Ana içeriğe geç
Sözlük

genç ile cümle

genç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
1321 paskalyasında, genç Andronikos Hadrianapolis'e geldi ve isyanı başlattı.In Easter 1321, the younger Andronikos came to Adrianople, and the uprising broke out.
Gençlerin büyük bölümü ise kent merkezinde çalışmakta ve yaşamaktadır.The majority of its members are residing or working east of Seattle.
Her ikisinin de yani köpeğin ve genç çocuğun favorisidir.Favorite for boys and second-favorite for girls.
Bunu genç dinleyicilerine böyle öğretmeye çalışırsan daha DOĞRU şekilde anlatmalısın," yazdı.If you want them to be more intelligent, read them more fairytales."
1988 ile 1995 yılları arasında Akdeniz Gençler Orkestrası’nın konzermeister’liğini yürüttü.At the end of 1988, Young and the cast performed a series of concerts.
Merope (Μερώπη), yedi Ülker'in en genç olanı.Merope (Μερόπη), youngest of the seven Pleiades, was wooed by Orion.
2011 Rusya Gençler Artistik Patinaj Şampiyonası Ocak 2011'de yapılacaktır.The American Sand Sculpting Championship takes place in November.
Gençlik yıllarında sahne tasarımcısı olarak çalıştı.He worked several years as graphic designer.
Çocukluk ve gençlik yılları Kadıköy, Bahariye çevresinde geçti.The family scene of wife and child was of years ago, seen through slow glass.
Ömür Menzilliri, Ürümchi: Sincan Gençler Yayınevi, 1985.Ömür Menzilliri, Ürümchi: Xinjiang Youths Press, 1985.
Bu araştırmada Sirius'un grubun üyesi olamayacak kadar genç olduğu belirtilmektedir.This research seems to indicate that it is too young to be a member.
2007'de Dünya Ekonomik Forumu'na seçilen 250 Genç Lider arasında yer aldı.She was selected in 1993 among one of 100 Global Leaders for Tomorrow by the World Economic Forum.
Genç bireylerin tepesi genelde soluk renklidir.Young leaves are often very sticky.
Anne ve babası evlenmemiş gençlerdi.His parents were unmarried.
Valerius, gençliğinde clarissimus puer ve sonradan nobilissimus vir unvanlarını aldı.Valerius bore the title clarissimus puer in his youth, and later nobilissimus vir.
Kadınlar ve genç kızlar kenarlarına oya işleyerek çeyizlerine koyarlar.Women and children must remain in their huts with the doors closed.
Sonraki sezon Gençlerbirliği'ne, bu sefer sözleşmeli futbolcu olarak gitti.She came back on for the next season, this time as a judge of the children's tournament.
Eğer damat para konusunda sorun çıkarırsa gençler tarafından sıkıştırılır.Seeing what the owner achieved by fair means, the young man begins to question his actions.
Celeritas: Loch Loggan Kuşlağı'ndaki genç ejderhaları eğiten ejderhadır.Celeritas: A dragon, head of dragon training at the Loch Laggan covert.
Birkaç deneme görüntüsü almak isteyen gençler, kendilerini korku dolu olayların içinde bulurlar.Children can tackle a series of adventures in search of hidden treasure.
Ardından genç bir çiftin yaşadıklarına odaklı sahnelerle devam etmektedir.The girls then perform an acting scene together.
Sınır dışı edilenlerden biri de Karl adında bir gençtir.Paul is a workoholic who has a handicaped son named Julien.
Bunun gibi durumlar özellikle genç erkeklerde görülmektedir.In the West, these effects have been found to be particularly true among young women.
Film farklı sosyal sınıflardan gelen iki genç kızın yakınlaşmasını anlatmaktadır.The film focuses on the lives of three women of different social classes who get publicly harassed.
2005 yılında Gençlerbirliği altyapısına geçmiştir.In mid-2005, he joined Internazionale's youth system.
Doç. Dr. Ayşegül Gençata Yayımlı Yrd.Dr. Ayşegül Gençata Doç.
Sadece dört film çekmiş olan genç oyuncu 25 yaşındaydı.The 22-year-old actor made four films in 1966.
