Genellikle okula otobüsle giderim.I usually go to school by bus.
O günlerde ben genellikle beşte kalktım.I usually got up at five in those days.
Genellikle saat on'dan önce yatmaya giderim.I usually go to bed before ten.
Ben genellikle yaklaşık on birde yatmaya gitmek zorundayım.I usually got to bed about eleven.
Ben genellikle dörtte eve giderim.I usually go home at four.
Genellikle saat altıda kalkarım, fakat dün sabah sekizde kalktım.As a rule I get up at six o'clock, but yesterday morning I got up at eight.
Ben genellikle bu süpermarkette alışveriş yaparım.I usually do my shopping at this supermarket.
Okula genellikle yürüyerek giderim.I usually walk to school.
Ben genellikle okula yürürüm.I usually walk to school.
Ben genellikle akşam yemeğinden sonra banyo yaparım.I usually take a bath after dinner.
Genellikle bisikletle okula giderim.I usually go to school by bicycle.
Ben genellikle Pazar günleri çalışmak zorunda değilim.I don't usually have to work on Sundays.
Seyahat ederken genellikle günlük tutarım.I usually keep a diary when I travel.
Ben genellikle yerel bir mağazada giysi satın alırım.I usually buy clothing at a local store.
Çayı sevmiyorum, bu yüzden kahvaltı için genellikle kahve içerim.I do not like tea, so I generally drink coffee for breakfast.
Ben genellikle sabah erken kalkarım.I usually get up early in the morning.
Kahveme bir küp buz koymak istiyorum, çünkü o genellikle çok sıcak.I like to put an ice cube into my coffee, because it's usually too hot.
Pazar günü genellikle sinemaya giderdim.I usually went to the movies on Sunday.
Pazar günü genellikle kot giyerim.I usually wear jeans on Sunday.
Genellikle saat yedide kahvaltı yaparım.I usually have breakfast at seven.
Genellikle tenis oynadıktan sonra bir duş alırım, ama bugün alamadım.I usually take a shower after I play tennis, but today I couldn't.
Genellikle cuma günü markete giderim.I usually go to market on Friday.
Genellikle saat altıda kalkarım.I usually wake up at six.
Genellikle saat 06:00 ya kadar eve varırım.I usually get home by six o'clock.
Genellikle sekizde kalkarım.I usually get up at eight.
Genellikle hafif bir kahvaltı yaparım.I usually have a light breakfast.
Genellikle dokuzda yatarım.I usually go to bed at nine.
Genellikle saat dokuzda yatmaya giderim.I usually go to bed at nine.
Ben genellikle dokuz da yatarım.I usually go to bed at nine.
Genellikle yedide kalkarım.I usually get up at seven.
Genellikle pazar günü bütün günü boş boş geçiririm.I usually spend the whole day idly on Sunday.
Genellikle akşam yemeğinden önce televizyon izlerim.I usually watch television before supper.
Genellikle saat altı otuz civarında kalkarım.I usually get up at about six-thirty.
Genellikle yaklaşık saat 6:30 da kalkarım.I usually get up at about six-thirty.
Ben genellikle kıyafetlerimi büyük mağazadan satın alırım.I usually buy my clothes at the department store.
Bizim üniversite genellikle Nisanın 1'inde başlar.Our university usually starts on April 1st.
Biz genellikle ona Toshi deriz.We usually call him Toshi.
Biz genellikle okula yürürüz.We usually walk to school.
Genellikle hiçbir şeyin zamandan daha değerli olmadığın söylenilir.It is often said that nothing is more precious than time.
Planlar yapmak genellikle gerçekleştirmekten daha kolaydır.It is often easier to make plans than to carry them out.
Genç insanlar genellikle yaşlılardan daha fazla enerjiye sahiptir.Young people usually have more energy than the old.
Yaralı ayılar genellikle çok tehlikelidir.Wounded bears are usually very dangerous.
Kadınlar genellikle erkeklerden daha uzun yaşar.Women usually live longer than men.
Küçük kızlar genellikle oyuncak bebeklere bayılır.Little girls in general are fond of dolls.
Küçük çocuklar genellikle ejderhalar ve diğer canavarlar hakkında kitapları sever.Small children often like books about dragons and other monsters.
Küçük işletmeler genellikle büyük bir şirket tarafından sömürülürler.Small business are often absorbed by a major company.
Belli olmaz ama genellikle haftada üç kez.That depends, but usually about three times a week.
İnsanlar genellikle kendi mahremiyetleri pahasına ünlü olurlar..People usually become famous at the cost of their privacy.
İnsanlar genellikle kendi hataları fark etmezler.People often don't notice their own faults.
Irksal sorunlar genellikle sosyal kargaşa nedenidir.Racial problems are often the cause of social unrest.
Enflasyon belli bir düzeye ulaştığında Hükümetler genellikle fiyat kontrolüne başvururlar.Governments usually resort to price control when inflation has reached a certain level.
Masako, genellikle okula yürüyerek gider.Masako usually walks to school.
Ergenler genellikle ebeveynleriyle tartışır.Adolescents often quarrel with their parents.
Genellikle senin fikrin iyi bir fikir.By and large, your idea is a good one.
Büyük çiftliklerde sığırlar genellikle damgalarla işaretlenirler.On large farms, cattle are usually marked with brands.
Genellikle, köpekler kedilerden daha sadıktırlar.Broadly speaking, dogs are more faithful than cats.
Genellikle üniversite öğrencilerinin lise öğrencilerine göre daha fazla boş zamanı vardır.Generally speaking, college students have more free time than high school students.
Kötü dişler genellikle ağrıya neden olur.Bad teeth often cause pain.
Genellikle kahvaltıda ne yersiniz?What do you usually have for breakfast?
Genellikle ne zaman kalkarsın?When do you usually get up?