Ana içeriğe geç
Sözlük

genetik ile cümle

genetik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Dystoni är en sjukdom som drabbar barn.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Dystonia zdarza się u dzieci. Jest uwarunkowana genetycznie. To skręcanie części ciała.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Dystonie is een aandoening bij kinderen. Het is een genetische aandoening. Ze veroorzaakt verwringingen.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Dystonie je porucha postihující děti.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Dystoni er en lidelse der påvirker børn.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.이 병은 어린이들에게 발생하는 질환입니다. 유전적 질병이고, 몸을 꼬는 증상을 나타내죠.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.La distonía es un trastorno que afecta a los niños
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.La dystonie est un trouble qui affecte les enfants.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Vì rối loạn trương lực cơ là rối loạn ảnh hưởng xấu cho trẻ em.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Дистонията е разстройство, засягащо децата.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.דיסטוניה היא הפרעה הקיימת אצל ילדים. זו הפרעה גנטית והיא גורמת לעוויתות,
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.فالدستونيا هو اضطراب يصيب الأطفال هو اضطراب جيني و من أعراضه الحركة الالتوائية
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.遺伝性疾患で ねじれを引き起こし 徐々により酷いねじれになり
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.DNA는 유전형질의 기본단위입니다.
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.Ik weet zeker dat veel van jullie al gehoord hebben over de molecule
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.היא היחידה הבסיסית של התורשה.
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.هذه هي الوحدة الأساسية للوراثة، او هي ما يرمز
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.すべての遺伝情報のコードです。
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.우리의 DNA 안에, 우리의 유전적 코드 안에 써있습니다.
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.Écrit dans notre ADN, dans notre code génétique.
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.Escrito en nuestro ADN, en nuestro código genético.
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.Es steht in unserer DNA, dem genetischen Code.
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.Het is geschreven in ons DNA, onze genetische code.
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.Scrisă în ADN-ul nostru, în codul nostru genetic.
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.Sono scritti nel nostro DNA, nel nostro codice genetico.
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.Zapisana jest w naszym DNA, kodzie genetycznym.
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.Всё прописано в нашей ДНК,
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.Написано е в нашето ДНК, в нашия генетичен код.
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.כתוב בד.נ.א. שלנו, בקוד הגנטי.
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.مكتوبة في الحمض النووي، في شفراتنا الجينية
DNA'mızda, genetik kodumuzda yazılı.初期の人類まで辿ることが出来る
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."Além de que a replicação imprópria da molécula do ADN "causa doenças genéticas, "não entendemos mais nada."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."Azon kívül, hogy a DNS molekula nem megfelelő másolása genetikai betegséget okoz, nem értettünk semmit."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."DNA 분자의 부정확한 복제가 유전병을 일으킨다는 거 말고는 아무것도 이해할 수 없었어요."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."În afară de faptul că replicarea incorectă a moleculei de ADN" provoacă boli genetice, nu am înțeles nimic."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."Kromě faktu, že nepřesná replikace molekuly DNA způsobuje genetické nemoci, jsme nic jiného nepochopili."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."Ngoài việc sự nhân đôi bất thường của phân tử ADN gây ra các bệnh di truyền, chúng cháu chẳng hiểu gì cả."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."Nie zrozumieliśmy nic poza tym, że nieprawidłowa replikacja cząsteczki DNA wywołuje chorobę genetyczną."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi.Udover at fejlagtig replikering af DNA molekyler kan give genetiske sygdomme, forstod vi ikke andet."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."מלבד העובדה ששיכפול לקוי של מולקולת DNA גורם למחלה תורשתית, לא הבננו כלום."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."بخلاف حقيقة أنّ التّناسخ الخاطئ لِجُزئيّات الحمض النوويّ يُسبّب أمراضا وراثيّة، لم نفهم أيّ شيء آخر".
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi.ということ以外は 何も分からないの」 (笑)
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.Jeho detský lekár má náhodou vzdelanie v klinickej genetike a vôbec netuší, čo sa deje, ale povie:
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.Jeho pediatr, který měl znalosti z klinické genetiky, neměl tušení, co s tím klukem je, ale řekl:
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.담당 소아과 의사가 우연히도 임상유전학 경력이 있었는데 도저히 어찌된 일인지 알 수가 없었습니다,
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.Pediatrul lui era calificat în genetică medicală şi nu avea idee ce se întâmplă, dar a spus:
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.У его педиатра оказались знания клинической генетики, и он не понимает, что происходит, но предлагает:
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.ולרופא הילדים שלו יש במקרה רקע בגנטיקה קלינית ואין לו מושג מה קורה איתו,
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.تصادف أن طبيبه لديه خلفية في علم الوراثة السريري وليست لديه أي فكرة عما يحصل،
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.問題が何か分からぬまま とにかくゲノムの解析をしました
Dolayısıyla genetik kodu okuma oranı değişti.De snelheid van het lezen van genetische code is dus veranderd.
Dolayısıyla genetik kodu okuma oranı değişti.Die Geschwindigkeit, mit der wir den genetischen Codes lesen, hat sich also verändert.
Dolayısıyla genetik kodu okuma oranı değişti.Donc le rythme de lecture du code génétique a changé.
Dolayısıyla genetik kodu okuma oranı değişti.유전체 서열을 읽는 속도는 이 정도로 발달했지요.
Dolayısıyla genetik kodu okuma oranı değişti.Por lo tanto, la tasa de lectura del código genético ha cambiado.
Dolayısıyla genetik kodu okuma oranı değişti.Quindi il tasso di lettura del codice genetico è cambiato.
Dolayısıyla genetik kodu okuma oranı değişti.Tehát a genetikai kód leolvasásának sebessége megváltozott.
Dolayısıyla genetik kodu okuma oranı değişti.Zatem prędkość odczytywania kodu genetycznego zmieniła się.
Dolayısıyla genetik kodu okuma oranı değişti.Нивото на четене на генетичния код се промени.
Dolayısıyla genetik kodu okuma oranı değişti.Темп расшифровки генетического кода изменился.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod