gerçeklik ile cümle
gerçeklik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.La respuesta es que respondemos a la sensación de seguridad y no a la realidad.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.La risposta è: noi rispondiamo alla sensazione di sicurezza e non alla realtà.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Odpoveď je, že reagujeme na pocit bezpečia a nie na realitu.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Odpowiedź brzmi, reagujemy na uczucie bezpieczeństwa, a nie rzeczywistość.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Răspunsul este că răspundem la senzația de securitate și nu la realitate.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Η απάντηση είναι, ανταποκρινόμαστε στην αίσθηση ασφάλειας και όχι στην πραγματικότητά της.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Дело в том, что мы принимаем решения основываясь на ощущении безопасности, а не на фактах.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Той е, че ние се подчиняваме на чувството за сигурност, а не на реалността.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.התשובה היא, שאנחנו מגיבים לתחושת הבטחון ולא למציאות.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.الإجابة هي، نحن نستجيب إلى الاحساس بالأمن و ليس الحقيقة.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.安全の実態に反応しているのではないということです 多くの場合これは有効です
Çok farklı bir gerçeklik.Bola to veľmi odlišná realita.
Çok farklı bir gerçeklik.Egy teljesen más valóság.
Çok farklı bir gerçeklik.Eine ganz andere Realität.
Çok farklı bir gerçeklik.E o realitate foarte diferită.
Çok farklı bir gerçeklik.Ik woonde namelijk in Chicago waar internettoegang de gewoonste zaak van de wereld is.
Çok farklı bir gerçeklik.Kenyataan yang sangat berbeda.
Çok farklı bir gerçeklik.케냐는 정말 다른 곳이었습니다.
Çok farklı bir gerçeklik.Một thực tế rất khác biệt.
Çok farklı bir gerçeklik.Ogromna różnica.
Çok farklı bir gerçeklik.Son realidades muy diferentes.
Çok farklı bir gerçeklik.Uma realidade muito diferente.
Çok farklı bir gerçeklik.Una realtà molto diversa.
Çok farklı bir gerçeklik.Une tout autre réalité.
Çok farklı bir gerçeklik.Διαφορετική πραγματικότητα.
Çok farklı bir gerçeklik.Зовсім інша реальність.
Çok farklı bir gerçeklik.Совершенно другой мир.
Çok farklı bir gerçeklik.Съвсем различна реалност.
Çok farklı bir gerçeklik.מציאות מאוד שונה. גרתי בשיקגו לפני כן.
Çok farklı bir gerçeklik.وكان الواقع مختلفا كثيرا. فقد كنت أعيش في "شيكاغو"
Çok farklı bir gerçeklik.シカゴに住んでいたので 環境は激変しました
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Denn so entsteht Realität.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.För det är så verkligheten skapas.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.왜냐하면 이것이 바로 현실이 만들어진 방법이니까요.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Mert így készül a valóság.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Parce que la réalité se crée comme ça.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Pentru că așa e creată realitatea.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Perché così viene creata la realtà.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Porque así se construye la realidad.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.To właśnie kształtuje rzeczywistość.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Vì đây là cách mà hiện thực được tạo nên
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Want dit is de manier om realiteit te scheppen.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Γιατί έτσι δημιουργείται η πραγματικότητα.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Адже саме так створюється реальність.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Ведь так и создаётся наша реальность.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Защото това е реалността.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.בגלל שכך נוצרת המציאות.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.ذلك لأنها هى الطريقة التي خُلق بها الواقع.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.僕はすぐに始めました 当時僕はMITメディア・ラボで
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Aber ich denke, dies ist sehr offensichtlich unwahr.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Arvot ovat tietynlaisia faktoja.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Az értékek is egyfajta tények.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Các giá trị phẩm chất đều là một loại cơ sở thực tế.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Hodnoty jsou určitým druhem faktu.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Hodnoty predstavujú určitý druh faktu.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.I valori sono un certo tipo di "fatto".
Değerler bir çeşit gerçekliktir.가치들은 일종의 사실입니다.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Les valeurs sont des sortes de faits.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Los valores son un cierto tipo de hechos.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Os valores são um certo tipo de factos.