Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.По прошествии сорока дней Ной открыл сделанное им окно ковчега
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.После, след четиридесет дни, Ной отвори прозореца на ковчега, що беше направил;
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.ויהי מקץ ארבעים יום ויפתח נח את חלון התבה אשר עשה׃
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.وحدث من بعد اربعين يوما ان نوحا فتح طاقة الفلك التي كان قد عملها
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.過 了 四 十 天 、 挪 亞 開 了 方 舟 的 窗 戶
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.過了 四十 天 、 挪亞開 了 方舟 的 窗戶
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.1930年代の救命艇を 英国にある私の海辺の家の
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.Eines davon war dies hier, die Nutmeg.
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.넛매그 (Nutmedg), 1930년대 배의 구명보트인데,
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.Το "Μοσχοκάρυδο".
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası."אגוז המוסקט" סירת הצלה משנות ה-30,
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası." ذا نت ميج " وهي سفينة إنقاذ منذ 1930
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Det är omöjligt att träffa en val-fartyg på havet utan att drabbas av hennes nära utseende.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Det er umuligt at opfylde en hval-skib på havet uden at blive ramt af hendes nær udseende.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."E 'impossibile incontrare una baleniera sull'oceano senza essere colpiti da un suo vicino aspetto.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."É impossível encontrar um navio baleeiro no mar sem ser atingido pelo seu próximo aparência.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Es imposible conocer a un barco ballenero en el océano sin ser golpeado por sus cerca de apariencia.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Es ist unmöglich, ein Wal-Schiff auf dem Ozean, ohne dass sie in der Nähe schlug treffen Erscheinungsbild.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Este imposibil pentru a satisface o balenă-vaporul pe ocean, fără a fi lovit de lângă ei aspect.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Il est impossible de rencontrer un baleinier de l'océan sans avoir été frappé par sa proximité apparence.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."그것은 그녀의 근처에 의해 명중되지 않고 바다에 고래 배를 충족하는 것은 불가능 외관.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Lehetetlen, hogy kielégítse a bálna-hajó az óceánon anélkül, hogy meglepte őt közelében megjelenését.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Není možné se setkat s velrybou, loď na moři, aniž by zasáhl její blízkosti vzhled.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Nó là không thể đáp ứng một con cá voi con tàu trên đại dương mà không bị ấn tượng bởi gần cô xuất hiện.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."On mahdotonta tavata valas-aluksen Ocean ilman iski häntä lähellä ulkonäkö.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Tidak mungkin untuk memenuhi paus-kapal di laut tanpa disambar dekatnya penampilan.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."To je nemogoče, da izpolnjujejo kita-ladja na ocean, ne da bi udarila z njo v bližini videz.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."To jest niemożliwe do spełnienia wieloryby statku na oceanie bez uderzona przez jej pobliżu wygląd.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."To nie je možné vyhovieť veľrybu lodí na mori bez toho, aby bol zasiahnutý jej blízkosti vzhľad.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Είναι αδύνατο να ανταποκριθεί μια φάλαινα-πλοίο στον ωκεανό χωρίς να χτυπηθεί από κοντά της εμφάνιση.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Невъзможно е да се срещне с кит кораб в океана, без да бъде поразен от нейни близки външен вид.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Це неможливо зустріти китів судно на океан, не будучи вражений її поряд зовнішній вигляд.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Это невозможно встретить китов судно на океан, не будучи поражен ее рядом внешний вид.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."אי אפשר לענות על ספינת לווייתנים באוקיינוס בלי פגע סמוך לה המראה.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."من المستحيل لتلبية الحيتان السفينة في المحيط من دون اصابتها بالقرب من منزلها المظهر.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm.外観。 ルックアウトで短い帆の下の容器は、マストヘッドで、熱心にスキャン
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Aber natürlich. Sie waren auch in einen Schiffbruch verwickelt.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Ai fost într-un naufragiu prea?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.A ak niekto má právo na svoj alkohol, Je to obeť okolností.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.A jeśli ktoś ma prawo do jego alkoholem, jest ofiarą okoliczności.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.Dan jika ada yang memiliki hak untuk minuman keras itu, itu sebagai korban dari keadaan.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.E se qualcuno ha il diritto di suo liquore, è una vittima delle circostanze.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.Och om någon har rätt till sin sprit, det är ett offer för omständigheterna.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.Và nếu có ai có quyền với mặt hàng rượu của mình, đó là một nạn nhân của hoàn cảnh.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.Και αν κάποιος έχει το δικαίωμα να του υγρού, Είναι ένα θύμα των περιστάσεων.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.И если у кого есть право на свою ликер, это жертва обстоятельств.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.І якщо у кого є право на свою лікер, це жертва обставин.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.وإذا كان أي شخص لديه الحق في الحصول على الخمور له ، انها ضحية لظرف من الظروف.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.- そう、カウントすることはありませんか? - もちろん、はい。
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Je was in een schipbreuk ook?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Naturellement - Vous avez également fait naufrage ?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?Rainsford. Ja jos joku on oikeus hänen viina, se uhri olosuhteen.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?Rainsford. Og hvis nogen har ret til sin spiritus, Det er et offer for omstændighederne.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Ste bili v brodolomu preveč?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Te egy hajótörés is?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Vy jste také ztroskotali?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Ти беше в корабокрушение?
Sol eliyle gevşek bir şekilde atın gemini tutuyor, yani burada atın gemi vardı sanırım.Brațul său stâng ține cu ușurință căpăstrul, simbolizând dominație acestuia.
Sol eliyle gevşek bir şekilde atın gemini tutuyor, yani burada atın gemi vardı sanırım.Císařova levá paže lehce drží otěže nebo jak bychom to v oné době nazvali.
Sol eliyle gevşek bir şekilde atın gemini tutuyor, yani burada atın gemi vardı sanırım.W lewym ręku luźno trzyma lejce, a właściwie mógł trzymać lejce.