Venedik donanması bu gemilere karşı hemen saldırıya geçti.Sardinská flotila se skládala pouze z takových lodí.
14 yaşından itibaren gemilere büyük ilgi duydu.De la vârsta de 11 ani a fost foarte interesat de pescuit.
Sard'a saldırmış olan İyon kuvvetlerini yenilgiye uğrattılar, izlediler ve onları gemilere sürdüler.El a văzut sufletele martirilor la dreapta lui Adam și pe cele ale păcătoșilor, la stânga acestuia.
1914 - Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus'u birbirine bağlayan Panama Kanalı gemilere açıldı.Az 1914-ben elkészített Panama-csatorna, amely az Atlanti-óceánt és a Csendes-óceánt köti össze.
Gemilere de ilgi duymaktadır.Szívesen játszanak a hajók körül.
Bu tip gemilere Amerika Birleşik Devletleri Donanması tarafından birçok operasyonda görev verilmiştir.Ezt a típust kis mennyiségben gyártották az Egyesült Államok Haditengerészete számára.
Fakat üzerlerine gelen gemilere karşı sessizliğini korudu.He puolustautuivat rannassa olevista laivoistaan käsin.
Bu kesimde de Pers ordusundan sağ kalanlar gemilere kaçtılar.Όσοι από τους αμάχους πρόλαβαν έφυγαν με τα πλοία.
Bunun üzerine boğazlar tüm yabancı gemilere kapatılmıştır.Efter dette blev alle danske stræder spærret for engelske skibe.
"Sallardan Okyanus Gemilere"."Seilbåter til havs"».
Süpertanker terimi bugün genellikle 250.000 detveyt tonu(dwt) aşan ticari gemilere verilen isimdir.I dag kan fraktskip ha lasteevne over 250 000 dødvekttonn.
Özellikle askerî amaçlarla kullanılan daha küçük buharlı gemilere ise istimbot denir.På mindre båter med ett stagseil kalles det gjerne bare forseil.
Bu gemilere Halileli'nin kuzeyindeki iki batardan ateş açıldı.Han skyter minst seks skudd mot båten Reiulf.
31 Ekim'de ise birlikler gemilere binmeye yöneldi.Pada 1 Mei, armada berangkat dari Semudera.
Pers Ordusu'ndan sağ kalanlar savaş alanını terk ederek gemilere çekildiler.Sisa-sisa pasukan Persia kabur ke kapal mereka dan meninggalkan pertempuran.
Bu tip gemilere Amerika Birleşik Devletleri Donanması tarafından birçok operasyonda görev verilmiştir.Armada terbesar dari jenis tersebut dioperasikan oleh Angkatan Laut Amerika Serikat.
1902-1904 yılları arasındaki modernizasyonda ise gemilere birer 10.5 cm'lik top eklendi.Trong đợt hiện đại hóa từ năm 1902 đến năm 1904, các con tàu được bổ sung thêm một khẩu 10,5 cm.
Bu gemilere benzer tasarımlar bulunur.Có rất nhiều thiết kế cho loại tàu này.
Bu tür gemilere yarı-kardeş gemiler denir.Những tàu chiến này được gọi là những tàu tuần dương bọc thép.
Kaybolmuş gemilere yönelik av iki yıl sonra baş göstermiştir.行方不明となったこの船隊の捜索は2年後に始まった。
Fakat üzerlerine gelen gemilere karşı sessizliğini korudu.彼の航海に反対した学者たちは正しかった。
Bunun üzerine filodaki gemilere öncü gemileri izleme emri verdi.Mr.ゾーンに追跡船製造を命じた。
Bu gemilere benzer tasarımlar bulunur.加えて、似たデザインの船を複数持つ。
Mersin Limanı gemilere her türlü hizmeti verebilecek niteliktedir.雇った傭兵を各船の船長に指名することが可能である。
20 Ağustos'ta vardıktan sonra gemilere tekrar kömür ikmali yapıldı.它们于8月20日抵达后再次进行加煤。
1902-1904 yılları arasındaki modernizasyonda ise gemilere birer 10.5 cm'lik top eklendi.而在1902年至1904年的现代化改造期间,这些舰只又增设了两门105毫米炮。
Bu gemiler Prinz Adalbert sınıfı gemilere benzemekteydiler ve sadece küçük geliştirmeler yapılmıştı.这些武器装备与前级阿达尔贝特亲王级舰只基本相同,仅存在携弹量差异。
Gemilere Gagarin'in adı verildi.게타의 이름은 항해사 (Navigator)에서 유래했다.
Kaybolmuş gemilere yönelik av iki yıl sonra baş göstermiştir.החיפוש אחר הספינות הנעדרות החל כעבור שנתיים.
Ancak bu tür silahlar, fırkaetyn gibi daha küçük ve hızlı gemilere etkili bir şekilde zarar veremeyecektir.בשל כך, לא היו יכולים לפגוע בספינות קטנות וזריזות.
Kıyı topu, kıyı yakınlarına monte edilen ve gemilere karşı kullanılan toptur.האי הוא מוקד תיירותי, שחופיו ניחנו במפרצים ומעגנים נוחים לספינות.
Bu gemilere benzer tasarımlar bulunur.Намерени са и други подобни лодки.
1902-1904 yılları arasındaki modernizasyonda ise gemilere birer 10.5 cm'lik top eklendi.В периода 1903 – 1904 г. корабите са превъоръжени с 152 mm оръдия.
