Toplantı gelecek pazartesi gerçekleşecek.The meeting will take place next Monday.
Onunla tanışıncaya kadar bir erkeği gerçekten tanımıyorsun.You do not really understand a man till you have met him.
Şimdi bile, biz halen onun gerçek katil olduğundan şüpheleniyoruz.Even now, we still doubt that he is the real murderer.
Planımızı gerçekleştiremediğimiz için hayal kırıklığına uğradık.We were disappointed because we could not carry out our plan.
Çocuklarını döven ebeveynler gerçekten beni çok kızdırıyor.Parents who beat their children really make my blood boil.
Bilimsel gerçek insan aklının bir yaratılışıdır.Scientific truth is a creation of the human mind.
Bir şeyler yazmadan önce gerçeklerden emin olmalısın.You should make sure of the facts before you write something.
Benim gerçek bir niyetim yok.I have no real intent.
Neye gülüyorsun? Bu gerçek. Şaka yapmıyorum.What are you laughing at? It's a fact. No kidding!
Konser önümüzdeki pazar günü gerçekleşecek.The concert will take place next Sunday.
Ben gerçekten sıkıcı mıydım?Was I really boring?
Söylenti gerçek çıktı.The rumor turned out true.
Piknik yağmur yüzünden spor salonunda gerçekleştirildi.The picnic was held in the gym on account of the rain.
Çok çalışarak hayallerinin gerçekleşmesini sağlayabilirsin.You can make your dream come true by working hard.
Doktor elinden geleni yapmasına rağmen hastanın iyileşmesi yavaş gerçekleşti.Though the doctor did his best, the patient's recovery was slow.
Doktor faturaları birikimlerimizi gerçekten azaltıyor.Doctors' bills really cut into our savings.
Doktorlar bazı şaşırtıcı gerçekleri keşfettiler.Doctors have discovered some startling facts.
Gerçekten korsan yazılım kullanmamalısın.You really shouldn't use pirated software.
Dün hava durumu beklenmedik bir şekilde gerçekleşti.Unexpectedly the weather forecast came true yesterday.
Gerçekten ucuz olan küçük mütevazi bir dükkân biliyorum.I know a hole in the wall that's really cheap.
Kötü yollarda bu küçük araba gerçekten yerine geliyor.On bad roads this little car really comes into its own.
Biz hala tüm gerçekleri öğrenmek zorundayız.We have yet to learn all the facts.
Hiç kimse bizim köpekleri niçin sevdiğimizin gerçek nedenini bilmiyor.No one knows the real reason why we love dogs.
Üçümüz dışında hiç kimse gerçek hikayeyi bilmiyordu.No one ever knew the true story except the three of us.
Bunun gerçek olup olmadığından şüphe ediyorum.I doubt whether it is true or not.
Partide gerçekten eğlendim.I really enjoyed myself at the party.
Onun söylediği beni gerçekten incitti.What he said really hurt me.
Birkaç sözcük, bir erkeğin gerçek karakterine ihanet edebilir.A few words may betray a man's true character.
Sen gerçekten beni rezil ettin.You really made me lose face.
İyi bir mektup yazmanın gerçek sırrı sanki konuşuyormuşsun gibi yazmaktır.The true secret of writing a good letter is to write as if you were talking.
Sonunda gerçek bizim tarafımızdan öğrenildi.At last, the truth became known to us.
Seni tekrar görmek gerçekten harika, Momoe.It's really wonderful seeing you again, Momoe.
Olayları gerçekten oldukları gibi görmeye çalış.Try to see things as they really are.
Hayallerinizi gerçekleştirmek istiyorsanız, denemeye devam edin.If you want to make your dreams come true, keep on trying.
Gerçekleri bilseydi, kazadan kaçınılabilirdi.Had he known the facts, the accident might have been avoided.
Hayalini gerçekleştireceksen, daha fazla çalışmak zorundasın.If you are to realize your dream, you must work harder.
Gerçekten oradaki mağazalardan hoşlanmıyorum.I don't really like the stores there.
Oradaki mağazaları gerçekten sevmiyorum.I don't really like the stores there.
Gerçekten hoşça kal demeliyim.I really must say good-bye.
O gerçekten iyiydi.It was really good.
Bu adam gerçekten karaktersiz. Hayatını kurtarmak için bir karar veremedi.This guy is really wishy-washy. He couldn't make a decision to save his life.
Mary gerçekten annesine benziyor.Mary really takes after her mother.
Söylenenlere göre, o gerçek.By all accounts, it is truth.
Herkes bu makineden gerçekten etkilendi.Everyone was really impressed with that machine.
Mayuko'nun rüyası gerçek oldu.Mayuko's dream came true.
O gerçekten korkunç.It's really horrible.
Geçen gün için sana hâlâ teşekkür etmedim. Bunu gerçekten takdir ediyorum.I still haven't thanked you for the other day. I really appreciate it.
Gerçek dost kara günde belli olur.A friend in need is a friend indeed.
İhtiyacın olduğunda yanında olan dost gerçek dosttur.A friend in need is a friend indeed.
Makoto Ayers Rock'un zirvesinde gerçek aşkını buldu. O, Osakalı.Makoto found his true love on top of Ayers Rock. She's from Osaka.
Mike gerçekten kız kardeşinin başka bir şey olduğunu düşünüyordu.Mike really thought your sister was something else.
O gerçekten beni bıktırıyor.He really turns me off.
O gerçekten üzücüdür.It is truly regrettable.
Gerçekten çizgi romanları seversin, değil mi?You really like comic books, don't you?
Gerçekten aç olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyor musun?Do you know what it is like to be really hungry?
Ben, gerçekten ödeme için hazırım.I am quite ready for payment.
Gerçekten mi? Onun evlenecek son kişi olduğunu düşünüyordum.Really? I thought she'd be the last person to get married.
Bir plastik bardak gerçek camdan yapılmış olanından daha iyidir.A plastic glass is better than one made of real glass.
Bill gerçekten çok fazla içer.Bill really drinks like a fish.
Gerçekten canım bir bira istiyor.I really feel like a beer.