Ana içeriğe geç
Sözlük

genel ile cümle

genel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Genellikle hiçbir şeyin zamandan daha değerli olmadığın söylenilir.It is often said that nothing is more precious than time.
Planlar yapmak genellikle gerçekleştirmekten daha kolaydır.It is often easier to make plans than to carry them out.
Genç insanlar genellikle yaşlılardan daha fazla enerjiye sahiptir.Young people usually have more energy than the old.
Genç insanlar genelde enerji dolu.Young people are usually full of energy.
Gençler genelde enerji doludur.Young people are usually full of energy.
Yaralı ayılar genellikle çok tehlikelidir.Wounded bears are usually very dangerous.
Kadınlar genel olarak erkeklerden daha uzun yaşamaktadır.Women generally live longer than men.
Kadınlar genellikle erkeklerden daha uzun yaşar.Women usually live longer than men.
Küçük kızlar genellikle oyuncak bebeklere bayılır.Little girls in general are fond of dolls.
Küçük çocuklar genellikle ejderhalar ve diğer canavarlar hakkında kitapları sever.Small children often like books about dragons and other monsters.
Küçük işletmeler genellikle büyük bir şirket tarafından sömürülürler.Small business are often absorbed by a major company.
Belli olmaz ama genellikle haftada üç kez.That depends, but usually about three times a week.
İnsanlar genellikle kendi mahremiyetleri pahasına ünlü olurlar..People usually become famous at the cost of their privacy.
İnsanlar genellikle kendi hataları fark etmezler.People often don't notice their own faults.
Irksal sorunlar genellikle sosyal kargaşa nedenidir.Racial problems are often the cause of social unrest.
İnsanlar genelde havadan şikayet eder.People often complain about the weather.
İnsanlar genel olarak gazetelerin söylediği her şeye inanıyorlar.People in general have faith in everything newspapers say.
İnsanların genelde dahiler için hiçbir sempatisi yoktur.People often have no sympathy for geniuses.
Enflasyon belli bir düzeye ulaştığında Hükümetler genellikle fiyat kontrolüne başvururlar.Governments usually resort to price control when inflation has reached a certain level.
Masako, genellikle okula yürüyerek gider.Masako usually walks to school.
Ergenler genellikle ebeveynleriyle tartışır.Adolescents often quarrel with their parents.
Savaştan sonra, demokrasi fikri Japonya geneline yayıldı.After the war, the idea of democracy spread throughout Japan.
Genel olarak, partide iyi eğlendik.All in all, we had a good time at the party.
Genel durum bizim için avantajlı.The general situation is advantageous to us.
Genelde biz iyiyiz.We've been fine, by and large.
Genel olarak programa uyuyoruz.Overall we are on schedule.
Genellikle senin fikrin iyi bir fikir.By and large, your idea is a good one.
Genel olarak onun iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum.All in all, I thought it was a good book.
Genelde, bu bir başarıydı.Altogether, it was a success.
Genel olarak bu okul en iyilerinden biri.By and large, this school is one of the best.
Genel olarak, o çok güvenilir bir kişidir.By and large, she is a very reliable person.
Bir genel seçim havasındaydı.A general election was in the air.
Bir genel seçim mayıs ayında düzenlenecek.A general election will be held in May.
Genel kurul toplantısında bir çok üye yardımcı oldu.A lot of members assisted at the general meeting.
Büyük çiftliklerde sığırlar genellikle damgalarla işaretlenirler.On large farms, cattle are usually marked with brands.
Genellikle, köpekler kedilerden daha sadıktırlar.Broadly speaking, dogs are more faithful than cats.
Genellikle üniversite öğrencilerinin lise öğrencilerine göre daha fazla boş zamanı vardır.Generally speaking, college students have more free time than high school students.
Genel müdür her bir adamı görevine atadı.The president appointed each man to the post.
Başkan genel af ilan etti.The president granted a general pardon.
Kötü dişler genellikle ağrıya neden olur.Bad teeth often cause pain.
Genellikle kahvaltıda ne yersiniz?What do you usually have for breakfast?
Genellikle ne zaman kalkarsın?When do you usually get up?
Biz genellikle sabahları birlikte sahil boyunca bir yürüyüş yapardık.We often took a walk along the seashore together in the morning.
John genellikle hızlı bir kahvaltı yer.John often has a quick breakfast.
Seyirciler genellikle gençti.The audience were mostly adolescents.
Kuşlar genellikle sabah erken uyanır.Birds usually wake up early in the morning.
Dükkanlar genellikle saat onda kapalıdır.The shops are for the most part closed at ten o'clock.
Ülkedeki otobüsler genellikle zamanında gelmezler.Buses in the country do not usually come on time.
Köylü insanlar genelde yabancılardan korkar.Country people are often afraid of strangers.
Burada akşamleyin genellikle serin bir esinti vardır.There is usually a cool breeze here in the evening.
Japonya'da yağışlı mevsim genellikle haziran ayında başlar.In Japan, the rainy season usually begins in June.
Japonya'da Kasım ayında genellikle iyi hava vardır.There is usually good weather in November throughout Japan.
Japon şirketleri genellikle çalışanlarına üniforma sağlar.Japanese companies generally provide their employees with uniforms.
Japon arabalarının yeni modelleri genellikle ilkbaharda çıkar.New models of Japanese cars usually come out in the spring.
Bir Japon bahçesi genellikle içinde bir havuza sahiptir.A Japanese garden usually has a pond in it.
Alışverişe genellikle Pazar öğleden sonra giderim.I usually go shopping on Sunday afternoon.
Pazar günü genellikle evde kalırım.I usually stay indoors on Sunday.
Azim, genellikle söylenir, başarının anahtarıdır.Perseverance, it is often said, is the key to success.
Kediler genellikle hareketli araçlar tarafından ezilirler.Cats are often run over by moving vehicles.
Bir ata binmeden önce, genellikle onun sırtına bir eyer koyarsın.Before getting on a horse, you usually put a saddle on its back.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod