gerçekler ile cümle
gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bunlar gerçekler.To jsou fakta.
Bunlar gerçekler.To prawdziwe życie.
Bunlar gerçekler.To są fakty.
Bunlar, gerçekler.To są fakty.
Bunlar gerçekler.To so dejstva.
Bunlar gerçekler.Toto sú fakty.
Bunlar gerçekler.Αυτά είναι γεγονότα.
Bunlar, gerçekler.Αυτά είναι γεγονότα.
Bunlar gerçekler.Αυτά είναι τα δεδομένα.
Bunlar gerçekler.Είναι η ζωή.
Bunlar gerçekler.І це, мої друзі, факти.
Bunlar gerçekler.Това е истинският живот.
Bunlar gerçekler.Това са факти.
Bunlar, gerçekler.Това са факти.
Bunlar gerçekler.Това са фактите.
Bunlar gerçekler.Це факти.
Bunlar, gerçekler.Це факти.
Bunlar gerçekler.Это жизнь.
Bunlar gerçekler.Это факты.
Bunlar, gerçekler.Это факты.
Bunlar gerçekler.אם אנחנו משתעשעים יותר.
Bunlar gerçekler.هذا واقع.
Bunlar gerçekler.フィクション おとぎ話でも 子供だましでもありません
Bunlar gerçekler.呢啲係事實。
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Asta nu este ficțiune, nu e poveste, nu este fantezie; este știință rece, exactă.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Bukan fiksi, bukan cerita dongen, bukan agar Anda percaya; ini adalah ilmu pasti.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Ce n'est pas de la fiction, ce n'est pas des histoires, ce n'est pas des fadaises ; c'est de la science pure.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Das ist keine Fiktion, kein Märchen, keine Phantasie; es ist unempfindliche, scharfe Wissenschaft.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Ez nem képzelgés, nem mese, nem kitaláció; ez rideg, kemény tudomány.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Não é ficção, não é conto de fadas, não é faz-de-conta; é ciência nua e crua.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.No es ficción, no es un cuento, no intento convencerles; es ciencia pura y fría.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Non sono storie, racconti, non sto cercando di convincervi; sono puri dati scientifici.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Tohle není fikce, tohle není pohádka, tohle není výmysl; to je chladná, nelítostná věda.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.To nie jest fikcja, bajka ani wymysł, to bezlitosna nauka.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Δεν είναι επιστημονική φαντασία, δεν είναι ιστορίες, είναι απλώς επιστήμη.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Не вымысел, не сказки, не выдумки; это холодная, точная наука.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Не е фантастика, не са приказки, не е измислица; а е студена, истинска наука.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Це не вимисел, не казки і не вигадки; це холодна, точна наука.
Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Het is koude, harde wetenschap.
Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.그것은 냉정하고 부정할 수 없는 과학입니다.
Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.לא פיקציה, לא סיפורי סבתא, לא מעשיות.
Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.إنه علم ثابت و قائم بذاته.
Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.以上が遊びの恩恵です
Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.但呢啲係硬科學。
Bunu anlayabilirsiniz. Herkesin bildiği gerçekler.아직도 이해가 가는 문구죠. 뻔한 문구인
Bunu anlayabilirsiniz. Herkesin bildiği gerçekler.אתם יכולים להבין את זה. זה עובד באמיתות.
Bunu anlayabilirsiniz. Herkesin bildiği gerçekler.يمكنك أن تفهم ذلك. تعمل ببديهية.
Bunu anlayabilirsiniz. Herkesin bildiği gerçekler.「デザインと戦争は手段を選ばない」
Bunun kurgu yerine gerçeklere dayalı olmasını istedik.수익 모델을 도출하기 위한 겁니다
Bunun kurgu yerine gerçeklere dayalı olmasını istedik.قائم على بيانات حقيقية وليست افتراضية خيالية،
Bunun kurgu yerine gerçeklere dayalı olmasını istedik.例えば直接販売の営業部隊を組織できるか?
Bu örnekte benim en iyi, gerçekleri itiraf etmek zorunda eşsiz bir inanç. "A jelen esetben kénytelen vagyok elismerni, hogy a tények, a legjobb meggyőződés, egyedülálló. "
Bu örnekte benim en iyi, gerçekleri itiraf etmek zorunda eşsiz bir inanç. "Dans le cas présent, je suis forcé d'admettre que les faits sont, au meilleur de ma croyance, unique. "
Bu örnekte benim en iyi, gerçekleri itiraf etmek zorunda eşsiz bir inanç. "En el presente caso, me veo obligado a admitir que los hechos son, a lo mejor de mi creencia, único. "
Bu örnekte benim en iyi, gerçekleri itiraf etmek zorunda eşsiz bir inanç. "I det aktuella fallet är jag tvungen att erkänna att fakta är, så vitt jag övertygelse, unik. "
Bu örnekte benim en iyi, gerçekleri itiraf etmek zorunda eşsiz bir inanç. "În speţă eu sunt forţate să recunoască că faptele sunt, la cele mai bune dintre mele convingeri, unic. "
Bu örnekte benim en iyi, gerçekleri itiraf etmek zorunda eşsiz bir inanç. "현재 인스턴스에서 저는 최고의 위해 사실이 인정하도록 강요 오전 독특한 믿음. "
Bu örnekte benim en iyi, gerçekleri itiraf etmek zorunda eşsiz bir inanç. "Nel caso di specie sono costretto ad ammettere che i fatti sono, al meglio delle mie credo, unica. "
Bu örnekte benim en iyi, gerçekleri itiraf etmek zorunda eşsiz bir inanç. "No presente caso, sou forçado a admitir que os fatos são, para o melhor da minha crença, único. "
Bu örnekte benim en iyi, gerçekleri itiraf etmek zorunda eşsiz bir inanç. "Trong ví dụ này, tôi buộc phải thừa nhận rằng các sự kiện, tốt nhất của tôi niềm tin, độc đáo. "
İlgili Sayfalar