gerçekler ile cümle

gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece anne babalara gerçekleri göstermeye karar verdik.لذا قررنا .. ان نعطي الصورة الصحيحة .. للآباء والامهات
Böylece anne babalara gerçekleri göstermeye karar verdik.あるがままの子育ての現実を
Bu benim fikrim değil. Bunlar gerçekler.이건 그냥 제 생각이 아니예요. 이건 사실입니다.
Bu benim fikrim değil. Bunlar gerçekler.זו לא דעתי. אלה העובדות.
Bu benim fikrim değil. Bunlar gerçekler.هذا ليس رأيي. هذه الحقائق.
Bu benim fikrim değil. Bunlar gerçekler.人生を決めてしまうような 出来事の80%が
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.Aber das offenbart uns auch etwas über eine dieser Tatsachen, die wir angesprochen hatten.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.Ale to dotyczy czegoś więcej.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.Ça nous apprend aussi quelque chose sur ce que nous évoquions précédemment.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.De ez elmond valamit az egyik "tényről", amit korábban mutattam.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.Însă ne spune ceva şi despre unul dintre lucrurile despre care am discutat anterior.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.하지만 또 이것은 우리가 앞에서 말했던 것들에 관한 또 다른 점들을 이야기 해줍니다.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.Maar het zegt ook iets over één van de feiten die we besproken hebben.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.Ma questo ci dice anche qualcosa su uno di questi fattori di cui abbiamo parlato prima.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.Namun hal ini juga menjelaskan sesuatu tentang fakta yang kita bicarakan sebelumnya.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.Pero también nos dice algo a cerca de uno de los hechos de los que hablamos antes.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.Но също така ни казва и нещо за един от онези факти, за които говорихме преди.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.Но это также говорит нам и об одном из тех фактов, которых мы касались ранее.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.אבל זה גם אומר לנו משהו על אחת מהעובדות שהזכרנו כאן קודם.
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.و لكنه يوضح لنا أيضاً أحد هذه الحقائق التي تحدثنا فيها سابقاً
Bu bize daha önce konuştuğumuz gerçeklerle ilgili birşeyi gösteriyor.大統領が注力している教育キャンペーンのようなものですが
Bu da neyin nesiydi? Sökül gerçekleri!Τι ήταν όλο αυτό; Πες την αλήθεια!
Bu da neyin nesiydi? Sökül gerçekleri!عن ماذا كان كل ذالك ؟ انطقي بالحقيقة
Bu eylem çağrısını bilimle, mantıkla, gerçeklerle ve hatta duygularla yanıtlayabilir miyiz?Czy możemy odpowiedzieć na to wezwanie nauką, rozsądkiem, faktami i śmiem dodać, emocjami?
Bu eylem çağrısını bilimle, mantıkla, gerçeklerle ve hatta duygularla yanıtlayabilir miyiz?Kan vi besvara stridssignalen med vetenskap, med resonemang, med fakta, och, vågar jag säga det, med känslor?
Bu eylem çağrısını bilimle, mantıkla, gerçeklerle ve hatta duygularla yanıtlayabilir miyiz?그 분명한 호소에 과학과 이성과 사실적 증거, 그리고 감히 말하건대 감정으로 대답할 수 있을까요?
Bu eylem çağrısını bilimle, mantıkla, gerçeklerle ve hatta duygularla yanıtlayabilir miyiz?Kunnen we die oproep beantwoorden met wetenschap, met rede, met feiten en -- durf ik het te zeggen -- emoties?
Bu eylem çağrısını bilimle, mantıkla, gerçeklerle ve hatta duygularla yanıtlayabilir miyiz?Nechť na tu naléhavou výzvu odpovíme vědou, rozumem, fakty a troufám si to říct, city?
Bu eylem çağrısını bilimle, mantıkla, gerçeklerle ve hatta duygularla yanıtlayabilir miyiz?Putem răspunde chemării trâmbiței cu știință, cu rațiune, cu date și, aș îndrăzni să spun, emoții?
