gerçeklik ile cümle

gerçeklik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Přiblížilo to jejich pocit bezpečí skutečnosti.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Spravilo to ich pocit bezpečia bližší k realite.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Sprawiło to, że ich poczucie bezpieczeństwa bardziej odpowiadało rzeczywistości.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Έκανε το αίσθημα της ασφάλειάς τους να ταιριάζει καλύτερα με την πραγματικότητα.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Подпомага чувството им за сигурност да съвпадне с реалността.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Это привело их ощущение безопасности к лучшему соответствию с реальностью.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.זה גרם לתחושת הבטחון שלהם להתאים יותר למציאות.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.جعلت احساسهم بالأمن يتماشى أكثر مع الواقع.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.より現実に近づけたのです 最後です 数年前友人が子供を産みました
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Bezpečnosť to sú dve rôzne veci: je to pocit a je to skutočnosť.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Bezpieczeństwo oznacza dwie różne rzeczy: jest to uczucie i rzeczywistość.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Dunque, la sicurezza ha due aspetti distinti: è una sensazione, ed è una realtà.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Es gibt zwei Sicherheiten:
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Jadi keamanan itu punya dua sisi yg berbeda: ada sisi perasaan, dan ada sisi kenyataan.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.보안에는 두가지가 있습니다: 즉, 느낌과 현실이죠.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.La sécurité, c'est donc deux choses différentes: c'est une impression et c'est une réalité.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.La seguridad es dos cosas diferentes: es una sensación, y es una realidad.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Portanto, a segurança é duas coisas diferentes: é um sentimento, e é uma realidade.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Securitatea înseamnă două lucruri diferite: este o senzație și este o realitate.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Takže bezpečí jsou dvě různé věci: je to pocit a je to realita.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Tehát a biztonság két különböző dolog: egy érzés és egy valóság.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik. Ve bunlar birbirinden farklıdır.Trạng thái an toàn có 2 dạng: một là cảm giác, hai là thực tế
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Veiligheid bestaat uit twee dingen: Je gevoel en de realiteit.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Η ασφάλεια λοιπόν είναι δύο διαφορετικά πράγματα: είναι μια αίσθηση και μια πραγματικότητα.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Итак, безопасность — это две разные вещи: ощущение и реальность.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Сигурността има две значения. тя е усещане и реалност.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.בטחון הוא שני דברים שונים: הוא תחושה, והוא מציאות.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.إذن الأمن هو شيئان مختلفان: إنه إحساس، و إنه حقيقة.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.感情と現実です 両者は異なるものです
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."A szépség igazság, az igazság szépség.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir.E Keats disse: "A Beleza é Verdade e a Verdade Beleza.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir.Keats a spus aşa: "Frumuseţea e adevăr şi adevărul frumuseţe.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."Krása ja pravda a pravda je krása.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."Krása je pravda a pravda je krása.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."Schönheit ist Wahrheit, und Wahrheit Schönheit.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."Schoonheid is waarheid, en waarheid is schoonheid.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."Η ομορφιά είναι αλήθεια και η αλήθεια ομορφιά.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."В прекрасном — правда, в правде — красота.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir.Кийтс е казал: "Красотата е истина, и истината е красота.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.C'è una realtà universale più grande di quella di cui siamo parte
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Có một thực tế toàn vũ trụ ♪ mà trong đó tất cả chúng ta là một phần. ♪
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Det finns en mycket större universell verklighet som vi alla deltar i.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Er is een grotere universele realiteit waar we allemaal deel van uitmaken.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Existuje väčšia univerzálna realita. ktorej sme všetci súčasťou.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Existuje větší univerzální realita ♪ které jsme všichni součástí. ♪
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Há uma realidade universal mais larga de que todos fazemos parte.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Hay una realidad universal mas grande de la que somos todos parte
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Istnieje większa uniwersalna rzeczywistość której wszyscy jesteśmy częścią
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Mislim, da je to veliko bolj zanimivo. ♪ Obstaja širša vesoljna resničnost, ♪ katere del smo vsi. ♪
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.There's a larger universal reality ♪ of which we are all a part. ♪
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Van egy nagyobb univerzális valóság aminek mi mind részei vagyunk.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Υπάρχει μια μεγαλύτερη παγκόσμια πραγματικότητα ♪ της οποίας είμαστε όλοι ένα μέρος. ♪
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Има по-голяма всеобхватна реалност, от която всички ние сме част.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.ישנה מציאות אוניברסלית גדולה יותר שכולנו חלק ממנה.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.♪ 私たちは皆、その一部です。 ♪ より遠くの宇宙を調べれば調べるほど、
Hiç bir şey hatırlamasanız bile alışkanlık haline getirin sık sık gerçeklik kontrolü yapmaktaКлючевой момент в том, чтобы делать эти проверки часто в бодрствующем состоянии.
Hislerimiz ver gerçeklik örtüştüğü sürece, daha iyi güvenlik değiş-tokuşları yapıyoruz.Es importante que -si nuestras sensaciones calzan con la realidad- tomemos mejores decisiones de seguridad.
Hislerimiz ver gerçeklik örtüştüğü sürece, daha iyi güvenlik değiş-tokuşları yapıyoruz.Este important, fiindcă dacă senzația se potrivește cu realitatea, facem schimburi mai bune de securitate.
Hislerimiz ver gerçeklik örtüştüğü sürece, daha iyi güvenlik değiş-tokuşları yapıyoruz.Fontos, hogy ha érzésünk megfelel a valóságnak, akkor jobb biztonsági döntéseket hozunk.
Hislerimiz ver gerçeklik örtüştüğü sürece, daha iyi güvenlik değiş-tokuşları yapıyoruz.Het is belangrijk dat, als ons gevoel de werkelijkheid reflecteert, we betere veiligheidsafwegingen maken.

İlgili Sayfalar