Ana içeriğe geç
Sözlük

gene ile cümle

gene kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Erkekler genellikle kadınlardan fiziksel olarak daha güçlüdürler.Men are usually physically stronger than women.
Tom genellikle pijama giymez.Tom doesn't usually wear pajamas.
Genellikle belgesel izlerim.I usually watch documentaries.
Genellikle plâja gideriz.We usually go to the beach.
Tom ve Mary genellikle anne ve babalarından daha sonra eve dönerler.Tom and Mary usually get home later than their parents do.
Tom evin etrafında genellikle mavi terlik giyer.Tom usually wears blue slippers around the house.
Tom sörf yapmaya gittiğinde genellikle bir dalış elbisesi giyer.Tom usually wears a wetsuit when he goes surfing.
Tom ve Mary genellikle birlikte iyi vakit geçirirler.Tom and Mary usually have a good time together.
Tom ve Mary genellikle okula bisikletle giderler.Tom and Mary usually go to school by bicycle.
Tom ve Marry genellikle birlikte Fransızca konuşurlar.Tom and Mary usually speak French together.
Yazın genellikle plaja gideriz.We usually go to the beach in the summer.
Tom genellikle gece yarısından önce yatağa gider.Tom usually goes to bed before midnight.
Burası benim genellikle ayakkabı satın aldığım yer.This is where I usually buy shoes.
Tom genellikle işten eve yürür.Tom usually walks home from work.
Tom genellikle bu odada uyur.Tom usually sleeps in this room.
Ben genellikle soru sormuyorum.I don't usually ask questions.
Tom genellikle ne yer?What does Tom usually eat?
Tom genellikle ne yiyor?What does Tom usually eat?
Tom gene evlendi.Tom got married again.
Tom gene kaybetti.Tom lost again.
Bu küresel şirket genel olarak kabul görmüş muhasebe ilkelerini izliyor.This global company follows generally accepted accounting principles.
Genelde uykuya dalmak için herhangi bir problemim yok.I don't usually have any problem falling asleep.
Sorunlar genelde kendi kendine yok olmazlar.Problems don't usually go away by themselves.
"Sex" kelimesi anlamı genellikle belirsizdir.The meaning of the word "sex" is often unclear.
Bu genellikle yaz aylarında oldu.This happened often in the summer.
Öğrenciler genellikle bir hakaret olarak birbirlerine "homo" derler.The students often call each other "gay" as an insult.
Genellikle country müzikten hoşlanmam.Generally I don't like country music.
Tom genellikle tulum giyer.Tom usually wears dungarees.
Tom genellikle kot pantolon giyer.Tom usually wears jeans.
Genel toplam nedir?What is the grand total?
Umarım amatörlerin genellikle yaptığı bütün aptalca hatalardan kaçınabilirsin.I hope you can avoid all the stupid mistakes that amateurs usually make.
Tom ve ben genellikle 2.30'da burada buluşuruz.Tom and I usually meet here at 2:30.
Genellikle az eşya ile seyahat etmeye çalışırım.I usually try to travel light.
Genellikle çok iyimsersin.You're usually so optimistic.
Tom gene sarhoş.Tom is drunk again.
Aşağılık kompleksi ve üstünlük kompleksi genellikle benzer davranışa yol açar.An inferiority complex and a superiority complex often lead to the same behavior.
Tom Boston'daki genel müdürlüğe transfer edildi.Tom was transferred to the head office in Boston.
O, genetik piyangoyu kazandı.He won the genetic lottery.
O, genetik piyangoyu kazandığını kabul ediyor.She admits that she won the genetic lottery.
Tom genellikle hız limitinin yaklaşık saatte 10 kilometre üzerinde sürer.Tom usually drives about 10 kph over the speed limit.
Kız genellikle portakal suyu içiyor.The girl usually drinks orange juice.
Asya'da Fransız dili genellikle romantizmle ilişkilendirilir.In Asia, French language is often associated with romantism.
Yemek yerken genellikle okurum.I usually read while I eat.
Tom genellikle yeterli uyumuyor.Tom doesn't usually get enough sleep.
İşler genellikle beklediğinden daha uzun sürer.Things usually take longer than you expect.
Benim yerim genellikle bu kadar karmaşa değil.My place isn't usually this much of a mess.
İnsanlar biri öldükten sonra genellikle siyah giyer.People usually wear black after someone has died.
GloFish genetik olarak değiştirilmiş akvaryum balığıdır.GloFish are genetically modified aquarium fish.
Carol genellikle korku filmleri izler.Carol often watches horror films.
Genellikle saat altıda kalkarım ama bugün saat sekizde kalktım.Usually I get up at six, but today I got up at eight.
Ben genellikle yaptığım tatlıya mango koyarım.I usually put mangoes in the dessert that I make.
Tom sınıfın genel seviyesinin altındadır.Tom is below the general level of the class.
En kısa yorumlar genellikle en yararlı olanlarıdır.The shortest comments are often the most useful ones.
Araplar, İslam'ın doğumdan önce Arap yarımadasının genelinde yaşadılar.The Arabs lived across the Arabian Peninsula before the birth of Islam.
Tom gözlüğünü genellikle sadece okurken takar.Tom usually only wears his glasses when he's reading.
Tom genellikle sadece okurken gözlük takar.Tom usually only wears glasses when he's reading.
Biri benden bir şey gizlediğinde genellikle söyleyebilirim.I can usually tell when someone is hiding something from me.
Yunan trajedileri genellikle iyi bitmez.Usually, Greek tragedies don't end well.
Bir Japon evinin girişinde ziyaretçilerden genellikle ayakkabılarını çıkartmaları istenir.At the entrance of a Japanese house, visitors are generally asked to take off their shoes.
Tom genellikle okul için yaklaşık 7.30'da yola çıkar.Tom usually leaves for school at about 7:30.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod