Hayalim asla gerçekleşmeyecekti.حلمي لن يتحقق أبدا
Hayalim asla gerçekleşmeyecekti.私は怖くなりました
Hayalim asla gerçekleşmeyecekti.而我嘅夢想永遠都唔會成真
Hayat boyunca devam eden beklenmedik bir gerçeğin, farklı aşamalarındaki gerçekleşmelerde ben kendimi buldum.J'ai fait face à une surprenante vérité: la vie est source éternelle qui passe par diverses étapes.
Hayat boyunca devam eden beklenmedik bir gerçeğin, farklı aşamalarındaki gerçekleşmelerde ben kendimi buldum.Kinh ngạc bởi 1 sự thật lạ lùng... ...cuộc sống là 1 dòng chảy trải qua nhiều hình thái khác nhau.
Hayat boyunca devam eden beklenmedik bir gerçeğin, farklı aşamalarındaki gerçekleşmelerde ben kendimi buldum.Ma aflam in situatia de a afla un adevar neasteptat, ca viata continua in diferite stadii.
Hayat boyunca devam eden beklenmedik bir gerçeğin, farklı aşamalarındaki gerçekleşmelerde ben kendimi buldum.Mi sono trovato con una sorprendente verità, la vita è fonte eterna che passa per diverse tappe
Hayat boyunca devam eden beklenmedik bir gerçeğin, farklı aşamalarındaki gerçekleşmelerde ben kendimi buldum.Ott találtam magam a váratlan igazsággal, az élet megy tovább, különféle állomásokon keresztül.
Hayat boyunca devam eden beklenmedik bir gerçeğin, farklı aşamalarındaki gerçekleşmelerde ben kendimi buldum.Zdałem sobie sprawę z nieoczekiwanej prawdy, dotyczącej tego, że życie po śmierci toczy się dalej.
Hayat boyunca devam eden beklenmedik bir gerçeğin, farklı aşamalarındaki gerçekleşmelerde ben kendimi buldum.Zjistil jsem nečekanou pravdu, Život prochází různými úrovněmi.
Hayat boyunca devam eden beklenmedik bir gerçeğin, farklı aşamalarındaki gerçekleşmelerde ben kendimi buldum.Συνειδητοποίησα μιάν απροσδόκητη αλήθεια, πως η ζωή συνεχίζεται μέσω διαφορετικών επιπέδων.
Hayat boyunca devam eden beklenmedik bir gerçeğin, farklı aşamalarındaki gerçekleşmelerde ben kendimi buldum.Я оказался в состоянии неожиданной истины, жизнь продолжается на разных этапах
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.A ignorat desfigurarea din viața lui, a continuat făcând abstracție de asta.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Anh ấy phớt lờ về những lộn xộn xảy ra trong cuộc đời của anh và không nhận thức về nó.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Er ignorierte die Entstellung, die seinem Leben widerfuhr, und machte ungeachtet dessen einfach weiter
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Ha ignorato il deturpamento che gli sconvolgeva la vita ed è andato avanti non facendoci caso.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Han ignorerade vanställelsen som hände i hans liv, och fortsatte vidare, omedveten om den.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Hij negeerde de verminking die hem overkwam en deed verder alsof er niets aan de hand was.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Hizo caso omiso a la desfiguración de ocurría en su vida y continuó ajeno a ella.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Ignorou a deformação que ia acontecendo na sua vida e seguiu em frente, alheio a ela.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Ignoroval znetvoření, které ho v jeho životě postihlo a pokračoval bez toho, aby si ho všímal.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Il ignorait que dans sa vie, il était graduellement défiguré et continuait sans y penser.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.그는 그의 삶에 일어났던 손상을 무시하고, 그것을 의식하지 않고 살아갔습니다.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Zignorował zeszpecenie, które go nękało i żył nie pamiętając o nim.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Він ігнорував дефект, який псував його життя, і залишався байдужим до нього.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Игнорира обезобразяването, което се случваше в живота му и продължи напред без да мисли за него.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.Он не обращал внимания на свои физические изъяны и не вспоминал о них.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.הוא התעלם מהעיוות שהתרחש בחיים שלו והמשיך כעיוור אליו.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.لقد تجاهل التشويه الذي يحدث في حياته وتابع غافلا عنه.
Hayatında gerçekleşmekte olan bu şekil bozukluğunu görmezden geldi ve bunu unutarak hayatını devam ettirdi.無関心を続けたんです これは誰にでもできます
Hem küçük hemde büyük hayaller, Herkese hayallerinin gerçekleşmesini istiyorsa çalışmak zorundadır.Jak malé, tak velké sny. Každý musí pracovat na tom, aby se jeho sny staly skutečností.
Hem küçük hemde büyük hayaller, Herkese hayallerinin gerçekleşmesini istiyorsa çalışmak zorundadır.Kleine und große Träume. Jeder muss daran arbeiten wenn sie ihre Träume wahr werden lassen wollen.