Bu eylem çağrısını bilimle, mantıkla, gerçeklerle ve hatta duygularla yanıtlayabilir miyiz?Дали можем да отвърнем на този призив с наука, с основание, с факти и с, ако смея да го кажа, емоции?
Bu eylem çağrısını bilimle, mantıkla, gerçeklerle ve hatta duygularla yanıtlayabilir miyiz?Сможем ли мы оставить этот громкий призыв без ответа, зная все аргументы, факты и, смею сказать, эмоции?
Bu eylem çağrısını bilimle, mantıkla, gerçeklerle ve hatta duygularla yanıtlayabilir miyiz?הייתכן שניענה לקול הכרוז באמצעות המדע? באמצעות ההגיון, בעובדות? ואף אעיז ואומר, באמצעות רגשות?
Bu eylem çağrısını bilimle, mantıkla, gerçeklerle ve hatta duygularla yanıtlayabilir miyiz?هل يمكننا الإجابة على هذه الدعوة من النفير مع العلم ومع العقل ومع الحقائق و - أجرؤ على قول -؟ مع العواطف؟
Bu eylem çağrısını bilimle, mantıkla, gerçeklerle ve hatta duygularla yanıtlayabilir miyiz?ファクト(事実) そして感情も伴わせて応えよう -ファクティビストにも感情は あるのだからね-
Bu film değil. Bunlar gerçekler.Das ist kein Film, das ist das echte Leben.
Bu film değil. Bunlar gerçekler.이것은 영화가 아닙니다. 현실입니다.
Bu film değil. Bunlar gerçekler.זה לא סרט. זו המציאות.
Bu film değil. Bunlar gerçekler.إنه ليس فيلم. هذه هي الحياة الحقيقية.
Bu film değil. Bunlar gerçekler.本当に不安です というもの 車の話題になると
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Assumimos como verdades óbvias que todos os homens são criados iguais."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Chúng ta nắm giữ sự thật hiển nhiên rằng tất cả mọi người đều bình đẳng."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Considerăm aceste adevăruri ca fiind evidente: toți oamenii au fost creați egali."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Kami meyakini kebenaran-kebenaran ini mutlak benar, bahwa semua manusia diciptakan setara."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""우리는 모든 이가 평등하게 태어났음을 자명한 진실로 생각한다.."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Magától értetődőnek tartjuk azokat az igazságokat, hogy minden ember egyenlőként teremtetett."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Nous tenons pour évidentes pour elles-mêmes les vérités suivantes: tous les hommes sont créés égaux."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Pokládáme za samozřejmé pravdy, že všichni lidé jsou stvořeni sobě rovni."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Riteniamo queste verità di per se stesse evidenti, che tutti gli uomini sono creati uguali."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Sostenemos como verdades evidentes que todos los hombres son creados iguales".
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Uważamy te prawdy za oczywiste: wszyscy ludzie są równi".
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Vi anser disse sandheder for selvindlysende, at alle mennesker er skabt lige."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Vi håller dessa sanningar som självklara, att alla människor är skapade lika."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Voor ons zijn deze waarheden vanzelfsprekend dat alle mensen gelijk zijn geschapen."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Wir halten diese Wahrheiten für selbstverständlich, dass alle Menschen gleich geschaffen sind."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Za nas so samoumevne resnice, da so vsi ljudje ustvarjeni enaki."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Θεωρούμε αυτές τις αλήθειες να είναι αυτονόητες. Ότι όλοι οι άνθρωποι δημιουργήθηκαν ίσοι"
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Ми вважаємо самоочевидною істиною, що всі люди рівні"
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Мы полагаем самоочевидными истины о том, что все люди созданы равными".
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Ние вярваме, че е очевидно, че всички хора са създадени равни."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""מקובלות עלינו אמיתות אלה כמוכחות מאליהן, שכל בני-האדם נבראו שווים."
İlgili Sayfalar