Burada önemli olan şey majör şiddet genleri,الفكرة الرئيسية هي جينات العنف الرئيسية،
Burada önemli olan şey majör şiddet genleri,主な暴力的な遺伝子 MAO-A遺伝子の影響です
Bu yönergeler, DNA'nın içinde şifreli olan temel genlerin nasıl okunacağını etkileyebilir.DNAに書かれた遺伝コードを読み取るかに影響します ですから この図のように
Bu yönergeler, DNA'nın içinde şifreli olan temel genlerin nasıl okunacağını etkileyebilir.Quelle istruzioni possono poi influenzare su come la cellula legge i geni sottostanti codificati nel DNA.
Çünkü biz hep, genlerin taşlaşmış ve değiştirilemez olduğunu farz ederek bir şeyler üzerinde çalıştık.その仮定とは「遺伝子は強固なので 私たちが変えることはできない」ということです 最後に 皆さんと私自身に課題を与えたいと思います
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Ponieważ nie chcemy manipulować genami?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.왜냐면 유전자를 이리저리 옮겨놓는 게 싫으니까요?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Mert nem akarunk géneket tologatni?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Omdat we niet willen schuiven met genen?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Parce que nous ne voulons pas déplacer des gènes ?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Pentru că nu vrem să modificăm genele?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Porque é que não queremos movimentar genes?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Porque no queremos mover de lugar los genes?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Pretože nechceme posúvať gény?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Protože nechceme postrkovat geny?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Solo perché non vogliamo spostare i geni qua e là?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Weil wir keine Gene herumschieben wollen?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Επειδή δε θέλουμε να μετακινούμε γονίδια;
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Защото не искаме да разместваме гени?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.Мы не хотим передвигать гены?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.כי אנחנו לא רוצים להזיז כמה גנים?
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.لأننا لا نريد أن نُحرك الجينات داخلها ؟
Çünkü genlerin yerini değiştirmek istemiyoruz.それは遺伝子の移動の話で 化学物質の話ではないですね
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Apoi Watson şi Crick au cercetat şi chiar au găsit una.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Azután Watson és Crick addig keresgélt, míg találtak egyet.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Dan kwamen Watson en Crick die naar het gen zochten en het ook vonden.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Et puis Watson et Crick ont effectivement cherché et en ont trouvé un.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.이후 왓슨과 크릭이 유전자를 발견하고 직접 관찰했습니다.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Poi Watson e Crick si misero a cercarli e ne individuarono uno.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Potem Watson i Crick spojrzeli i go znaleźli.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Y luego Watson y Crick finalmente buscaron y encontraron uno.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Και οι Γουότσον και Κρικ έψαξαν και βρήκαν ένα γονίδιο.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.А потом Уотсон и Крик на самом деле нашли ген.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.И тогава Уотсън и Крик търсиха и накрая намериха един ген.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.ואז ואטסון וקריק בעצם הסתכלו ומצאו כזה.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.و من ثم واستن و كريك فعلا بحثوا و وجدوا واحدة.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.実際に遺伝子構造を発見しました 物理学ではよくある話です
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinDawkins chciał odejść od wszechobecnego myślenia o genach,
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinDawkins wollte, dass die Leute etwas wegkommen, von dem Begriff "Gen" , also fragte er:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği için도킨스는 모든 사람들이 항상 유전자에 대해 생각하는 것에서 벗어나기를 원했죠.
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinRichard Dawkins voulait qu'on arrête de penser uniquement aux gènes, et donc il demanda:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinΉθελε να ξεφύγει από όποιον σκεπτόταν μοναχά τα γονίδια, κι έτσι είπε:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinИскал да се отдели от всички, като мисли постоянно за гените, и казал:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinОн хотел абстрагироваться от тех, кто все время думает только о генах, и поэтому он предположил:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinוהוא שאף להתרחק מהחשיבה הכללית על גנים,
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinوهو يريد أن يفلت من أي أحد يفكر طول الوقت عن الجينات
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği için逃れたがっており こう言いました 「ここに他の自己複製子はいる?」
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.Darwin bouwde een hele theorie die berustte op hun bestaan.
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.Darwin pedig egy egész elméletet épített, melynek alapja a gének létezése volt.
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.Darwin zaś, zbudował całą teorię, która bazowała na ich istnieniu.
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.E Darwin costruì una intera teoria che si basava sulla loro esistenza.
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.Et Darwin a construit toute une théorie qui dépendant de leur existence.
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.다윈은 그 개념 위에서 이론의 전체적인 틀을 세웠죠.
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.Şi Darwin a construit o întreagă teorie care depindea de existenţa ei.
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.Und Darwin baute eine ganze Theorie die von einer Existenz dessen abhing.
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.Y Darwin construyó una teoría entera que dependía de que ellos exsistieran.
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.Και ο Δαρβίνος έχτισε ολόκληρη θεωρία που βασιζόταν στο ότι τα γονίδια υπήρχαν.
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.Дарвин построил целую теорию, основываясь на существовании генов.
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.И Дарвин построи цяла теория, която зависеше от това те да съществуват.
Dawrın ise genlerin var olduğunu kabul ederek üzerlerine tamamlanmış bir teori kurdu.ודארווין בנה תאוריה שלמה שהיתה תלויה בקיומם.