gerçekler ile cümle
gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Insensibly začnemo ovijalne dejstva, da bo ustrezala teorijam, namesto teorije, da bo ustrezala dejstev.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.눈에 띄지 않을 정도로 하나는 정장 대신 이론의 적합한 이론 사실을 강요할 시작
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Niepostrzeżenie zaczyna skręcać faktów do teorii koloru, zamiast teorii koloru fakty.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Omärkligt börjar man vrida fakta att passa teorierna, istället för teorier som passar fakta.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Onmerkbaar een begint te verdraaien feiten aan te passen theorieën, in plaats van theorieën pak aan feiten.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Umærkeligt man begynder at dreje fakta, der passer til teorier, i stedet for teorier, der passer til fakta.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Unmerklich beginnt man Fakten zu passen Theorien drehen, anstatt von Theorien zu passen
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Незаметно он начинает крутить факты в соответствии с теориями, а не теории, чтобы удовлетворить факты.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Непомітно він починає крутити факти відповідно до теорій, а не теорії, щоб задовольнити факти.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.מדעת אחד מתחיל לסובב את העובדות כדי להתאים תיאוריות, במקום תיאוריות שיתאימו
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.يبدأ المرء بعدم اكتراث عنق الحقائق لتتناسب مع نظريات ، بدلا من النظريات التي تتناسب مع
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.事実。それ自体に注意してください。
Biliyorsunuz ki, bazen birine tüm gerçekler ve rakamları verirsiniz,A veces puedes darle a alguien todos los hechos y cifras y dirán:
Biliyorsunuz ki, bazen birine tüm gerçekler ve rakamları verirsiniz,아시다시피, 사람들은 종종 다른 이들에게 모든 사실과 정보를 주지만
Biliyorsunuz ki, bazen birine tüm gerçekler ve rakamları verirsiniz,「事柄はみな分かったけど どうも違和感を感じる」と言われます
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!Bądź mężczyzną i powiedz jej prawdę!
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!Fii barbat si spune-i adevarul!
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!Hãy nói sự thật cho cậu ấy như một người đàn ông đi!
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!Jadilah seorang pria dan katakan kepadanya sejujurnya!
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!Sei ein Mann und sag ihr die Wahrheit!
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!Sii un uomo e dille la verità!
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!Sois un homme et dis-lui la vérité !
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!Va en man å säg sanningen till henne!
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!Wees een man en vertel haar de waarheid!
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!Να είσαι άντρας και να της πεις την αλήθεια!
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!Будь мужчиной и скажи ей правду!
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!كن رجلاً و اخبرها بالحقيقه
Bir adam ol ve gerçekleri söyle ona!分かった 本当だと言えばいいのか?
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Ale ako už veľa ľudí povedalo, je veľká snaha zamlčať, o čo tu ide.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Ale jak už hodně lidí řeklo, je velká snaha zamlčet o co tu jde.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Dar aşa cum mulţi au spus, se încearcă din greu oprirea evenimentelor.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.De ahogy sokan mondták, valakik nagy erőkkel próbálják eltitkolni, mi is folyik itt valójában.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Doch wird, wie viele gesagt haben, ein grosser Versuch unternommen, um die Vorgaenge zu unterdruecken.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.하지만 많은 사람들이 말해 온 것처럼, 현재 일어나고 있는 상황을 감추려는 많은 시도가 있죠.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Kuten monet ovat sanoneet, tapahtumaa yritetään mittavasti vaientaa.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Maar zoals vele mensen al zeiden, er is een stevige poging om de zaak in de doofpot te stoppen.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Ma come hanno detto in molti, siamo davanti a un forte tentativo di occultare ciò che sta succedendo.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Mais, comme beaucoup l'ont fait observer, on s'efforce par tous les moyens d"étouffer l'affaire.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Nhưng như nhiều người đã nói, 1 nỗ lực lớn hiện đang được thực hiện để khắc phục vấn đề.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Seperti yang orang kebanyakan bilang, ada gerakan besar untuk menekan yang sebenarnya terjadi.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Wiele osób podejrzewa, próby zatuszowania prawdy.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Но как говорили многие, предпринимаются серьезные попытки подавления.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Но много хора казват, че съществува опит да се подтисне това, което става.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.אך כמו שאמרו רבים, יש נסיון נרחב להסתיר את מה שקורה.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.وهناك من يقول ان هناك محاولات كثير لقمع بعض الوسائل الاعلامية التي تنقل ما يحدث هناك
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.但正如好多人所講 有人極力隱瞞事實嘅真相
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.私の個人的な考えですが この分散剤というのは
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır.A próxima vez teriam o que mereciam.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır. Bu şekilde daha kötü hissederler.Das nächste Mal würde die Realität sie einholen und sie würden sich noch schlechter fühlen.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır. Bu şekilde daha kötü hissederler.Następnym razem już im się nie uda, więc czują się gorzej.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır.Data viitoare realitatea îi va ajunge din urmă.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır.De volgende keer zou wel realistischer verlopen.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır.다음에는 현실이 그 사람들의 발목을 잡습니다.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır.Lần tiếp theo, thực tế sẽ bắt kịp họ
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır.La prochaine fois, la réalité les rattrapera.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır.La prossima volta la realtà si metterà in pari.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır.La próxima vez la realidad los alcanzará.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır.Legközelebb a papírforma jön be.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır.Næste gang vil virkeligheden indhente dem.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır.Najbližšie ich realita dohoní.
İlgili Sayfalar