Hem küçük hemde büyük hayaller, Herkese hayallerinin gerçekleşmesini istiyorsa çalışmak zorundadır.Za małymi i dużymi. Każdy musi pracować jeśli chce spełnić swoje marzenia.
Hem küçük hemde büyük hayaller, Herkese hayallerinin gerçekleşmesini istiyorsa çalışmak zorundadır.Και τα μικρά και τα μεγάλα. Ο καθένας πρέπει να δουλέψει αν θέλει να πραγματοποιηθούν.
Hem küçük hemde büyük hayaller, Herkese hayallerinin gerçekleşmesini istiyorsa çalışmak zorundadır.Как за маленькими так и за большими, но все должны работать, если они хотят, чтобы их мечты сбылись.
Her bir senaryonun gerçekleşme olasılığı otuzikide bir.Každý případ má pravděpodobnost 1/32.
Her bir senaryonun gerçekleşme olasılığı otuzikide bir.Para cada um destes cenários, existe uma probabilidade de 1 em 32.
Her bir senaryonun gerçekleşme olasılığı otuzikide bir.Voor elk van de scenario's, is er een kans van 1 op de 32.
Her bir senaryonun gerçekleşme olasılığı otuzikide bir.Вы должны понять одно.
Her iki durumun da gerçekleşme olasılığı nedir?그러니까 둘 중의 하나가 일어날 가능성은 몇 인가요?
Her iki durumun da gerçekleşme olasılığı nedir?И така, каква е вероятността някое от тези неща да се случат?
Her iki durumun da gerçekleşme olasılığı nedir?بالتالي ما احتمال حدوث اي من هذه ؟
Hivos'un desteği de toplantının gerçekleşmesine katkıda bulundu.Întrunirea a fost posibilă și datorită susținerii Hivos.
Hivos'un desteği de toplantının gerçekleşmesine katkıda bulundu.La reunión también fue posible en parte con el apoyo de Hivos.
Hivos'un desteği de toplantının gerçekleşmesine katkıda bulundu.O Encontro foi também parcialmente apoiado pelo Hivos.
Hivos'un desteği de toplantının gerçekleşmesine katkıda bulundu.Η συγκέντρωση κατέστη δυνατή εν μέρει και μέσω της υποστήριξης του Hivos.
Hivos'un desteği de toplantının gerçekleşmesine katkıda bulundu.Кроме того, своё содействие в организации мероприятия оказала международная организация Hivos .
Hivos'un desteği de toplantının gerçekleşmesine katkıda bulundu.الاجتماع تلقى جزء من الدعم أيضًا من هيفوس
İçten... Yeni bir uyumlanma gerçekleşmekte..Внутри происходит перестройка.
İki gezegenin birbirine daha yakın olduğu zamanda fırlatılışın gerçekleşmesinden daha tehlikeli değilNu e mai riscant decât o lansare cînd Marte ar fi în opoziţie, adică la cea mai mică distanţă de Pământ.
İki gezegenin birbirine daha yakın olduğu zamanda fırlatılışın gerçekleşmesinden daha tehlikeli değilИ ничуть не больший риск, чем старт в фазу противостояния Марса, когда планеты максимально сближены.
İki gezegenin birbirine daha yakın olduğu zamanda fırlatılışın gerçekleşmesinden daha tehlikeli değil危険度が低いことは間違いないです。 通常の考え方では、火星発射は
İkincisi, evrim hayatta kalma ike gerçekleşmez, çoğalma ile gerçekleşir.Apoi, evoluţia nu se datorează supravieţuirii, ci reproducerii.
İkincisi, evrim hayatta kalma ike gerçekleşmez, çoğalma ile gerçekleşir.Cechą ewolucji nie jest przetrwanie, tylko reprodukcja.
İkincisi, evrim hayatta kalma ike gerçekleşmez, çoğalma ile gerçekleşir.D'autre part, l'évolution ne se fait pas par la survie, mais par la reproduction.
İkincisi, evrim hayatta kalma ike gerçekleşmez, çoğalma ile gerçekleşir.Em segundo lugar, a evolução não se faz pela sobrevivência, mas pela reprodução.
İkincisi, evrim hayatta kalma ike gerçekleşmez, çoğalma ile gerçekleşir.En segundo lugar, la supervivencia no produce la evolución, la reproducción sí.
İkincisi, evrim hayatta kalma ike gerçekleşmez, çoğalma ile gerçekleşir.In secondo luogo, non è attraverso la sopravvivenza che avviene l'evoluzione, ma attraverso la riproduzione.
İkincisi, evrim hayatta kalma ike gerçekleşmez, çoğalma ile gerçekleşir.둘째로, 생존은 진화가 일어나는 방식이 아닙니다. 번식이 바로 그러한 방식입니다.
İkincisi, evrim hayatta kalma ike gerçekleşmez, çoğalma ile gerçekleşir.Ten tweede gaat evolutie niet om overleven, maar om voortplanten.