Genellikle mutlu görünüyor muyum?Do I usually seem happy?
Düğünler genellikle mutlu günlerdir.Weddings are usually happy occasions.
Tokyo istasyonu genellikle çok yoğun.Tokyo Station is usually very busy.
Ben genellikle diğer insanları görmek istediğim için evden dışarı çıkmam.I don't generally go out of the house to want to see other people.
Çok yüksek beklentiler genellikle hayal kırıklığı için bir nedendir.Too high expectations are often a cause for disappointment.
Kültür şoku genellikle duygusal bir lunapark hız treni olarak tanımlanır.Culture shock is often described as an emotional rollercoaster.
New York'ta o kadar çok kirlenme var ki koşucular genellikle maske takarlar.There is so much pollution in New York that joggers often wear masks when running.
Genellikle yalnız mı yolculuk edersin?Do you usually travel alone?
Tom ve Mary akşam yemeği için birlikte dışarı çıktıklarında, genellikle hesabı bölüşürler.Usually when Tom and Mary go out for dinner together, they split the bill.
O genellikle ablasına boyun eğmek zorunda.She usually has to give in to her big sister.
Biz genellikle kazanırız.We usually win.
O genellikle geç saatlere kadar çalışıyor mu?Does he usually work late?
Genellikle günde bir kez et yerim.I usually eat meat once a day.
Gastroenteritler genellikle Norovirustan kaynaklanır.Gastroenteritis is often caused by the norovirus.
Tom genellikle ne zaman gelir?When does Tom usually arrive?
O genellikle saat beşte eve gider.He generally goes home at five o'clock.
Genellikle hangisini içersin, şarap mı yoksa bira mı?Which do you usually drink, wine or beer?
Tom ve Mary birbirleriyle genellikle Fransızca konuşurlar.Tom and Mary usually speak French to each other.
Genellikle ağlamam.I don't usually cry.
Tom genellikle çalışıyor.Tom is usually working.
Ben genellikle ruj kullanmam.I don't usually wear lipstick.
Genellikle burada çalışmam.I usually don't work here.
Onlar genellikle rehine almaz.They don't usually take hostages.
Genellikle ne zaman öğle yemeği yersin?What time do you usually have lunch?
Ben genellikle sadece yarı uyanığım.I'm often only half-awake.
Genellikle akşam 11.00 civarında yatmaya giderim.I usually go to bed around 11 p.m.
Başarı genellikle sıkı çalışma gerektirir.Success usually requires hard work.
Ben genellikle evde tütsü yakmam.I don't usually burn incense at home.
Ben genellikle böyle terlemem.I don't usually sweat like this.
Ben genellikle bir not panosu taşırım.I usually carry a clipboard.
Tom'un genellikle kapısını kilitlemediğini fark ettim.I've noticed that Tom doesn't usually lock his door.
Kadınlar genellikle kocalarından daha uzun yaşarlar.Women generally outlive their husbands.
Genellikle bu kadar geç yemek yemem.I don't usually eat this late.
Kader genellikle beklenmeyeni gönderir.Fate often sends the unexpected.
Tom ve ben genellikle birbirimizle Fransızca konuşuruz.Tom and I usually speak French to each other.
Genellikle maden suyu çeşme suyundan pahalıdır.Generally, mineral water is more expensive than tap water.
Çocuklar genellikle sabırsız ve tez canlı.Children are often impatient and restless.
Kediler genellikle miyavlar.Cats usually meow.
Genellikle birbirimizle Fransızca konuşuruz.We usually speak to each other in French.
Genellikle arkadaşlarımla sinemaya giderim.I usually go to the cinema with my friends.
Kırmızı biber tozu genellikle Hint mutfağında kullanılır.Chili powder is often used in Indian cooking.
Köpek balığı çorbası genellikle Çin'de evlenme törenlerinde ve ziyafetlerde servis edilir.Shark fin soup is commonly served at Chinese weddings and banquets.
Tom genellikle her akşam akşam yemeğinden sonra Mary'yi arar.Tom usually calls Mary every evening after dinner.
Genellikle, Amerikalılar büyük arabaları tercih ederler.Usually, Americans prefer big cars.
Tom dışarı çıktığında genellikle güneş gözlüğü takar.Tom usually wears sunglasses whenever he goes outside.
Tom genellikle kahvaltı için bir kase mısır gevreği yer.Tom usually eats a bowl of cereal for breakfast.
Ben gece bu kadar geç saatte genellikle hala uyanık değilim.I'm not usually still awake this late at night.
Tom cumartesi günleri genellikle kütüphaneye gider.Tom often goes to the library on Saturdays.
Genellikle kahvaltıdan önce duş alırım.I usually take a shower before breakfast.
Tom genellikle günde sadece iki öğün yemek yer.Tom usually eats only two meals a day.
Tom genellikle günde sadece iki öğün yer.Tom usually eats only two meals a day.
Tom genellikle gece geç saatlere kadar yatmaz.Tom usually stays up late at night.
Pazartesi günleri genellikle burada değilim.I'm usually not here on Mondays.
Tom genellikle alışveriş merkezinde alışveriş yapar.Tom usually shops at the mall.
Tom genellikle istediğini alır.Tom usually gets what he wants.
Genellikle saat takmam.I usually don't wear a watch.
Genellikle kravat takmam.I usually don't wear a tie.
Genellikle şapka takmam.I usually don't wear a hat.
Genellikle bu kadar meşgul değilim.I'm usually not this busy.
Genellikle istediğimi elde ederim.I usually get what I want.