İnsanlar genelde kötüdür ama siz iyisiniz.Humans are generally evil, but you're okay.
Genellikle günde sekiz saat uyurum.I usually sleep eight hours a day.
Odamı temizlemem genellikle sürdüğünden daha uzun sürdü.It took me longer to clean my room than it usually does.
Genelde ödevimi akşam yemeğinden önce yapmam.I don't usually do my homework before dinner.
Tom genellikle cüzdanını cebine koymayı unutuyor.Tom quite often forgets to put his wallet in his pocket.
Genellikle keçiyi sağan kişi benim.I'm the one who usually milks the goat.
Tom genellikle erken gelir ve Mary genellikle geç kalır.Tom is usually on time and Mary is usually late.
Genellikle bunu sabahları yapmam.I don't usually do that in the morning.
Genellikle bunu akşamları yapmam.I don't usually do that in the evening.
Bunu genellikle yapan ben değilim.I'm not the one who usually does that.
Genellikle pahalı giysiler almam.I don't usually buy expensive clothes.
Genellikle pahalı giysiler satın almam.I don't usually buy expensive clothes.
Genellikle pazartesi günleri bunu yapmam.I don't usually do that on Mondays.
Tom genellikle pazartesi günleri evdedir, ancak Mary değildir.Tom is usually at home on Mondays, but Mary isn't.
Tom pazartesi akşamları genellikle evde olur.Tom is usually at home on Monday evenings.
Onu genelde boş zamanımda yaparım.I often do that in my free time.
Genelde fazla nakit para taşımam.I don't usually carry much cash.
Yabancılarla genellikle konuşmam.I don't often talk to strangers.
Hafta sonları genellikle tatil yapmam.I don't often have weekends off.
Onu genelde akşamleyin yaparım.I often do that in the evening.
Tom öğleden sonra genellikle buradadır.Tom is usually here in the afternoon.
Tom genellikle Mary'den çok daha naziktir.Tom is usually a lot nicer than Mary.
Genelde bu biçimde giyinmem.I don't usually dress this way.
Genelde bu şekilde giyinmem.I don't usually dress this way.
Genelde bu tarz giyinmem.I don't usually dress this way.
Genelde bu kadar çok içmem.I don't usually drink so much.
Onu genelde yalnız yapmam.I don't usually do that alone.
Onu genelde Tom'la birlikte yaparım.I usually do that with Tom.
Onu genelde pazartesileri yaparım.I usually do that on Mondays.
Genelde bunu burada yapmam.I don't usually do that here.
Tom öğle yemeğini genellikle saat on ikide yiyor.Tom usually eats lunch at twelve o'clock.
Genelde makyaj yapmam.I don't usually wear makeup.
Genelde bunalıma girmem.I don't often get depressed.
Onu genellikle yalnız başıma yapmam.I don't often do that alone.
Onu genelde evde yapıyorum.I usually do that at home.
Onu genelde tek başıma yapıyorum.I often do that by myself.
Genelde 6.30'da kalkarım.I usually get up at 6:30.
Tom genellikle horlamaz.Tom doesn't usually snore.
Ben genellikle bira içmem.I don't often drink beer.
Onu genellikle yalnız yaparım.I usually do that alone.
Onu genelde evde yaparım.I often do that at home.
Onu genelde burada yaparım.I usually do that here.
Tom ve ben birbirimize genelde günaydın demiyoruz.Tom and I don't usually say good morning to each other.
Tom buraya genellikle saat 2.30 civarı gelir.Tom usually gets here about 2:30.
Tom genellikle eve yürür.Tom usually walks home.
Tom otobüsle okula gider, ancak genellikle eve yürür.Tom goes to school by bus, but he usually walks home.
Sami bir genelevi ziyaret etti.Sami visited a brothel.
Tatillerinizi genellikle nerede geçiriyorsunuz?Where do you usually spend your holidays?
Tom genellikle anne ve babasından önce yatağa gider.Tom usually goes to bed before his parents do.
Tom genellikle kışın bile pencereleri açık olarak uyur.Tom usually sleeps with his windows open, even in the winter.
Tom sahneye çıkmadan önce genellikle herhangi bir şey yemez.Tom doesn't usually eat anything before he goes on stage.
Yumurtalar Amerika'da genellikle düzineler halinde satılıyor.Eggs are usually sold by the dozen in America.
Tom genellikle köpeğimizi yürüyüşe çıkaran kişidir.Tom is usually the one who takes our dog out for a walk.
Ben akşamleyin genellikle kahve içmem.I don't usually drink coffee in the evening.
Genellikle mutfakta kahvaltı ederiz.We often eat breakfast in the kitchen.
Tom genellikle akşam yemeğini yerken haberleri izler.Tom usually watches the news while he's eating dinner.
Sami genellikle bu odada uyumuştu.Sami often slept in this room.
Sami o odada genellikle yalnız uyudu.Sami often slept alone in that room.
Genellikle çok düşük fiyatlarla satılıyor.It generally sells at very low prices.
Saman nezlesi mevsiminde, Mary'nin cümleleri genellikle hapşırmalarla noktalandı.During hayfever season, Mary's sentences were usually punctuated by sneezes.