gerçekler ile cümle

gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.A számok világosan beszélnek a helyzetről.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Các con số cho thấy rõ điều này.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Čísla hovoria samy za seba.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Data memaparkan hal ini dengan jelas.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.De cijfers vertellen een heel duidelijk verhaal.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Die Zahlen erzählen die Geschichte recht deutlich.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.I numeri raccontano la storia in maniera abbastanza chiara.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.숫자를 보시면 확연히 느끼실 수 있을겁니다.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Les chiffres le disent de façon très claire.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Liczby całkiem jasno opisują to zjawisko.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Numerele spun povestea destul de clar.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Os números são bastante claros:
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Statistiken talar sitt tydliga språk.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Tallene viser det tydeligt.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Údaje o tom vypovídají dost jasně.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Οι αριθμοί είναι σαφέστατοι.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.Статистиката показва историята съвсем ясно.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.המספרים מציגים תמונה ברורה.
Rakamlar açıkça gerçekleri anlatiyor.الأرقام تحكي القصة بشكل أوضح.
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.Daarom ben ik een groot voorstander van volwassen gesprekken gebaseerd op cijfers en feiten.
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.Dlatego jestem zwolennikiem prowadzenia dorosłych rozmów, które bazują na liczbach i faktach.
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.저는 수치와 사실에 근거한 대화를 하는 것을 중요하게 생각하는 사람입니다.
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.Как вы видите, я горячий сторонник взрослых дискуссий на основе статистики и фактов.
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.אז אני ממליץ בחום לנהל שיח בוגר המבוסס על מספרים ועובדות, וברצוני לסיים
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.لذا أنا أنصح بشدة أن نخوض في حوار جدّي حواراً مبنياً على الأرقام والحقائق. و أريد أن أختتم
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.大人の会話をすることが 大切だと考えています 最後に この地図の話をしたい思います
Sadece kanıtlanabilir gerçekleri yazıyorum.Csak olyat írok le, amit a forrásaim megerősítenek.
Sadece kanıtlanabilir gerçekleri yazıyorum.Je n'écris que des choses qui ont été confirmées par mes sources.
Sadece kanıtlanabilir gerçekleri yazıyorum.Γράφω μόνο για γεγονότα που έχουν επιβεβαιωθεί.
Sadece kanıtlanabilir gerçekleri yazıyorum.انا اكتب فقط عن الوقائع
Sadece ve sadece gerçeklerin ne olduğuna bakın.Pozerajte sa len a len na fakty. To je intelektuálna myšlienka, ktorú by som si prial povedať.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.Bisa dirasakan bahwa itu sudah jelas, tapi, saya akan ceritakan sebuah kisah pendek.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.Bizonyos értelemben ez kézenfekvő. Ám mégis, hadd meséljek el egy kis történetet.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.Có một khả năng mà rất chắc chắn, và chưa hết, hãy để tôi kể cho bạn một câu chuyện nhỏ.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.Dans un sens c'est évident, mais laissez-moi vous raconter une histoire.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.Det er en fornemmelse hvori det er naturligt, og alligevel, lad mig fortælle jer en lille historie.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.Hasta cierto punto es obvio, y, sin embargo, dejen que les cuente una pequeña historia.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.Há um certo sentido que em si mesmo é óbvio, mas mesmo assim...
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.Într-un anumit sens este evident, şi totuşi, îngăduiţi-mi să vă povestesc ceva.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.In un certo senso è ovvio, e tuttavia lasciate che vi racconti una storia.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.이를 아주 잘 보여주는 이야기가 있습니다. 한번 얘기해보도록 하죠.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.Man hat ein Gefühl, dass dies offensichtlich ist aber ich werde trotzdem eine kleine Geschichte erzählen.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.På ett sätt är det självklart, men låt mig berätta en liten historia.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.Určitým způsobem je to zjevné, ale přesto, dovolte mi vyprávět krátký příběh.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.V určitom zmysle je to očividné a napriek tomu....poviem vám krátky príbeh.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.Κατά μια έννοια είναι προφανές, παρ' όλ' αυτά, επιτρέψτε μου να σας διηγηθώ μία ιστορία.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.В некотором смысле это очевидно, но всё равно позвольте мне рассказать небольшую историю.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.В певному сенсі це очевидно, але, все ж таки, дозвольте розповісти маленьку історію.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.Смисълът в него е очевиден и, все пак, нека ви разкажа една история.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.ואני מקווה שכולנו יודעים זאת. במובן אחד, זה ברור, אבל אספר לכם סיפור קטן.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.وهناك شعور يوحي بهذا، لكن دعوني أقص عليكم قصة قصيرة.
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.こんな話をご存知ですか レモネードについてのお話です
Satıldıklarına göre, gerçeklerle yüzleşme vakti geldi.Teď se musíme vlastně vyrovnat s realitou.
"SICKO" isimli belgeselde Amerika'nın korkutucu gerçeklerini görebilirsiniz.Dans le documentaire "SICKO" il nous est montré la terrifiante réalité aux USA.
Şimdi bazı gerçeklere bakalım."aquela com que devíamos estar preocupados?" Vejamos alguns factos sugestivos.
Şimdi bazı gerçeklere bakalım.Echemos un vistazo a algunos hechos sugerentes.
Şimdi bazı gerçeklere bakalım.Hãy nhìn vào một số giả thiết.
Şimdi bazı gerçeklere bakalım.Hier einige aussagekräftige Fakten:
Şimdi bazı gerçeklere bakalım.Hier zijn wat feiten die in die richting wijzen.
Şimdi bazı gerçeklere bakalım.Kita lihat beberapa fakta pendukung.

İlgili Sayfalar