Ne yiyeceğine genellikle nasıl karar verirsin?How do you usually decide what to eat?
Ben genellikle kırmızı et yemem.I don't usually eat red meat.
Gece yatmadan önce genellikle İncil okurum.I often read the Bible at night just before I go to sleep.
Kaykayların genellikle tekerlekli patenlerden daha ucuz olduklarını düşünüyorum.I think skateboards are usually cheaper than rollerblades.
Pirinç pilavını genellikle çubuklarla yerim.I usually eat rice with chopsticks.
Bozuk paramı genellikle masamın çekmecesine atarım.I usually toss my loose change into my desk drawer.
Eğer o büyük bir öğle yemeği yerse, genellikle öğleden sonra uyur.If he eats a big lunch, he usually gets sleepy mid-afternoon.
Eğer saç stilinizi değiştirirseniz on yaş daha genç görünebilirsiniz.If you change your hairstyle, you could look ten years younger.
Genetiği değiştirilmiş gıda yemekten kaçınmak neredeyse imkansız.It's almost impossible to avoid eating genetically modified food.
Midem genellikle baharatlı yemek yedikten sonra biraz bozuluyor.My stomach is often a bit upset after eating spicy food.
Pirinç pilavı Japonya'da genellikle çubukla yenir.Rice is usually eaten with chopsticks in Japan.
Artık genç olmadığım için, onu artık yapamam.Since I'm no longer young, I can't do that anymore.
Prens, genç kızın bir ejderha tarafından yenmiş olduğunu sanmıştı.The prince thought the young girl had been eaten by a dragon.
Genç çift aynı tabaktan yedi.The young couple ate off the same plate.
Japon öğrencileri genellikle öğle yemeği için ne yer?What do Japanese students usually eat for lunch?
Genellikle kahvaltıda ne yersin?What do you usually eat for breakfast?
Yılın hangi zamanında genellikle sahilde zaman geçirmek istersin?What time of year do you usually like to spend time on the beach?
Çok genç evlenecek.She's too young to get married.
Gençliğini boş harcama, aksi durumda daha sonra pişman olursun.Don't waste your youth, otherwise you'll regret it later.
Ailenin içinde genellikle nasıl konuşursun?How do you usually speak in your family?
Tom benim kadar genç değil.Tom is not as young as I am.
En genç oğlu beş yaşında.His youngest son is five years old.
Annem babamdan iki yaş daha gençtir.My mother is two years younger than my father.
Yaşlı kadınlar, genç erkeklerle çıkmaktan hoşlanırlar.Old women like dating young men.
Genellikle saat kaçta eve dönersin?What time do you usually return home?
Ben o şarkıyı ne zaman duysam, gençliğimi hatırlıyorum.When I hear that song I remember my youth.
Yaşlı bir adamın, ondan çok daha genç bir karısı var.An old husband has a wife far younger than him.
Genellikle ayda beş dilimden daha fazla pizza yer misin?Do you usually eat more than five slices of pizza a month?
Tom gençken, her gün üç yumurta yedi.When Tom was young, he ate three eggs every day.
Tom genellikle dokuzdan beş-otuza kadar çalışır.Tom usually works from nine to five-thirty.
Tom genellikle çok parlak olmasa bile güneş gözlüğü takıyor.Tom usually wears sunglasses even when it's not so bright.
Tom genellikle sabahları evden ayrılmadan önce hava raporunu izler.Tom usually watches the weather report in the morning before leaving home.
Tom genellikle kahvaltıdan önce bir duş alırTom usually takes a shower before breakfast.
Tom genellikle sınıfın arkasında oturur.Tom usually sits in the back of the classroom.
Tom genellikle her şeyi nakit olarak öder.Tom usually pays for everything in cash.
Tom genellikle kahvaltı için sadece yulaf ezmesi yiyor.Tom usually only eats oatmeal for breakfast.
Tom genellikle gece yarısından hemen önce yatmaya gider.Tom usually goes to bed just before midnight.
Tom genellikle öğleden sonranın ilk saatlerinde uykulu hissediyor.Tom usually feels sleepy in the early afternoon.
Tom öğle yemeğini genellikle tek başına yer.Tom usually eats his lunch alone.
Tom Pazartesi öğleden sonraları genellikle çalışmak zorunda değildir.Tom usually doesn't have to work on Monday afternoons.
Tom genellikle yapmaya çalıştığını başarır.Tom usually accomplishes whatever he tries to do.
Tom geniş kitlenin önünde konuşma yapmaktan hoşlanmaz.Tom really does detest giving speeches in front of large audiences.
Tom genellikle öğün atlar.Tom often skips meals.
Tom genelde tüm gün bilgisayarının karşısında oturur.Tom often sits in front of his computer all day.
Tom televizyon izlerken genellikle hapır hupur abur cubur yer.Tom often munches on snacks while watching TV.
Tom genellikle Tay yemekleri yer.Tom often eats Thai food.
Tom istediği olmayınca çocuklaşıyor genelde.Tom often acts like a baby when he can't get his way.
Tom genç görünüyor.Tom looks young.
Tom tek tekerli bir bisiklet sürebilen bir genç tanıyor.Tom knows a boy who can ride a unicycle.
Tom benim kadar genç değildir.Tom isn't as young as I am.
Tom göründüğü kadar genç değildir.Tom isn't as young as he looks.
Tom genellikle günün bu saatine kadar sarhoştur.Tom is usually drunk by this time of day.
Tom Pazar akşamları genellikle evdedir.Tom is usually at home on Sunday evenings.
Tom yalnız seyahat etmek için çok genç.Tom is too young to travel alone.
Tom tek başına oraya gidemeyecek kadar çok genç.Tom is too young to go there by himself.
Tom içmek için çok genç.Tom is too young to drink.
Tom işe başvuramayacak kadar çok genç.Tom is too young to apply for the job.
Tom bira içmek için hâlâ çok genç.Tom is still too young to drink beer.
Tom hâlâ gençlik çağlarında.Tom is still in his teens.
Tom göründüğünden çok daha genç.Tom is much younger than he looks.