Buradan yeniden gemilere binip Korint Körfezi'nin kuzey kıyılarına yelken açtılar.Sljedeće jutro su isplovili i krenuli uz sjevernu obalu Haitija.
Bombalar gemilere ulaşamadan havada patlar.Prvi plotun ne uspijeva dobaciti do brodova.
Burada ordu gemilere alınarak Avrupa tarafına geçirildi.Odtiaľ bol potom tovar prevážaný na lodiach do Európy.
Toplantıdan sonra gemilere binen askerlerle birlikte sefere çıkarlar.Tí sú nakoniec po príchode vojenskej lode s novými strážcami pochytaní.
Ayrıca gemilere yaklaşıp bordalama da yapılabiliyor.Rovnako je možné ich inštalovať na lode a člny.
Gemilere eklenen dümen çetrefil hava koşullarında avantaj sağlamaktaydı.Razvrstitev ladij v zgodnjih trenutkih spopada.
Tabutları taşıyan gemilere saldırdılar ve cesetleri alarak kaçtılar.Oni so se privezali pod ovce in tako pobegnili in skočili na svoje ladje.
Bu gemilere benzer tasarımlar bulunur.Teko kurti specialius leidimo įrenginius tokiems laivams.
Buradan yeniden gemilere binip Korint Körfezi'nin kuzey kıyılarına yelken açtılar.Luko kyšulį ir pasuko į šiaurę Kalifornijos pusiasalio pakrantėmis.
Gemilere Osmanlı bayrağı çekilir.Kuid saabuval laeval on valge lipp.
"Sallardan Okyanus Gemilere".Piraadikütt ookeani avarustel.
Onları, şartları ağzınızı açık bırakacak kadar kötü olan gemilere tıkıştırıyorlardı.legati impreuna timp de saptamani, ii ingramadeau pe aceste nave in conditii foarte mizere .
Onları, şartları ağzınızı açık bırakacak kadar kötü olan gemilere tıkıştırıyorlardı.Li stipavano in queste navi in pessime condizioni
Onları, şartları ağzınızı açık bırakacak kadar kötü olan gemilere tıkıştırıyorlardı.Mereka akan dijejalkan kedalam kapal ini Dalam kondisi yang sangat mengenaskan
Onları, şartları ağzınızı açık bırakacak kadar kötü olan gemilere tıkıştırıyorlardı.Sie wurden unter fürchterlichen Zuständen in diese Schiffe gezwungen.
Onları, şartları ağzınızı açık bırakacak kadar kötü olan gemilere tıkıştırıyorlardı."και τους έχωναν πάνω σε αυτά τα πλοία" "κάτο απο πολύ απάνθρωπες συνθήκες"
Onları, şartları ağzınızı açık bırakacak kadar kötü olan gemilere tıkıştırıyorlardı.その写真のように
‹‹Zevulun deniz kıyısında yaşayacak, Liman olacak gemilere, Sınırı Saydaya dek uzanacak.스불론은 해변에 거하리니 그곳은 배 매는 해변이라 그 지경이 시돈까지리로다
‹‹Zevulun deniz kıyısında yaşayacak, Liman olacak gemilere, Sınırı Saydaya dek uzanacak.Sa-bu-lôn sẽ ở nơi gành biển , Tức_là nơi có tàu đậu ; Bờ_cõi người chạy về hướng Si-đôn .
‹‹Zevulun deniz kıyısında yaşayacak, Liman olacak gemilere, Sınırı Saydaya dek uzanacak.Sa-bu-lôn sẽ ở nơi gành biển, Tức là nơi có tàu đậu; Bờ cõi người chạy về hướng Si-đôn.
‹‹Zevulun deniz kıyısında yaşayacak, Liman olacak gemilere, Sınırı Saydaya dek uzanacak.Sebulon asuu meren rannalla, laivojen rannikolla, hänen sivunsa on Siidoniin päin.
‹‹Zevulun deniz kıyısında yaşayacak, Liman olacak gemilere, Sınırı Saydaya dek uzanacak.Sebulon skall bo vid havets strand, vid stranden, där skeppen ligga; sin sida skall han vända mot Sidon.
‹‹Zevulun deniz kıyısında yaşayacak, Liman olacak gemilere, Sınırı Saydaya dek uzanacak.Sebulon - ved havets strand skal han bo, ved stranden hvor skibene lander; hans side er vendt mot Sidon.
‹‹Zevulun deniz kıyısında yaşayacak, Liman olacak gemilere, Sınırı Saydaya dek uzanacak.Sebulon wird an der Anfurt des Meeres wohnen und an der Anfurt der Schiffe und reichen an Sidon.
‹‹Zevulun deniz kıyısında yaşayacak, Liman olacak gemilere, Sınırı Saydaya dek uzanacak.Zàbulon abiterà lungo il lido del mare e sarà l'approdo delle navi, con il fianco rivolto a Sidòne
‹‹Zevulun deniz kıyısında yaşayacak, Liman olacak gemilere, Sınırı Saydaya dek uzanacak.Zabulon, bude bývať smerom ku brehu mora a sám bude prístavom lodí, a jeho hranica sa potiahne na Sidon.
‹‹Zevulun deniz kıyısında yaşayacak, Liman olacak gemilere, Sınırı Saydaya dek uzanacak.Zabulon bydliti bude na břehu mořském, a na přístavu lodí, a pomezí jeho až k Sidonu.