Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.就 是 鷹 在 空 中 飛 的 道 、 蛇 在 磐 石 上 爬 的 道 、 船 在 海 中 行 的 道 、 男 與 女 交 合 的 道
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.就是 鷹在 空中 飛 的 道 、 蛇 在 磐石 上爬 的 道 、 船 在 海中 行的道 、 男與 女 交合 的 道
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.Ao cabo de quarenta dias, abriu Noé a janela que havia feito na arca;
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.A stalo sa po štyridsiatich dňoch, že Noach otvoril oblok korába, ktorý bol spravil,
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.Au bout de quarante jours, Noé ouvrit la fenêtre qu`il avait faite à l`arche.
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.Da der var gået fyrretyve Dage: åbnede Noa den Luge, han havde lavet på Arken,
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.Ðược bốn mươi ngày , Nô - ê mở cửa_sổ mình đã làm trên tàu ,
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.Ðược bốn mươi ngày, Nô-ê mở cửa sổ mình đã làm trên tàu,
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.După patruzeci de zile, Noe a deschis fereastra corăbiei pe care o făcuse.
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.És lõn negyven nap múlva, kinyitá Noé a bárka ablakát, melyet csinált vala.
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.In zgodi se, ko je minilo štirideset dni, da Noe odpre okno na ladji, ki ga je bil naredil,
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.I stalo se po čtyřidcíti dnech, otevřev Noé okno v korábu, kteréž byl udělal,
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.I stało się po skończeniu czterdziestu dni, otworzył Noe okno korabia, które był uczynił.
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.사십일을 지나서 노아가 그 방주에 지은 창을 열고
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.Nach vierzig Tagen tat Noah das Fenster auf an dem Kasten, das er gemacht hatte,
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.Neljänkymmenen päivän kuluttua Nooa avasi arkin ikkunan, jonka hän oli tehnyt,
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.Och efter fyrtio dagar öppnade Noa fönstret som han hade gjort på arken,
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.Og da firti dager var gått, åpnet Noah vinduet på arken som han hadde gjort,
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.Setelah empat puluh hari, Nuh membuka sebuah jendela kapal
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.Y sucedió que cuarenta días después Noé abrió la ventana del arca que había hecho
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.Και μετα τεσσαρακοντα ημερας ηνοιξεν ο Νωε την θυριδα της κιβωτου, την οποιαν ειχε καμει
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.По прошествии сорока дней Ной открыл сделанное им окно ковчега
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.После, след четиридесет дни, Ной отвори прозореца на ковчега, що беше направил;
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.ויהי מקץ ארבעים יום ויפתח נח את חלון התבה אשר עשה׃
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.وحدث من بعد اربعين يوما ان نوحا فتح طاقة الفلك التي كان قد عملها
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.過 了 四 十 天 、 挪 亞 開 了 方 舟 的 窗 戶
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.過了 四十 天 、 挪亞開 了 方舟 的 窗戶
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.1930年代の救命艇を 英国にある私の海辺の家の
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.Eines davon war dies hier, die Nutmeg.
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.넛매그 (Nutmedg), 1930년대 배의 구명보트인데,
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.Το "Μοσχοκάρυδο".
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası."אגוז המוסקט" סירת הצלה משנות ה-30,
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası." ذا نت ميج " وهي سفينة إنقاذ منذ 1930
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Det är omöjligt att träffa en val-fartyg på havet utan att drabbas av hennes nära utseende.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Det er umuligt at opfylde en hval-skib på havet uden at blive ramt af hendes nær udseende.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."E 'impossibile incontrare una baleniera sull'oceano senza essere colpiti da un suo vicino aspetto.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."É impossível encontrar um navio baleeiro no mar sem ser atingido pelo seu próximo aparência.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Es imposible conocer a un barco ballenero en el océano sin ser golpeado por sus cerca de apariencia.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Es ist unmöglich, ein Wal-Schiff auf dem Ozean, ohne dass sie in der Nähe schlug treffen Erscheinungsbild.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Este imposibil pentru a satisface o balenă-vaporul pe ocean, fără a fi lovit de lângă ei aspect.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Il est impossible de rencontrer un baleinier de l'océan sans avoir été frappé par sa proximité apparence.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."그것은 그녀의 근처에 의해 명중되지 않고 바다에 고래 배를 충족하는 것은 불가능 외관.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Lehetetlen, hogy kielégítse a bálna-hajó az óceánon anélkül, hogy meglepte őt közelében megjelenését.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Není možné se setkat s velrybou, loď na moři, aniž by zasáhl její blízkosti vzhled.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Nó là không thể đáp ứng một con cá voi con tàu trên đại dương mà không bị ấn tượng bởi gần cô xuất hiện.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."On mahdotonta tavata valas-aluksen Ocean ilman iski häntä lähellä ulkonäkö.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Tidak mungkin untuk memenuhi paus-kapal di laut tanpa disambar dekatnya penampilan.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."To je nemogoče, da izpolnjujejo kita-ladja na ocean, ne da bi udarila z njo v bližini videz.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."To jest niemożliwe do spełnienia wieloryby statku na oceanie bez uderzona przez jej pobliżu wygląd.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."To nie je možné vyhovieť veľrybu lodí na mori bez toho, aby bol zasiahnutý jej blízkosti vzhľad.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Είναι αδύνατο να ανταποκριθεί μια φάλαινα-πλοίο στον ωκεανό χωρίς να χτυπηθεί από κοντά της εμφάνιση.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Невъзможно е да се срещне с кит кораб в океана, без да бъде поразен от нейни близки външен вид.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Це неможливо зустріти китів судно на океан, не будучи вражений її поряд зовнішній вигляд.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."Это невозможно встретить китов судно на океан, не будучи поражен ее рядом внешний вид.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."אי אפשר לענות על ספינת לווייתנים באוקיינוס בלי פגע סמוך לה המראה.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm."من المستحيل لتلبية الحيتان السفينة في المحيط من دون اصابتها بالقرب من منزلها المظهر.
"Okyanusta bir balina geminin yanına vurdu olmadan karşılamak mümkün değildir görünüm.外観。 ルックアウトで短い帆の下の容器は、マストヘッドで、熱心にスキャン
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Aber natürlich. Sie waren auch in einen Schiffbruch verwickelt.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Ai fost într-un naufragiu prea?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.A ak niekto má právo na svoj alkohol, Je to obeť okolností.