Genç Osman da yanındaydı.A young carpenter was also with them.
Bu romanda masum bir genç kızın aldatılışını ve çektiği acıları anlatmaktaydı.The story is also about the journey and loss of innocence of a young boy.
Genç yaşta dini konulara büyük ilgi duymaya başladı.From an early age she exhibited great interest for social issues.
Genç yaşta İngiltere'ye taşınmıştır.He came to England at an early age.
Jeep'i gözlerine kestiren üç genç jeep'e gideceği evine kadar takip ederler.They would be accompanied by three unarmed jeeps.
Gençliğinden beri yakın olduğu erkek arkadaşları oldu.They have been very close friends since their childhood.
İki taraftan da pek çok silahlı genç tutuklandı.Many armed youths of both sides were arrested at military roadblocks.
Takımın en genç oyuncusuydu.He was the youngest player in the team.
Genç bisikletçiler: Her etap sonunda 23 yaş altında liderlik sahibi bisikletçiye verilen mayodur.The Young rider’s jersey is awarded to the leading rider under 23 at the end of each stage.
Rory, lensi kullanarak ağlayan genç Amy'yi görür.House observes Ali crying milky tears.
Yabancı kökenli gençlerin sayısı, yabancı kökenli yaşlıların sayısından fazladır.Italian immigrants had an arrest rate no greater than that of other major immigrant groups.
Sanki genç kadının bardağını yeniden dolduracak gibi.He looks like he's ready to refill the young woman's glass.
Genç kadın kadehini ağzına doğru götürmüş, şarabını bitirmek üzere.She's got it up to her mouth and she's just finishing it off.
Sonra, daha 20 yaşına gelmeden, çok genç yaşta hayatını kaybetti.And she ended up dying at a very young age as well before she reached the age of 20.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.So your typical normal young adult can have a span of about three or four objects of attention.
İlk olarak, daha genç birisini yetiştirmek.First, to instruct a younger guy.
Bu genç hanımı ise aile evlat edinmiş.This young woman, we adopted her. The family adopted her.
Sen benim genç bir çırak olduğumu düşünüyorsun.You consider me a young apprentice
Sağ alttaki çocuk bizim en genç testçimiz.That's our youngest beta tester, down there on the right.
Yaptığımız toplantılarda, bugün aramızda olan bir genç adamla görüştük.During the meetings that we held, we met with a young man who's here today.
Fighting merhaba benim genç misafirlerim.I said, let's do fighting! Fighting. Hello all my youthful visitors.
Gençliğinizi geri almanın ve cildinizin doğal ışıltısını arttırmanın zamanı geldiIt's time to take back your youthfulness and enhance the natural radiance of your skin.
Daha genç ve daha parlak bir cilde sahip olmaya hazır mısınız?Are you ready to experience younger-looking and more radiant skin?
Çok fazla insanla ilişkiye girmiş, çoğu da genç kızlar galiba.She touches so many people.' Young girls mostly, I think. And...
Fotoğraflarda iki genç adam görüyorsunuz.Here are photographs of two young men.
Farklı takımlarda yer alan iki genç adam.They are the two young men on either side of these young boys.
Önümüzdeki 30 yıl içinde Hindistan demografik bir temettüyle büyük bir genç nüfusa sahip olacaktır.India is going to have a lot of young people with a demographic dividend for the next 30 years.
Diğer bir deyişle, yaşlanan bir dunyada tek genç ülke olacagidir.In other words, it will be the only young country in an aging world.
Bu öykünün asıl kahramanları, Rose Mapendo adlı genç bir kadın ve çocukları.The protagonists of this story are a young woman, Rose Mapendo, and her children.
Evet aslında,bu 1500lü yıllarda çizilmiş bir resim gençlik çesmesi.Well, really, this is a picture drawn from the 1500s of the Fountain of Youth.
Peki bu sonsuz gençlik sırrı nasıl bir yarasa geninde yatıyor olabilir?So how could the secret of everlasting youth actually lie within the bat genome?
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.So typically, small mammals live fast, die young.
Ben ana kuş göremedik ya da ben genç peep duydum.Or I heard the peep of the young when I could not see the parent bird.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod