gerçekler ile cümle

gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;Ce que les sages ont fait connaître, Ce qu`ils ont révélé, l`ayant appris de leurs pères.
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;Co mędrzy powiedzieli, a nie zataili, co mieli od przodków swoich;
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;Což moudří vynesli a nezatajili, slýchavše od předků svých.
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;det som vise menn forkynner og ikke har dulgt, det som de mottok fra sine fedre,
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;hvad vise Mænd har forkyndt, deres Fædre ikke dulgt,
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;kar so modri oznanjali in niso zakrivali, sprejemši to od očetov svojih,
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;이는 곧 지혜로운 자들이 그 열조에게서 받아 숨기지 아니하고 전하여 온 것이라
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;Là điều kẻ khôn ngoan tỏ ra theo tổ phụ mình, Không giấu giếm;
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;Là điều kẻ khôn_ngoan tỏ ra theo tổ_phụ mình , Không giấu_giếm ;
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;lo que los sabios nos han revelado sin encubrir nada de lo de sus padres
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;mitä viisaat ilmoittavat, salaamatta, mitä olivat isiltänsä saaneet,
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;(o que os sábios têm anunciado e seus pais não o ocultaram;
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;quello che i saggi riferiscono, non celato ad essi dai loro padri
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;to, čo povedali múdri a nezatajili toho, čo slýchali od svojich otcov.
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;vad visa män hava gjort kunnigt, lagt fram såsom ett arv ifrån sina fäder,
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;was die Weisen gesagt haben und ihren Vätern nicht verhohlen gewesen ist,
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;το οποιον οι σοφοι ανηγγειλαν παρα των πατερων αυτων, και δεν εκρυψαν
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;(Което мъдрите не скриха, но възвестиха, Както бяха чули от бащите си;
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;что слышали мудрые и не скрыли слышанного от отцов своих,
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;אשר חכמים יגידו ולא כחדו מאבותם׃
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;ما اخبر به حكماء عن آبائهم فلم يكتموه.
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;就 是 智 慧 人 、 從 列 祖 所 受 、 傳 說 而 不 隱 瞞 的
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;就是 智慧人 、 從列祖 所 受 、 傳說 而 不 隱瞞的
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Anggap saja sebagai sebuah kaca PEMBESAR di mana kamu dapat melihat kenyataan disekitarmu
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Je kunt het vergelijken met een vergrootglas waarmee je de realiteit om je heen kunt zien.
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Képzeld úgy, mintha egy nagyító lenne, amivel láthatod a valóságot körülötted.
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]la realtà intorno a te)
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Pensez-y comme à un verre AMPLIFIANT à travers lequel vous pouvez voir la réalité qui vous entoure.
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Piensa en ella como si fuera una LUPA a través de la cual puedes ver la realidad a tu alrededor.
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Pomyśl o tym jak o szkle powiększającym przez które możesz zobaczyć rzeczywistość wokół ciebie
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.][Představte si ji jako ZVĚTŠOVACÍ sklo jehož prostřednictvím můžete vidět realitu kolem sebe]
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Predstavte si ju ako ZVÄČŠOVACIE sklo prostredníctvom ktorého môžeme vidieť realitu okolo seba
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.][ Σκεφτείτε το σαν ένα μεγεθυντικό φακό μέσω του οποίου μπορείτε να δείτε την πραγματικότητα γύρω σας ]
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Мислете за нея все едно е лупа, през която можете да видите заобикалящата ви реалност.
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]תחשבו עליו כעל זכוכית מגדלת שדרכה ניתן לראות את המציאות מסביבכם
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]それを通して見ると、 自分の周囲の本当のことがわかるのです。]
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Az értelmes lények jólétének tényei.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Ce sont des faits qui portent sur le bien-être de créatures conscientes.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Chúng là các cơ sở thực tế của các loài vật có ý thức về sự hạnh phúc.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Ele sunt date despre bunăstarea creaturilor conştiente.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Istnieją fakty określające dobre samopoczucie świadomych istot.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Jsou to fakta o blahobytu tvorů s vědomím.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.의식을 가진 개체의 행복에 관한 사실들이죠.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Ne ovat tosiasioita tietoisten olentojen hyvinvoinnista.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.São factos sobre o bem-estar das criaturas conscientes.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Son hechos acerca del bienestar de las criaturas conscientes.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Sono "fatti" che riguardano il benessere di creature consce.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Sú to fakty o blahu rozumných bytostí.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Werte sind eine Art von Fakten.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Ze zijn feiten over het welzijn van bewuste wezens.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Είναι τα δεδομένα όσον αφορά την ευημερία των ενσυνείδητων πλασμάτων.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Те са факти за благосъстоянието на съзнателните създания.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.Это - факт, касающийся благого самочувствия наделённых сознанием субъектов.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.אלה עובדות שנוגעות לרווחתם של יצורים בעלי תודעה.
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.فهي حقائق عن وجود الكائنات الواعية
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.私たちが思いやりの心をもって 石に接しないのは
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Insensibly seseorang mulai memelintir fakta dengan teori sesuai, bukan teori yang sesuai fakta.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Insensibly sitä aletaan vääntää tosiasiat, jotka sopivat teorioihin, vaan teorioita, jotka sopivat tosiasiat.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Insensibly začínáme točit fakta tak, aby vyhovovaly teorií, namísto teorií tak, aby vyhovovaly fakta.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Insensibly začíname točiť fakty tak, aby vyhovovali teórií, namiesto teórií tak, aby vyhovovali fakty.
İlgili Sayfalar