gerçeklik ile cümle

gerçeklik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sonra kırmızı ışıkta geç, Roxanne, yada benim 19. yüzyıl sinirlerim kırılacak gerçeklik için.Tak rozsvi to èervený svìtlo, Roxanne, nebo se doopravdy po devatenáctý zhroutím.
Sonra kırmızı ışıkta geç, Roxanne, yada benim 19. yüzyıl sinirlerim kırılacak gerçeklik için.Zet dan het rode licht, Roxanne, aan Of ik zal mijn 19de zenuwinzinking hebben.
Sonra kırmızı ışıkta geç, Roxanne, yada benim 19. yüzyıl sinirlerim kırılacak gerçeklik için.Τότε άναψε το κόκκινο φως, Ρωξάνη, αλλιώς θα πάθω τον 19ο νευρικό μου κλονισμό πραγματικά.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.All'inizio dello spettacolo, per esempio, Zero è un deejay di sogni e realtà.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.Al principio de la obra, por ejemplo Cero manipula el sueño y la realidad.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.Am Anfang der Show zum Beispiel mixt Zero Traum und Realität wie ein DJ ineinander.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.Au début du spectacle, par exemple, Zéro mixe le rêve et la réalité.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.In het begin van de show, bijvoorbeeld, mixt Zero droom en realiteit.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.예를 들면, 공연 초반에 제로는 꿈과 현실을 디제이합니다.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.La începutul spectacolului, de exemplu, Zero jonglează cu visul şi realitatea.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.Na początku przedstawienia Zero miksuje jak DJ sen i rzeczywistość.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.Ví dụ, ở phần đầu của buổi diễn, Zero sẽ hòa trộn giấc mơ và thực tại.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.Στην αρχή της παράστασης για παράδειγμα, ο Ζίροου μιξάρει το όνειρο και την πραγματικότητα.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.В началото на шоуто, например, Нула е диджей на сън и реланост.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.Например, в начале шоу Зеро микширует мечту и реальность.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.בתחילת ההופעה, לדוגמה, זירו מלהטט בין חלום למציאות.
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.في بداية العرض ...يتلاعب "صفر" بالواقع و الافتراض كاسطوانة موسيقية سهلة التحريك
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.技術は私のビジョンを高画質でライブステージ上に
Tamamen saftı, işte o an gerçeklik bin tokat gibi üzerime indi.C'était si choquant, qu'à ce moment-là, ça m'est tombé dessus comme une tonne de briques.
Tamamen saftı, işte o an gerçeklik bin tokat gibi üzerime indi.Era tan doloroso que en ese momento me golpeó como una tonelada de ladrillos.
Tamamen saftı, işte o an gerçeklik bin tokat gibi üzerime indi.Era un grido di disperazione e senza speranza di un membro della famiglia.
Tamamen saftı, işte o an gerçeklik bin tokat gibi üzerime indi.Het was zo rauw, op dat moment kwam het keihard binnen.
Tamamen saftı, işte o an gerçeklik bin tokat gibi üzerime indi.لقد كان ذلك نداءً صادقًا من الصميم، زلزل أركان روحي وهزّ كيان كله.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Chce objektivní pravdy.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.El vrea adevăruri obiective.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Er will objektive Wahrheiten.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Hij wil objectieve waarheden.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Ia ingin kebenaran yang objektif.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.그는 객관적인 진실을 바랍니다.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Nous voulons des vérités objectives.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Objektív igazságokat akar.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.On chce prawd obiektywnych.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Ông ấy muốn những sự thật khách quan.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Quer verdades objetivas.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Quiere verdades objetivas.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Vuole verità oggettive.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Θέλει αντικειμενικές αλήθειες.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Иска обективна истина.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Он хочет объективных истин.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.הוא רוצה אמיתות אובייקטיביות.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.انه يريد الحقائق المطلقة.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.皆さんもこういうふうに考えるなら
Tarzının bir parçası olarak karikatür kitabında size kısmi bir gerçeklik sunuyor.Door zijn stijl geeft hij een soort realisme aan zijn stripkunst.
Tarzının bir parçası olarak karikatür kitabında size kısmi bir gerçeklik sunuyor.그의 만화예술에서 일종의 사실주의를 그의 스타일로서 여러분께 보여줍니다.
Tarzının bir parçası olarak karikatür kitabında size kısmi bir gerçeklik sunuyor.В его работах всё выглядит совсем по-настоящему.
Tarzının bir parçası olarak karikatür kitabında size kısmi bir gerçeklik sunuyor.כחלק מהסגנון שלו הוא נותן לך סוג של ריאליזם בקומיקס.
Tarzının bir parçası olarak karikatür kitabında size kısmi bir gerçeklik sunuyor.وكجزء من نموذجه يعطيك جزء من الواقعية في صوره المتحركة
Tarzının bir parçası olarak karikatür kitabında size kısmi bir gerçeklik sunuyor.ただ 実際の光の 当たり方とは違います
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Egy technológiai világban élünk, a valóság állandóan változik.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Kita hidup didunia teknologi; Realitas berubah setiap waktu.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.우리는 기술이 지배하는 세상에 살기 때문에 현실은 항상 변합니다.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Nós vivemos num mundo tecnológico; a realidade muda a toda a hora.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Nó thực sự thay đổi Chúng ta sống trong thế giới công nghệ Thực tế thay đổi mọi lúc.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Nous vivons dans u monde technologique ; la réalité change tout le temps.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Trăim într-o lume tehnologică; realitatea se schimbă tot timpul.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Viviamo in un mondo tecnologico; la realtà cambia continuamente.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Vivimos en un mundo tecnológico; la realidad cambia todo el tiempo.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.We leven in een technologische wereld; de werkelijkheid verandert voortdurend.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Wir leben in einer technisierten Welt; Realität verändert sich die ganze Zeit.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Žijeme ve světě technologie, realita se pořád proměňuje.

İlgili Sayfalar