gerçeklik ile cümle

gerçeklik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu gerçeklik, bu biziz.Turista: E' una cosa reale, siamo noi.
Bu gerçeklik, bu biziz.Turist: Este realitatea, este vorba de noi înșine.
Bu gerçeklik, bu biziz.Turysta: To rzeczywistość, to my.
Bu gerçeklik, bu biziz.Турист: Посмотрите - это реальность.
Bu gerçeklik, bu biziz.Турист: Това е реалност, това сме ние.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Eles não podiam, e não podem, imaginar como lidar com esta realidade.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Họ đã và đang không thể hình dung làm thế nào để đương đầu với thực tại này.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Ils ne pouvaient pas, et ne peuvent pas, imaginer comment vraiment gérer cette réalité.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Képtelenek voltak és képtelenek elképzelni, hogyan tudnának megbirkózni ezzel a valósággal.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.그들은 정말 어떻게 이 현실을 다뤄야 할지를 상상할 수 없었고 지금도 상상할 수 없습니다.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Nemohli a nemohou si představit, jak by se doopravdy poprali s takovou realitou.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Nevedeli a nevedia si predstaviť, ako by si poradili s takouto situáciou.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Nie umieli i nadal nie potrafią sobie wyobrazić, jak radzić sobie w tej rzeczywistości.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Non potevano e non possono immaginare come far fronte a questa realtà.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.No podían, y no pueden, imaginar cómo hacer frente a esta realidad.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Nu au putut şi nu pot să-şi imagineze cum să administreze această realitate.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Sie konnten nicht und sie können sich nicht vorstellen, wie sie mit dieser Realität umgehen können.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Ze konden zich niet, en ze kunnen zich niet voorstellen hoe ze met deze realiteit kunnen omgaan .
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Δεν μπορούσαν, και δεν μπορούν, να φανταστούν πώς θα μπορούσαν να αντιμετωπίσουν αυτή την πραγματικότητα.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Вони навіть не уявляють як їм справитись з такими реаліями.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Не можеха и не могат да си представят как биха могли да се справят с тази реалност.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Они не могли и не могут представить, как справится с реальностью.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.הם לא יכלו, ולא יכולים, לדמיין איך הם יכולים באמת להתמודד עם המציאות הזאת.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.ولم تستطيع ولا بامكانها ان تتصوّرَ كيفية التعامل مع ھذا الواقع.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.現実への対処法が分からないのです 彼らは進む道を誤り
Bu gerçeklik, silahlı örgütler tarafından yaratıldı;또 다른 국제 경제 체제가
Bu gerçeklik, silahlı örgütler tarafından yaratıldı;שפועלת במקביל לזו שלנו,
Bu gerçeklik, silahlı örgütler tarafından yaratıldı;يُدار بالتوازي مع نظامنا ,
Bu gerçeklik, silahlı örgütler tarafından yaratıldı;それは第二次世界大戦の終わりから
Bugün sahneye ilk çıkışı. Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Hoy es el debut de una demostración de realidad aumentada.
Bugün sahneye ilk çıkışı. Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Quello di oggi è il debutto di una dimostrazione di realtà aumentata.
Bugün sahneye ilk çıkışı. Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.To będzie debiut przedstawiający rozszerzoną rzeczywistość.
Bu her zaman iyi bir gerçeklik kontrolü verecektir.E questo dovrebbe essere sempre un buona verifica
Bu her zaman iyi bir gerçeklik kontrolü verecektir.항상 생각하는 연습을 하면 좋은 습관이 될 것입니다
Bu her zaman iyi bir gerçeklik kontrolü verecektir.هذا سوف يعطيك دائماً اختبارا واقعيا جيداً
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Dan penyimpangan logika ini berperan menjadi pemilah antara kita dan dunia nyata.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.En wat deze cognitieve vooroordelen doen is optreden als filters tussen onszelf en de realiteit.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.E o que fazem esses enviesamentos cognitivos é agir como filtros entre nós e a realidade.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.E quello che fanno queste distorsioni cognitive, è di fungere da filtri tra noi e la realtà.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.És ezek az észlelési előítéletek szűrőként viselkednek köztünk és a valóság között.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Et ce que ces tendances cognitives font, est qu'elles agissent comme des filtres entre la réalité et nous.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Iar aceste predispoziţii cognitive acționează ca niște filtre între noi și realitate.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.I co robią te poznawcze uprzedzenia, to bycie filtrami pomiędzy nami, a rzeczywistością.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.이러한 인식적 편견들은 우리와 실제 사이에서 필터와 같은 역할을 합니다.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Những gì mà thành kiến về nhận thức làm là chúng hoạt động như những bộ lọc giữa chúng ta và thực tế
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Tieto kognitívne predsudky sú filtrom medzi nami a realitou.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Tyto kognitivní předsudky nám cloní realitu.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Und was diese kognitiven Verzerrungen tun, ist dass sie als Filter zwischen uns und der Realität agieren.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Y lo que estos sesgos cognitivos hacen es que actúan como filtros entre nosotros y la realidad.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Так вот эти искажения восприятия работают как фильтры между нами и реальностью.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Това, което правят когнитивните ни предразсъдъци е да служат като филтър между нас и реалността.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.ומה שההטיות הקוגניטיביות האלה עושות הוא שהן חוצצות בינינו לבין המציאות.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.و ما تعمله هذه الإدراكات التحيزيه هو أنها تعمل كمرشحات بيننا و بين الحقيقة.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.私たちと実態の間のフィルターとして働きます その結果
Bu -- malum, çocuğu değişik gerçekliklere alıştırmak için, bence önemli.A lényeg, hogy a gyerekek hozzászokjanak a különféle valóságokhoz, azt hiszem ez nagyon fontos dolog.
Bu -- malum, çocuğu değişik gerçekliklere alıştırmak için, bence önemli.Eso fue... bueno, hacer que los chicos se acostumbren a realidades distintas, creo que es muy importante.
Bu -- malum, çocuğu değişik gerçekliklere alıştırmak için, bence önemli.Ich denke, es ist so wichtig, Kindern andere Realitäten zu zeigen.
Bu -- malum, çocuğu değişik gerçekliklere alıştırmak için, bence önemli.Itu -- Anda tahu membiasakan anak-anak berada pada realitas berbeda, saya rasa sangat penting.
Bu -- malum, çocuğu değişik gerçekliklere alıştırmak için, bence önemli.Kinderen laten wennen aan verschillende werkelijkheden, is volgens mij zo belangrijk.
Bu -- malum, çocuğu değişik gerçekliklere alıştırmak için, bence önemli.즉 이러한 체험은 아이들을 서로 다른 세계에 익숙해지게 하죠 제 생각에 이건 상당히 중요합니다.

İlgili Sayfalar