ve gerçekliklerini, başka bir şeye dönüştürebilmek için kullanabilmem.Penso che il motivo fosse aver saputo usare il loro linguaggio e la loro realtà per portarli in un'altra.
Bence bunun sebebi de onların dilini ve gerçekliklerini, başka bir şeye dönüştürebilmek için kullanabilmem.To chyba dzięki temu, że udało mi się wykorzystać ich język i rzeczywistość, aby przenieść je gdzie indziej.
Bence bunun sebebi de onların dilini ve gerçekliklerini, başka bir şeye dönüştürebilmek için kullanabilmem.И я думаю, причина в том, что я смогла использовать их язык и их реалии, чтоб увлечь.
Bence bunun sebebi de onların dilini ve gerçekliklerini, başka bir şeye dönüştürebilmek için kullanabilmem.ואני חושבת שהסיבה היא שהצלחתי להשתמש בשפה שלהם ובמציאות שלהם כדי לשגר אותם לתוך אחרת.
Bence bunun sebebi de onların dilini ve gerçekliklerini, başka bir şeye dönüştürebilmek için kullanabilmem.連れて行くことができたからだと思っています このような中 あることが起こりました
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.Comme vous, je suis un peu entre la réalité et les jeux vidéos.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.Eu, ca mulţi dintre voi, trăiesc la graniţa dintre realitate şi jocuri video.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.Film: Jak wielu z was, żyję gdzieś pomiędzy rzeczywistością i grami wideo.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.비디오: 나는, 다른 많은 이들과 마찬가지로, 현실과 비디오 게임 사이 어딘가에 살고 있다.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.Saya, seperti banyak dari Anda, tinggal di suatu tempat antara dunia nyata dan video game.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.Tôi, cũng như rất nhiều người trong số các bạn, sống giữa hiện tại và các trò chơi điện tử.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.Videó: Én is, mint közületek sokan, valahol a valóság és a videojátékok között vagyok.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.Video: Ich lebe wie viele von Ihnen irgendwo zwischen der Realität und Videospielen.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.Video: Io, come molti di voi, vivo da qualche parte tra la realtà ed i videogiochi.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.Video: Stejně jako spousta z vás žiju někde mezi realitou a videohrami.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.Video: Yo, como muchos de ustedes, vivo en algun punto entre la realidad y los video juegos.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.Video: Zoals velen van jullie leef ik ergens tussen de realiteit en videogames in.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.Βίντεο: Ζω, όπως και μερικοί από εσάς, κάπου ανάμεσα στην πραγματικότητα και τα βιντεοπαιχνίδια.

İlgili Sayfalar