Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.La seguridad es dos cosas diferentes: es una sensación, y es una realidad.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Portanto, a segurança é duas coisas diferentes: é um sentimento, e é uma realidade.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Securitatea înseamnă două lucruri diferite: este o senzație și este o realitate.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Takže bezpečí jsou dvě různé věci: je to pocit a je to realita.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Tehát a biztonság két különböző dolog: egy érzés és egy valóság.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik. Ve bunlar birbirinden farklıdır.Trạng thái an toàn có 2 dạng: một là cảm giác, hai là thực tế
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Veiligheid bestaat uit twee dingen: Je gevoel en de realiteit.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Η ασφάλεια λοιπόν είναι δύο διαφορετικά πράγματα: είναι μια αίσθηση και μια πραγματικότητα.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Итак, безопасность — это две разные вещи: ощущение и реальность.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.Сигурността има две значения. тя е усещане и реалност.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.בטחון הוא שני דברים שונים: הוא תחושה, והוא מציאות.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.إذن الأمن هو شيئان مختلفان: إنه إحساس، و إنه حقيقة.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.感情と現実です 両者は異なるものです
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."A szépség igazság, az igazság szépség.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir.E Keats disse: "A Beleza é Verdade e a Verdade Beleza.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir.Keats a spus aşa: "Frumuseţea e adevăr şi adevărul frumuseţe.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."Krása ja pravda a pravda je krása.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."Krása je pravda a pravda je krása.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."Schönheit ist Wahrheit, und Wahrheit Schönheit.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."Schoonheid is waarheid, en waarheid is schoonheid.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."Η ομορφιά είναι αλήθεια και η αλήθεια ομορφιά.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir."В прекрасном — правда, в правде — красота.
"Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir.Кийтс е казал: "Красотата е истина, и истината е красота.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.A imaginação é uma força que pode manifestar uma realidade.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.A képzelet egy erő, mely valóságot teremthet.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Fantasi är en kraft som faktiskt kan manifestera en verklighet.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Fantasi er en kraft der faktisk kan manifestere en realitet.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Imaginația este o forță care se poate manifesta cu adevărat într-o realitate.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.상상력은 현실을 만들어낼 수 있는 힘입니다.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.La imaginación es una fuerza que puede manifestar una realidad.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.L'imagination est une force qui peut réellement susciter une réalité.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.L'immaginazione è una forza che può realmente manifestare una realtà.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Mielikuvitus on voima, joka voi ilmentyä todellisuudessa.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Představivost je síla, která se může projevit ve skutečnosti.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Sự tưởng tượng là một động lực giúp bạn thực sự thay đổi thực tế.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Unsere Vorstellungskraft ist eine Kraft, die sogar eine Realität schaffen kann.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Verbeelding is een kracht die daadwerkelijke een realiteit kan manifesteren.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Wyobraźnia jest siłą, która może wyrazić rzeczywistość.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Η φαντασία είναι μια δύναμη που μπορεί πραγματικά να αποτελεί μια έκφανση της αλήθειας.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Воображение — это сила, способная на самом деле определять реальность.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Въображението е сила, която може да породи реалност.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Уява - це сила, яка дійсно може проявлятися в реальності.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.דמיון הוא כוח שיכול לממש מציאות.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.والمخيلة قوى .. يمكنها أن تصنع الواقع .
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.現実を呼び起こす力があります そして チームからの尊敬は
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.C'è una realtà universale più grande di quella di cui siamo parte
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Có một thực tế toàn vũ trụ ♪ mà trong đó tất cả chúng ta là một phần. ♪
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Det finns en mycket större universell verklighet som vi alla deltar i.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Er is een grotere universele realiteit waar we allemaal deel van uitmaken.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Existuje väčšia univerzálna realita. ktorej sme všetci súčasťou.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Existuje větší univerzální realita ♪ které jsme všichni součástí. ♪
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Há uma realidade universal mais larga de que todos fazemos parte.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Hay una realidad universal mas grande de la que somos todos parte
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Istnieje większa uniwersalna rzeczywistość której wszyscy jesteśmy częścią
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Mislim, da je to veliko bolj zanimivo. ♪ Obstaja širša vesoljna resničnost, ♪ katere del smo vsi. ♪
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.There's a larger universal reality ♪ of which we are all a part. ♪
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Van egy nagyobb univerzális valóság aminek mi mind részei vagyunk.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Υπάρχει μια μεγαλύτερη παγκόσμια πραγματικότητα ♪ της οποίας είμαστε όλοι ένα μέρος. ♪
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Има по-голяма всеобхватна реалност, от която всички ние сме част.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.ישנה מציאות אוניברסלית גדולה יותר שכולנו חלק ממנה.