Ve soluk, soluk bu geminin kaptanıdır.Și respirația, respirația este căpitanul acelui vas.
Ve soluk, soluk bu geminin kaptanıdır.Und der Atem ist der Kapitän dieses Schiffes.
Ve soluk, soluk bu geminin kaptanıdır.Và hơi thở, hơi thở chính là thuyền trưởng con tàu ấy.
Ve soluk, soluk bu geminin kaptanıdır.Y la respiración, la respiración es el capitán de esa nave.
Ve soluk, soluk bu geminin kaptanıdır.Και η αναπνοή. Η αναπνοή είναι ο καπετάνιος αυτού του πλοίου.
Ve soluk, soluk bu geminin kaptanıdır.А дыхание, дыхание - капитан этого судна.
Ve soluk, soluk bu geminin kaptanıdır.И дъхът, дишането е капитан на този кораб.
Ve soluk, soluk bu geminin kaptanıdır.והנשימה, הנשימה היא הקפטן של אותו כלי שייט.
Ve soluk, soluk bu geminin kaptanıdır.والتنفس ، التنفس هو قائد تلك السفينة.
Ve soluk, soluk bu geminin kaptanıdır.呼吸は船の船長です 子どもは産まれて
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.Also, wenn Sie die Bibliothek an das Ende des Raumschiffs setzten -- so groß sollte dieses Schiff werden.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.Ca prendrait deux ou trois mille bombes.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.Die bibliotheek is de bodem van het schip -- zo groot ging dat ding zijn.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.Este exact de dimensiunea bazei navei spaţiale.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.Jadi, bayangkan perpustakaan adalah bagian bawah dari pesawat itu -- itulah besarnya pesawat itu kelak.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.Jeśli postawimy tę bibliotekę na dnie statku -- oto, jak wielki miał się stać.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.그래서 저 도서관을 우주선 바닥에 싣고 -- 이 정도로 커질 것이란 얘기죠.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.Mettete quella biblioteca alla base del razzo, e avrete un'idea delle sue dimensioni.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.Poniendo la biblioteca al pie de la nave -- muestra lo grande que iba a ser esa cosa.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.Tehát képzeljék azt a könyvtárt az űrhajó aljára -- akkora lett volna a dolog.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.Представьте библиотеку в основании корабля -- такого размера он задумывался.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.Щели да са необходими две до три хиляди бомби.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.אז, שימו את הספריה הזאת בבסיס החללית -- זה כמה גדול שזה עמד להיות.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.إذن، ضعوا هذه المكتبة في قاعدة المركبة الفضائية هذا يوضح لنا ضخامة هذا الشيء الذي قمنا بعمله.
Yani, bu kütüphaneyi geminin tabanına oturtun -- işte bu şey o kadar büyük olacaktı.これがこの宇宙船の大きさです 2、3千の爆弾を積む予定でした
Yani hiç bir zaman gerçek bir geminin pruvasında durmadı mı diye sorulabilir.¿Así que nunca estaba en la proa de un barco real?
Yani hiç bir zaman gerçek bir geminin pruvasında durmadı mı diye sorulabilir.Zatem nigdy nie stała na dziobie prawdziwego okrętu?
Yani hiç bir zaman gerçek bir geminin pruvasında durmadı mı diye sorulabilir.Ж: Получается, она никогда не стояла на носу корабля?
Yani hiç bir zaman gerçek bir geminin pruvasında durmadı mı diye sorulabilir.Тобто вона ніколи не стояла на носі справжнього судна?
Yüzeydeki geminin sesleri kayboluyor.Le bruit du bateau à la surface s'éloigne.
Yüzeydeki geminin sesleri kayboluyor.Οι ήχοι της επιφάνειας σβήνουν.
Yüzeydeki geminin sesleri kayboluyor.Звуки наводного корабля исчезают.
Yüzeydeki geminin sesleri kayboluyor.הצלילים של האוניה נמוגים,