Ana içeriğe geç
Sözlük

gene ile cümle

gene kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çocuklar genellikle büyük atletlere hayranlık duyarlar.Children usually look up to great athletes.
Genellikle granola yer misiniz?Do you often eat granola?
Genetiği değiştirilmiş gıda yemenin tehlikeli olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think it's dangerous to eat genetically modified food?
Ne yiyeceğine genellikle nasıl karar verirsin?How do you usually decide what to eat?
Ben genellikle kırmızı et yemem.I don't usually eat red meat.
Gece yatmadan önce genellikle İncil okurum.I often read the Bible at night just before I go to sleep.
Kaykayların genellikle tekerlekli patenlerden daha ucuz olduklarını düşünüyorum.I think skateboards are usually cheaper than rollerblades.
Pirinç pilavını genellikle çubuklarla yerim.I usually eat rice with chopsticks.
Bozuk paramı genellikle masamın çekmecesine atarım.I usually toss my loose change into my desk drawer.
Eğer o büyük bir öğle yemeği yerse, genellikle öğleden sonra uyur.If he eats a big lunch, he usually gets sleepy mid-afternoon.
Genetiği değiştirilmiş gıda yemekten kaçınmak neredeyse imkansız.It's almost impossible to avoid eating genetically modified food.
Midem genellikle baharatlı yemek yedikten sonra biraz bozuluyor.My stomach is often a bit upset after eating spicy food.
Pirinç pilavı Japonya'da genellikle çubukla yenir.Rice is usually eaten with chopsticks in Japan.
Japon öğrencileri genellikle öğle yemeği için ne yer?What do Japanese students usually eat for lunch?
Genellikle kahvaltıda ne yersin?What do you usually eat for breakfast?
Yılın hangi zamanında genellikle sahilde zaman geçirmek istersin?What time of year do you usually like to spend time on the beach?
Ailenin içinde genellikle nasıl konuşursun?How do you usually speak in your family?
Genellikle saat kaçta eve dönersin?What time do you usually return home?
Genellikle ayda beş dilimden daha fazla pizza yer misin?Do you usually eat more than five slices of pizza a month?
Tom genellikle dokuzdan beş-otuza kadar çalışır.Tom usually works from nine to five-thirty.
Tom genellikle çok parlak olmasa bile güneş gözlüğü takıyor.Tom usually wears sunglasses even when it's not so bright.
Tom genellikle sabahları evden ayrılmadan önce hava raporunu izler.Tom usually watches the weather report in the morning before leaving home.
Tom genellikle kahvaltıdan önce bir duş alırTom usually takes a shower before breakfast.
Tom genellikle sınıfın arkasında oturur.Tom usually sits in the back of the classroom.
Tom genellikle her şeyi nakit olarak öder.Tom usually pays for everything in cash.
Tom genellikle kahvaltı için sadece yulaf ezmesi yiyor.Tom usually only eats oatmeal for breakfast.
Tom genellikle gece yarısından hemen önce yatmaya gider.Tom usually goes to bed just before midnight.
Tom genellikle öğleden sonranın ilk saatlerinde uykulu hissediyor.Tom usually feels sleepy in the early afternoon.
Tom öğle yemeğini genellikle tek başına yer.Tom usually eats his lunch alone.
Tom Pazartesi öğleden sonraları genellikle çalışmak zorunda değildir.Tom usually doesn't have to work on Monday afternoons.
Tom genellikle yapmaya çalıştığını başarır.Tom usually accomplishes whatever he tries to do.
Tom genellikle öğün atlar.Tom often skips meals.
Tom genelde tüm gün bilgisayarının karşısında oturur.Tom often sits in front of his computer all day.
Tom televizyon izlerken genellikle hapır hupur abur cubur yer.Tom often munches on snacks while watching TV.
Tom genellikle Tay yemekleri yer.Tom often eats Thai food.
Tom istediği olmayınca çocuklaşıyor genelde.Tom often acts like a baby when he can't get his way.
Tom genellikle günün bu saatine kadar sarhoştur.Tom is usually drunk by this time of day.
Tom Pazar akşamları genellikle evdedir.Tom is usually at home on Sunday evenings.
Tom genellikle anlaşılması kolay açıklamalar yapar.Tom usually gives easy-to-understand explanations.
Tom genellikle duygularını göstermez.Tom doesn't usually show his feelings.
Tom genellikle tavla oynamaz.Tom doesn't usually play backgammon.
Tom genellikle tatlı yemez.Tom doesn't usually eat dessert.
Tom genellikle bir takım elbise giymez.Tom doesn't often wear a suit.
Bu Tom'un genellikle kaldığı otel.This is the hotel where Tom usually stays.
Tom çalışmak için genellikle bir kravat takar mı?Does Tom usually wear a tie to work?
Tom genellikle güneş losyonu sürer mi?Does Tom usually put on sunscreen?
Tom genellikle Mary ile birlikte okula yürür.Tom usually walks to school with Mary.
Tom genellikle Mary'ye ödevini yapmada yardım eder.Tom often helps Mary do her homework.
Tom her zaman vaktinde gelmez fakat Mary genellikle gelir.Tom doesn't always arrive on time, but Mary usually does.
Tom Mary'ye alışverişe genellikle nereye gittiğini sordu.Tom asked Mary where she usually went shopping.
Tom ve Mary genellikle Pazar günleri dinlenirler.Tom and Mary usually take it easy on Sundays.
Tom ve Mary genellikle ön sırada oturmaktan hoşlanırlar.Tom and Mary usually like to sit in the front row.
Tom ve Mary genellikle cuma günü birlikte çalışırlar.Tom and Mary often work together on Friday.
Mary pasta hamuru yapmaz, o genellikle hazır-yapılmış alır.Mary doesn't make pie crust. She usually buys it pre-made.
Yurtdışına seyahat ederseniz, genellikle bir pasaporta ihtiyacınız vardır.When you travel overseas, you usually need a passport.
Yurt dışına seyahat ederseniz genellikle bir pasaport gereklidir.A passport is usually necessary when you travel overseas.
Tom genellikle ne tür yazılım kullanır?What kind of software does Tom usually use?
Tom her ne zaman küfür etse, genellikle "Fransızcamı bağışlayın" diyor.Tom usually says "Pardon my French" whenever he swears.
Bizim hücrelerde kromozomlar genetik materyalimizin bütününü içerir.The chromosomes in our cells contain the whole of our genetic material.
O her zaman kendi yeteneklerini abartır ve diğerleri genellikle ona inanır.He always exaggerates his own abilities and others often believe him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod