Ana içeriğe geç
Sözlük

gen ile cümle

gen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar Tom'dan çok daha genç.They are much younger than Tom.
Ben Tom'dan çok daha gencim.I'm a lot younger than Tom.
Genç beyefendi bir şey içmek istiyor.The young gentleman would like to drink something.
O genç kadın kim?Who is that young woman?
Buna geniş açıdan bakalım.Let's look at this in perspective.
Ben gençken, Tom ve ben sık sık birlikte yüzmeye giderdik.When I was young, Tom and I used to often go swimming together.
Ben gençken sık sık beyzbol maçları izlerdim.When I was young, I used to often watch baseball games.
Ben gençken çok piyano çalardımI used to play the piano a lot when I was younger.
Ben bir gençken her yere yürürdüm.I used to walk everywhere when I was a teenager.
Tom gençken banço oynardı.Tom used to play the banjo when he was younger.
Tom gençliğinde banjo çalıyordu.Tom used to play the banjo when he was younger.
Ben bir genç olarak bu parkta takılırdım.I used to hang out in this park as a teenager.
Ben gençken ağaçlara çok tırmanırdım.When I was young, I used to climb trees a lot.
Ben gençken voleybol oynardım.I used to play volleyball when I was younger.
Ben gençken daha çok dışarı çıkardım.I used to go out a lot when I was younger.
Dün gece genellikle uyuduğumdan daha fazla uyudum.I slept last night more than I usually do.
Genellikle ne kadar içersin?How much do you usually drink?
Genellikle Tom ne isterse alabilir.Usually Tom can get whatever he wants.
İkizler genellikle çok benzer.Twins often are very similar.
Tom beyzbol oynamak için çok genç mi?Is Tom too young to play baseball?
Genç insanlar rüya, plan ve enerjiyle doludurlar.Young people are full of dreams, plans and energy.
Ben genellikle kahvaltıyı burada yerim.I usually eat breakfast here.
Genel panik vardı.There was general panic.
Genç adam yaşlı kadının yiyeceklerini arabasına yüklemesine yardımcı oldu.The young man helped the old lady load the groceries into her car.
Genellikle hafta sonları çalışmıyorum.I don't usually work on weekends.
O sadece başka bir suratsız genç.He's just another sullen teenager.
Genel eğlence için bugün bir mini etek giyiyorum.For general amusement, I'm wearing a mini-skirt today.
Ben genellikle faturalarımı zamanında öderim.I usually pay my bills on time.
Tom yetenekli bir genç adam.Tom is a talented young man.
Polis memuru genci hırsızlık için tutukladı.The police constable arrested the teenager for shoplifting.
Ben buraya seyrek olarak gelirim. Ben genellikle caddenin karşısında alışveriş yaparım.I come here infrequently. I usually shop across the street.
O, kralın en genç varisiydi.She was the youngest descendant of the king.
Bu kentin sokakları geniştir.The streets of this city are wide.
Bir zamanlar genç ve deliydim.I was young and crazy once.
Onun benden daha yaşlı mı yoksa daha genç mi olduğunu bilmiyorum.I don't know if he's older or younger than me.
Tom gençliğinde golf takımlarını taşıyan bir yardımcı olarak çalıştı.Tom worked as a caddie in his youth.
Tom düşünceli bir genç adam.Tom is a thoughtful young man.
Tom genellikle evde yemez.Tom doesn't often eat at home.
Bu hizmeti kullanmak için yeterli bant genişliğine sahip değiliz.We don't have enough bandwidth to use that service.
"Evet" demek genellikle "hayır" demekten daha kolaydır.It's often easier to say "yes", than to say "no".
Tariflerimde genelde palmiye özütü kullanırım.I usually use hearts of palm in my recipes.
Genişleyen kaldırımlar trafiğin akışını yavaşlatıyor.Curb extensions force traffic to slow down.
Genç insanlar bu ülkenin siyasetinden bıktılar.The young people are fed up with the politics of this country.
Genel tuvaletleri kullanmaktan kaçınmaya çalışırım.I try to avoid using public restrooms.
Mary genellikle ne isterse alır.Mary usually gets what she wants.
Senin yaşında birçok genç insan çoktan çalışıyorlar ve bir aileleri var.A lot of young people your age are already working and have a family.
Tom genellikle babasının arabasını kullanır.Tom often drives his father's car.
Tom akşam yemeği için genellikle bira içer.Tom usually drinks beer for supper.
Tom akşam yemeği için genellikle bira içti.Tom usually drank beer for supper.
Yaşlı adam gençleri kıskanıyor.The old man envies the youth.
Yaşlılar gençleri kıskanır.The old envy the young.
Uzay yürüyüşleri genellikle işe bağlı olarak, beş ve sekiz saat arasında sürer.Spacewalks usually last between five and eight hours, depending on the job.
Dünya'da genelindeki yerçekimi farklılıklarına yerçekimi anomalileri denir.The differences in gravity across Earth are called gravity anomalies.
Plüton, Amerika Birleşik Devletleri'nin yalnızca yaklaşık yarısı genişliğindedir.Pluto is only about half the width of the United States.
Temmuz ayı genellikle sıcaktır.It is usually hot in July.
Tom'un ender bir gen mutasyonu var.Tom has a rare gene mutation.
Tom genç bir kadın oyuncuya aşık oldu.Tom fell in love with a young actress.
Ben genellikle erken kalkarım.I usually get up early.
Ben genellikle erken uyanırım.I usually wake up early.
Ben genellikle yalan söylemem.I usually don't lie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gen ile cümle - Sayfa 50 - gen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App