gerçeklik ile cümle
gerçeklik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.La réalité est que le montant total d'argent-monnaie dépend de la confiance des banques.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.Realitou je, že celkové množství peněz závisí na sebedůvěře bank.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.Todellisuudessa rahan kokonaismäärä riippuu pankkien luottavaisuudesta.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.Verkligheten är den att den totala mängden pengar beror på bankernas förtroende.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.Η πραγματικότητα είναι ότι το συνολικό ποσό των χρημάτων που εξαρτάται από την εμπιστοσύνη των τραπεζών.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.המציאות היא, שהכמות הכללית של הכסף תלויה, בביטחון של הבנקים. אם הם
Rüya mı görüyorsun? Bu sanal bir gerçeklik olabilir mi?Apakah kamu sedang bermimpi ? mungkinkah ini sebuah realitas buatan ?
Rüya mı görüyorsun? Bu sanal bir gerçeklik olabilir mi?Възможно ли е това да е виртуална реалност?
Sanal gerçeklikle tabi.Bien, con realidad virtual.
Sanal gerçeklikle tabi.Com realidade virtual.
Sanal gerçeklikle tabi.Eh bien, il y a la réalité virtuelle.
Sanal gerçeklikle tabi.Jak to zrobić?
Sanal gerçeklikle tabi.Jo, genom virtuell verklighet.
Sanal gerçeklikle tabi.Met virtuele realiteit.
Sanal gerçeklikle tabi.Mondjuk virtuális valósággal.
Sanal gerçeklikle tabi.Nun ja, mit virtueller Realität.
Sanal gerçeklikle tabi.Nuž, virtuálnou realitou.
Sanal gerçeklikle tabi.Păi, realitate virtuală.
Sanal gerçeklikle tabi.Realtà virtuale.
Sanal gerçeklikle tabi.Virtuaalitodellisuudessa?
Sanal gerçeklikle tabi.Ами с виртуална реалност.
Sanal gerçeklikle tabi.Ну, виртуальная реальность...
Sanal gerçeklikle tabi.Це просто, віртуальна реальність.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.A arte é um engano que cria emoções reais - uma mentira que cria verdade.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.A művészet olyan ámítás ami igazi érzelmeket hoz létre --- egy hazugság, ami igazságot szül.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Arta este o amăgire care dă naștere unor sentimente adevărate - o minciună care creează un adevăr.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.El arte es un engaño que crea emociones reales, una mentira que crea una verdad.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.예술은 실제의 감정을 불어 일으키는 기만이자-- 진실을 창작하는 속임수입니다.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Kunst is bedrog dat echte gevoelens oproept -- een leugen die waarheid schept.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Kunst ist eine Täuschung, die wahre Emotionen hervorruft - eine Lüge, die Wahrheit schafft.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.L'arte è un inganno che crea emozioni vere -- una bugia che crea una verità.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.L'art est une duperie qui crée de vraies émotions, un mensonge qui engendre la vérité.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Nghệ thuật là sự lừa dối tạo nên những cảm xúc chân thực -- một sự dối trá tạo nên sự thật.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Seni adalah penipuan yang menciptakan perasaan yang nyata -- kebohongan yang menciptakan kebenaran.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Sztuka jest oszustwem, które tworzy prawdziwe emocje. Kłamstwo, które tworzy prawdę.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Umenie je klam, ktorý vytvára skutočné emócie -- je to lož, ktorá tvorí pravdu.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Umění je klamem, které vytváří skutečné emoce -- lží, která vytváří pravdu.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Umetnost je zavajanje, ki ustvarja prava čustva -- laž, ki ustvari resnico.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Η τέχνη είναι εξαπάτηση που δημιουργεί αληθινά συναισθήματα -- ένα ψέμα που δημιουργεί μια αλήθεια.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Изкуството е заблуда, която създава истински емоции лъжа, която създава истина.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Искусство — обман, порождающий настоящие эмоции — ложь, создающая правду.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Мистецтво - обман, який створює реальні емоції - брехня, яка створює істину.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.אמנות היא הונאה שיוצרת רגשות אמיתיים -- שקר היוצר אמת.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.الفن خداع يخلق مشاعر حقيقية كذبة تخلق حقيقة.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.本物の感情を生み出す欺き 真実を作り出す嘘なのです そして欺きに憂き身をやつすとき
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.藝術係一種欺騙 佢創造佐真實嘅情感—— 謊言創造真實
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.A művészet hanyatlását sulykoló sirámok szemernyi igazsága három szférában jelentkezik.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.Bản chất của sự thực này phản bác lại ý kiến cho rằng nghệ thuật đang đi xuống đến từ ba bình diện.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.De enige zweem van waarheid in de klaagzang dat kunst achteruit gaat, komt van drie kanten.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.Jediné zrnko pravdy v poznámke, že umenie je na úpadku vychádza z troch sfér.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.Jedyne ziarna prawdy w narzekaniach na sztukę współczesną można znaleźć w trzech obszarach.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.예술의 쇠퇴에 대한 불평의 진실은 세 가지 영역에서 볼 수 있습니다.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.La seule once de vérité dans cette plainte, que l'art serait en déclin, provient de trois sphères.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.La única pizca de verdad de esta queja sobre el declive de las artes viene de tres esferas.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.L'unico granello di verità in questa affermazione che le arti sono in declino viene da tre settori.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.O único grão de verdade nessa queixa de que as artes estão em decadência vem de três esferas.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.Η μόνη δόση αλήθειας στην άποψη ότι οι τέχνες βρίσκονται σε παρακμή προέρχεται από τρεις τομείς.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.Единственное зерно истины в жалобах об упадке искусства касается трёх сфер.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.Единственото зрънце истина в това оплакване, че изкуствата са в упадък, идва от три сфери.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.גרעין האמת היחיד בתלונה שהאמנות נמצאת בירידה מגיע משלושה תחומים.