gerçekler ile cümle
gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Ak dostanú pravdu, dá sa na nich spoľahnúť, keď budú čeliť akejkoľvek národnej kríze.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Als je ze de waarheid vertelt, kunnen ze elke nationale crisis aan.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Dacă li se dă adevărul, li se poate încredința depășirea oricărei crize naționale.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Gibt man ihnen die Wahrheit, kann man sich darauf verlassen, dass sie jede nationale Krise überwinden.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Ha az igazságot hallják, képesek megbirkózni bármilyen országos válsággal.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Hvis de får sandheden at vide, kan de stoles på til at imødekomme enhver national krise.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Jeśli przedstawi się im prawdę, można na nich polegać, że poradzą sobie z każdym kryzysem krajowym.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Když jim říkáte pravdu, můžete se na ně spolehnout a čelit jakékoliv národní krizi.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.사실만 제공한다면 그들은 어떤 국가 위기도 극복할 수 있다.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Se date loro la verità, si può dipendere da loro per affrontare ogni crisi nazionale.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir."Se lhes for dada a verdade, podemos confiar nelas "para enfrentar qualquer crise nacional.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Si la vérité lui est donnée, on peut lui faire confiance pour surmonter n'importe quelle crise nationale.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Si se les dice la verdad, se podrá contar con ellas para enfrentar cualquier crisis nacional.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Όταν τους δοθεί η αλήθεια, μπορούμε να βασιστούμε για να αντιμετωπίσουμε οποιαδήποτε εθνική κρίση.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Ако им дадем истината, на тях може да се разчита да се справят с всяка национална криза.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Если сообщать им правду, на них можно рассчитывать в любом национальном кризисе.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.אם נתנה האמת, אפשר לסמוך עליהם לפתור כל בעיה ארצית.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.إذا تمّ اعطاؤهم الحقيقة، يمكن الاعتماد عليهم لمواجهة أي أزمة وطنية.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.国家の危機に立ち向かえます 肝心なことは- 明白な事実だけを示すことです」
"Gizli Gerçekler"Afsnit 7: "Skjulte sandheder"
"Gizli Gerçekler"Avsnitt 7: "Dolda sanningar"
"Gizli Gerçekler""Dolda sanningar"
"Gizli Gerçekler"EPISODIO 7: "LA VERDAD OCULTA"
"Gizli Gerçekler"Episódio 7: "Verdades Escondidas".
"Gizli Gerçekler""LA VERDAD OCULTA"
"Gizli Gerçekler"Odcinek 7: "Ukryta prawda"
"Gizli Gerçekler"Seitsemäs jakso: Kätkettyjä totuuksia.
"Gizli Gerçekler""Skjulte sandheder"
"Gizli Gerçekler"Ukryta prawda
"Gizli Gerçekler""Verdades Escondidas"
"Gizli Gerçekler""Verità Nascoste".
"Gizli Gerçekler"Επεισόδιο 7: "Κρυφές Αλήθειες"
"Gizli Gerçekler""Κρυφές Αλήθειες"
"Gizli Gerçekler"Серия 7: "Скрытые истины"
Gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu. gerçekleri görmeni engellemek içinDet er den verden, der er blevet trukket ned over dine øjne for at skjule sandheden for dig.
Gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu. gerçekleri görmeni engellemek içinElle est le Monde qu'on superpose à ton regard pour t'empêcher de voir la vérité.
Gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu. gerçekleri görmeni engellemek içinEs el mundo que ha sido puesto delante de tus ojos para cegarte de la verdad.
Gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu. gerçekleri görmeni engellemek için이건 네 눈을 가리기 위해 만들어진 세상이야. 진실로부터 널 눈 멀게 하기 위해서.
Gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu. gerçekleri görmeni engellemek için Ne gerçeği?To jest Świat, który założył Ci klapki na oczy, aby odciągnąć Cię od prawdy.
Gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu. gerçekleri görmeni engellemek içinSe on maailma joka on vetäisty silmiesi edestä sokaistakseen sinut totuudelta.
Gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu. gerçekleri görmeni engellemek içinSie ist die Welt, die dir übergestülpt wurde um dich vor der Wahrheit zu blenden.
Gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu. gerçekleri görmeni engellemek içinΕίναι ο κόσμος που σου πέρασαν σαν κουκούλα για να μη βλέπεις την αλήθεια.
Gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu. gerçekleri görmeni engellemek içinТя е светът,който е спуснат пред очите ти, за да те заслепи за истината.
Gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu. gerçekleri görmeni engellemek içinЭтот мир, который ты видишь своими глазами был создан чтобы скрыть от тебя истину.
Hastalarımın yarısı gerçeklerden kaçmaya çalıştıkları için rahatsızlar.Die Hälfte meiner Patienten sind krank, weil sie vor der Wirklichkeit flüchten.
Hastalarımın yarısı gerçeklerden kaçmaya çalıştıkları için rahatsızlar.Hälften av mina patienter är sjuka för att de försöker fly från verkligheten.
Hastalarımın yarısı gerçeklerden kaçmaya çalıştıkları için rahatsızlar.Jumătate din pacienţii mei sunt bolnavi pentru că încearcă să scape de realitate.
Hastalarımın yarısı gerçeklerden kaçmaya çalıştıkları için rahatsızlar.La mitad de mis pacientes están enfermos porque tratan de escapar de la realidad.
Hastalarımın yarısı gerçeklerden kaçmaya çalıştıkları için rahatsızlar.וויליאם ה. בלאו: במתן עדות שקר, גרמת למותו של ג'יימס לנדאו.
Hayatın gerçeklerinden bahsedelim.Hablemos de hechos de la vida.
Hayatın gerçeklerinden bahsedelim.삶에 관한 진실에 대해 얘기해 볼까요.
Hayatın gerçeklerinden bahsedelim.Parliamo dei fatti della vita.
Hayatın gerçeklerinden bahsedelim.Parlons des choses de la vie.
Hayatın gerçeklerinden bahsedelim.Pogadajmy o życiu.
Hayatın gerçeklerinden bahsedelim.Să vorbim despre fapte de viaţă.
Hayatın gerçeklerinden bahsedelim.Поговорим о фактах жизни.
Hayatın gerçeklerinden bahsedelim.בואו נדבר על עובדות החיים.
Hayatın gerçeklerinden bahsedelim.دعونا نتحدَّث عن حقائق الحياة.
Hayatın gerçeklerinden bahsedelim.子供の頃に交わした 会話を覚えていますか?
Herkesin bildiği gerçekler.Ça marche en truismes.