gerçekler ile cümle
gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Herkesin bildiği gerçekler.Es funktioniert in Binsenweisheiten.
Herkesin bildiği gerçekler.Funciona en perogrulladas.
Herkesin bildiği gerçekler.Funguje to vo frázach -
Herkesin bildiği gerçekler.Funziona nei truismi.
Herkesin bildiği gerçekler.Het werkt in gemeenplaatsen.
Herkesin bildiği gerçekler.Közhelyekben is működik.
Herkesin bildiği gerçekler.Merge cu truismele.
Herkesin bildiği gerçekler. "Tasarımda ve savaşta her şey mübahtır.""No 'design' e na guerra vale tudo"
Herkesin bildiği gerçekler.To działa w truizmach.
Herkesin bildiği gerçekler.Действа при труизми.
Herkesin bildiği gerçekler.Не нужно доказывать, что это работает.
İddianı destekleyecek gerçekler var mı?Si es que hay algún hecho que sostenga lo que afirmas.
İddianı destekleyecek gerçekler var mı?死後の世界についての物語を何億作っても仕方ない
İki hakkında gerçekler vardır.2에 관한 진실이 있어요.
İki hakkında gerçekler vardır.Ada kebenaran mengenai angka dua.
İki hakkında gerçekler vardır.Adoro-o. Há verdades sobre o dois.
İki hakkında gerçekler vardır.Ci sono delle verità sul 2.
İki hakkında gerçekler vardır.Có những sự thật về số hai
İki hakkında gerçekler vardır.Er zijn waarheden over twee.
İki hakkında gerçekler vardır.Es gibt Wahrheiten über die Zwei.
İki hakkında gerçekler vardır.Există adevăruri despre doi.
İki hakkında gerçekler vardır.Hay verdades sobre el 2.
İki hakkında gerçekler vardır.Il y a des vérités sur le chiffre deux.
İki hakkında gerçekler vardır.Máme pravdivé výroky o dvojce.
İki hakkında gerçekler vardır.Mamy prawdy dotyczące dwójki.
İki hakkında gerçekler vardır.Vannak igazságok a kettővel kapcsolatban.
İki hakkında gerçekler vardır.Υπάρχουν αλήθειες για το δύο.
İki hakkında gerçekler vardır.Есть истины о числе два.
İki hakkında gerçekler vardır.Има няколко факта за две.
İki hakkında gerçekler vardır.ישנן אמיתות על 2.
İki hakkında gerçekler vardır.هناك حقائق مطلقة عن الرقم إثنين.
İki hakkında gerçekler vardır.何かが 2 つあるときに
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.그들은 모두 2가 가지는 진실에 가담합니다.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Ils participent aux vérités intrinsèques du chiffre deux.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Ketten együtt vesznek részt abban az igazságban, amivel a kettő bír.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Mereka memiliki kebenaran yang sama dengan dua.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.One wszystkie zawierają się w grupie prawd o dwójce.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.O všech platí pravdy, které platí o dvojce.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Sie sind ein Teil der Wahrheiten, die die Zwei hat.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Tất cả chúng tham gia vào những sự thật mà số hai có.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Toate fac parte din adevărul lui doi.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Todas elas participam nas verdades que o dois tem.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Todos participan de las verdades del 2.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Tutte condividono le verità che ha il 2.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Ze nemen alle deel aan de waarheden die twee heeft.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Όλες παίρνουν μέρος στις αλήθειες που έχει το δύο.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Все истины о двух верны и о них тоже.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.Те всички отговарят на истината, която се съдържа в две.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.כולם משתתפים באמיתות שיש ב-2.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.يتشاركون جميعاً في الحقيقة المطلقة للرقم إثنين.
İkinin sahip olduğu tüm gerçeklere ortak olur.全てが「2 らしさ」を有します
"İlk önce gerçekler var," Sayın Sandy Wadgers ısrar etti."Ayons d'abord les faits", a insisté M. Wadgers sable.
"İlk önce gerçekler var," Sayın Sandy Wadgers ısrar etti."Facciamo i fatti prima", ha insistito il Sig. Wadgers Sandy.
"İlk önce gerçekler var," Sayın Sandy Wadgers ısrar etti."Haideţi să faptele prima", a insistat dl Sandy Wadgers.
"İlk önce gerçekler var," Sayın Sandy Wadgers ısrar etti."Hãy có những sự kiện đầu tiên," ông khẳng định Sandy Wadgers.
"İlk önce gerçekler var," Sayın Sandy Wadgers ısrar etti."Katsotaanpa tosiasiat ensin" vaati Mr. Sandy Wadgers.
"İlk önce gerçekler var," Sayın Sandy Wadgers ısrar etti."Lasst uns die Fakten zuerst", betonte Herr Sandy Wadgers.
"İlk önce gerçekler var," Sayın Sandy Wadgers ısrar etti."Laten we eerst de feiten," benadrukte de heer Sandy Wadgers.
"İlk önce gerçekler var," Sayın Sandy Wadgers ısrar etti."Låt oss ha fakta först", insisterade Mr Sandy Wadgers.
"İlk önce gerçekler var," Sayın Sandy Wadgers ısrar etti."Mari kita memiliki fakta pertama," desak Mr Sandy Wadgers.