Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.呼びました そしてもちろん居住区があり
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Byli to muži z velrybářské lodi Essex, jejíž příběh se stal později inspirací pro román "Bílá velryba".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Estes eram os homens do baleeiro Essex, cuja história viria a inspirar partes do "Moby Dick".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Es waren die Männer des Walfängers Essex, deren Geschichte später Teile von "Moby Dick" inspirieren sollte.
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Hun verhaal zou een inspiratiebron zijn van "Moby Dick".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.이는 포경선 에섹스호 선원들의 이야기이고, 이들의 이야기는 훗날에 소설 "모비 딕"에 영감을 줍니다.
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Sono gli uomini della baleniera Essex, la cui storia avrebbe ispirato parti di "Moby Dick".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.To so bili možje s kitolovke Essex, katerih zgodba je bila kasneje navdih za dele "Moby Dick-a".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.To załoga statku wielorybniczego Essex, którego historia zainspirowała "Moby Dicka."
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Αυτοί ήταν οι άντρες του φαλαινοθηρικού Έσσεξ και η ιστορία τους αργότερα ενέπνευσε μέρη του "Μόμπι Ντικ".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Тези мъже били от кораба Есекс, чиято история по-късно щяла да вдъхнови части от "Моби Дик".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Це були моряки з китобійного судна "Ессекс", чия історія пізніше лягла в основу деяких частин "Мобі Діка".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Это были моряки китобоя Эссекс, трагедия которых частично легла в основу романа "Моби Дик".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.אלה היו הגברים של לווייתנית "אסקס", שסיפורם הווה לאחר מכן השראה לחלק מעלילת "מובי דיק".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.هؤلاء هم رجال سفينة إسكس، والتي ألهمت قصتهم أجزاء من قصة "موبي ديك".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.後に 『白鯨』 の モデルの一部になりました 現在だったとしても 深刻な状況ですから
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Cred că finalul poveștii cu nava Essex oferă un exemplu edificator, deși tragic.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Creo que el final de la historia del ballenero Essex ofrece un ejemplo esclarecedor, aunque trágico.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Direi che la conclusione della storia della Essex offre un esempio illuminante, anche se tragico.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Ich glaube, das Ende der Geschichte der Essex bietet ein erhellendes, tragisches Beispiel.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Ik denk dat het einde van het verhaal van de walvisboot Essex een verhelderend, maar tragisch voorbeeld is.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Je pense que la fin de l'histoire du baleinier Essex propose un éclairage, bien qu'il soit tragique.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.저는 에섹스호의 결말이 명쾌한 예시를 준다고 생각합니다. 비록 비극적일지라도 말이죠.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Menim, da konec zgodbe o kitolovki Essex ponudi poučen, čeravno tragičen primer.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Myślę, że koniec historii statku Essex przynosi wyjaśniający wiele oraz tragiczny przykład.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Myslím, že konec příběhu o velrybářské lodi Essex nám nabízí poučný, leč tragický, příklad.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Penso que o final da história do baleeiro Essex oferece um exemplo esclarecedor, embora trágico.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Tôi nghĩ cái kết câu chuyện về tàu cá voi Essex Đưa ra một sự sáng tỏ, nếu bi thảm, ví dụ.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Πιστεύω πως το τέλος της ιστορίας μας προσφέρει ένα λαμπρό, αν και τραγικό, παράδειγμα.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Вместо ответа, я приведу в пример поучительный и трагичный конец истории китобоя Эссекс.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Гадаю, кінцівка історії з китобійним судном "Ессекс" буде досить показовою, хоча й трагічною.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Мисля, че краят на историята за китоловния кораб Есекс ни дава изумителен, ако не трагичен пример за това.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.אני חושבת שסוף הסיפור של לווייתנית האסקס משמש דוגמה מאירת עיניים, גם אם טראגית.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.وأعتقد أن نهاية القصة ويلشيب إسكس ويقدم الإنارة، إذا كانت مأساوية، مثال.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.悲劇に終わりますが 教訓になると思います 船員たちは 考えた末に決断しました
Essex gemisinin mürettabatının karşılaştığı durumu düşünelim.직면했던 상황으로 돌아가보죠.
Essex gemisinin mürettabatının karşılaştığı durumu düşünelim.la situția în care se afla echipajul navei Essex.
Essex gemisinin mürettabatının karşılaştığı durumu düşünelim.לסיטואציה שניצבה מול אנשי הצוות של לווייתנית "אסקס".
Essex gemisinin mürettabatının karşılaştığı durumu düşünelim.للوضع الذي واجهه طاقم سفينة إيسيكس
Essex gemisinin mürettabatının karşılaştığı durumu düşünelim.太平洋の真ん中で 漂流する彼らが
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:그는 배의 갑판에 서서 1등 항해사에게 이렇게 말합니다. 그가 말하기를,
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Dia berdiri di atas geladak kapal dan berbicara dengan rekan utamanya, dia berkata,
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:E ele encontra-se no convés do seu navio, falando com o seu primeiro-oficial, dizendo-lhe:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Está sobre la cubierta de su barco hablando con el primer oficial, y le dice:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Et il est debout sur le pont de son navire, il parle à son second, et il dit,
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Hij staat op het dek van zijn schip en praat met zijn eerste stuurman. Hij zegt:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Og han står på dækket på sit skib, han snakker med sine førstemand og siger:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Ott áll hajójának fedélzetén beszél az elsőtiszttel, és azt mondja:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Stătea pe puntea corăbiei sale, şi vorbea cu secundul său, şi îi spunea:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Stava sul ponte della sua nave e parlava al primo ufficiale, dicendogli:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Stoi na podkładzie swojego statku, rozmawia z pierwszym oficerem i mówi:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Stojí na palubě, hovoří s prvním důstojníkem a povídá mu:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Und er steht auf dem Deck seines Schiffs, er spricht mit seinem Bootsmann und er sagt:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Và ông ấy đang đứng trên boong tàu, nói chuyện với một phó thuyền trưởng của mình và ông ấy nói.
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Στέκεται στο κατάστρωμα του πλοίου του, μιλώντας στον πιο έμπιστο σύντροφό του και του λέει:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Він стояв на палубі свого корабля і розмовляв зі своїм першим помічником. І сказав:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:И вот он стоит на палубе своего корабля, разговаривает со своим первым помощником, и говорит ему:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:И той стои на палубата на кораба си, разговаря с помощник-капитана, и му казва:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:הוא עומד על סיפון ספינתו, ומדבר עם החובל הראשון, ואומר לו,
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:وكان يقف على سطح سفينته يقول لمساعده الاول بما مفاده