Ana içeriğe geç
Sözlük

gen ile cümle

gen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom genelde pazar günleri evde olur.Tom is usually home on Sundays.
İtalyan genç işsizliği Haziran 2015'te yüzde 44.2'lik yüksek bir rekor kırdı.Italian youth unemployment hit a record-high at 44.2 percent in June 2015.
O seçkin genç bir kişiye rastladı.He came across an outstanding young person.
Sen genç olamazsın.You can't be young.
Tom okula sınıfındaki diğer öğrencilerden daha erken gelir genellikle.Tom usually gets to school earlier than any other student in his class.
Tom yapacağını söylediği şeyi genelde yapar.Tom usually does what he says he'll do.
Tom oraya yalnız gidemeyecek kadar çok genç.Tom is too young to go there alone.
Genel Merkezimiz Boston'da kalacak.Our headquarters will remain in Boston.
İnsanlar genellikle anlamadıkları şeyden hoşlanmazlar.People usually don't like what they don't understand.
O, Tom'un genellikle yaptığı şey.That's what Tom usually does.
Buranın en yaşlısı olsam da, hala oldukça genç sayılırım.Even though I'm the oldest one here, I'm still pretty young.
Komedyenler genellikle kendi esprilerine gülmez.Comedians don't usually laugh at their own jokes.
Tom genellikle okula erken gider.Tom usually gets to school early.
Genellikle olan bu.That's what usually happens.
Benim genç bir kızım var.I have a young daughter.
Yolsuzluk dünya genelinde birçok ülkelerde bir sorundur.Corruption is a problem in many countries around the world.
Yolsuzluk dünya genelinde birçok ülkelerde ciddi bir sorundur.Corruption is a serious problem in many countries around the world.
Bana hakaretler savurma, genç bayan.Don't hurl insults at me, young lady.
Gençler büyüklerinin deneyimlerine saygı göstermezler.Young people don't respect the experience of their elders.
Genellikle bisiklet kaskı takar mısın?Do you usually wear a bike helmet?
Tom artık o kadar genç değil.Tom isn't that young anymore.
Bu şekilde, üniversite öğrencilerinin ufkunu genişletmek için fırsatları var.In this way, the students of the university have the opportunity to expand their horizons.
İskoç Ulusal Partisi İskoç Parlamentosunda genel çoğunluğunu kaybetti.The Scottish National Party has lost its overall majority in the Scottish Parliament.
Benim tavan genişletilecek.My attic will be expanded.
Genel olarak, çocuklar dondurma sever.In general, kids like ice cream.
İşte gençler için bir hatırlatma: hepiniz bir ara öleceksiniz.Here is a reminder for young people: you will all die sometime.
O genç kadın kim?Who is that young woman?
Ben gençken çok piyano çalardımI used to play the piano a lot when I was younger.
Ben bir gençken her yere yürürdüm.I used to walk everywhere when I was a teenager.
Tom gençken banço oynardı.Tom used to play the banjo when he was younger.
Tom gençliğinde banjo çalıyordu.Tom used to play the banjo when he was younger.
Ben bir genç olarak bu parkta takılırdım.I used to hang out in this park as a teenager.
O sadece başka bir suratsız genç.He's just another sullen teenager.
Polis memuru genci hırsızlık için tutukladı.The police constable arrested the teenager for shoplifting.
Onun benden daha yaşlı mı yoksa daha genç mi olduğunu bilmiyorum.I don't know if he's older or younger than me.
Tom gençliğinde golf takımlarını taşıyan bir yardımcı olarak çalıştı.Tom worked as a caddie in his youth.
Genç insanlar bu ülkenin siyasetinden bıktılar.The young people are fed up with the politics of this country.
Tom genellikle babasının arabasını kullanır.Tom often drives his father's car.
Tom genç bir kadın oyuncuya aşık oldu.Tom fell in love with a young actress.
100 metre yarışının kazananına genellikle dünyanın en hızlı adamı denir.The winner of the 100m race is often called the world's fastest man.
Pizzayı elinizle genişletin.Stretch the pizza with your hands.
Şair genç öldü ama onun eserleri yüzyıllar boyunca hayatta kaldı.The poet died young, but his works survived for centuries.
Tom harika bir genç adam.Tom is a wonderful young man.
Profesyonel bisikletçiler genellikle ana grupta bisiklet kullanırlar.Professional cyclists usually ride in pelotons.
Profesyonel bisikletçiler genellikle bacaklarını tıraş ederler.Professional cyclists usually shave their legs.
Biz genç ve umursamazdık.We were young and carefree.
Saat takmıyorum ama gençken takardım.I don't wear a watch but I used to wear one when I was younger.
Tom genç bir kız ve onun köpeği hakkında kısa bir öykü yazdı.Tom wrote a short story about a young girl and her dog.
Genç doğruyu söylemekten korkmaz.The young are not afraid of telling the truth.
Tom ve Mary akşam yemeğini genellikle altıda yer.Tom and Mary usually eat dinner at six.
Genellikle nereye park edersin?Where do you usually park?
Tom bu gece genellikle söylediğinden daha iyi şarkı söyledi.Tom sang better tonight than he usually does.
Sonsuza dek bir genç olmak istiyorum.I want to be a teenager forever.
Hindi genellikle Şükran gününde yenilir.Turkey is usually eaten on Thanksgiving.
Kim daha genç, Tom mu yoksa Mary mi?Who is younger, Tom or Mary?
Genellikle Tom'la aynı fikirdeyim.I usually agree with Tom.
Buralarda insanlar genellikle işten sonra ne yaparlar?What do people usually do around here after work?
Küçük çocukların genellikle kısa dikkat süreleri var.Young children usually have short attention spans.
Tom genç ve masum.Tom is young and innocent.
Tom genç ve yetenekli.Tom is young and talented.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod