Ana içeriğe geç
Sözlük

gemiler ile cümle

gemiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.Главным способом для нас узнать, что живет в океане, является выйти в открытое море и тащить сети за кораблем.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.Основният начин, по който научаваме какво живее в океана, е като излезем и влачим мрежи зад кораби.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.הדרך העיקרית באמצעותה אנו יודעים מה נמצא באוקיינוס היא שאנחנו יוצאים וגוררים רשתות אחרי האוניות.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.الطريقة الاساسية لمعرفة ماذا يعيش في المحيط، هو ان نخرج ونجر الشبكات خلف المراكب.
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.海に出て 船から網を引くこと こんな何百年も前からの技術に頼る科学の分野が
Onları, şartları ağzınızı açık bırakacak kadar kötü olan gemilere tıkıştırıyorlardı.legati impreuna timp de saptamani, ii ingramadeau pe aceste nave in conditii foarte mizere .
Onları, şartları ağzınızı açık bırakacak kadar kötü olan gemilere tıkıştırıyorlardı.Li stipavano in queste navi in pessime condizioni
Onları, şartları ağzınızı açık bırakacak kadar kötü olan gemilere tıkıştırıyorlardı.Mereka akan dijejalkan kedalam kapal ini Dalam kondisi yang sangat mengenaskan
Onları, şartları ağzınızı açık bırakacak kadar kötü olan gemilere tıkıştırıyorlardı.Sie wurden unter fürchterlichen Zuständen in diese Schiffe gezwungen.
Onları, şartları ağzınızı açık bırakacak kadar kötü olan gemilere tıkıştırıyorlardı."και τους έχωναν πάνω σε αυτά τα πλοία" "κάτο απο πολύ απάνθρωπες συνθήκες"
Onları, şartları ağzınızı açık bırakacak kadar kötü olan gemilere tıkıştırıyorlardı.その写真のように
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.(103:26) там плавают корабли, там этот левиафан, которого Ты сотворил играть в нем.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Acolo în ea, umblă corăbiile, şi în ea este leviatanul acela pe care l-ai făcut să se joace în valurile ei.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Ali andam os navios, e o leviatã que formaste para nele folgar.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Där gå skeppen sin väg fram, Leviatan, som du har skapat att leka däri.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Daselbst gehen die Schiffe; da sind Walfische, die du gemacht hast, daß sie darin spielen.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Der går skibene, Leviatan*, som du skapte til å leke sig der. / {* SLM 74, 14.}
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Di situ kapal-kapal berlayar, dan Lewiatan, naga laut ciptaan-Mu, bermain-main
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Er varen schepen op. De grote zeedraak, Leviathan, leeft in de zee; die is als speelgoed voor U.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.선척이 거기 다니며 주의 지으신 악어가 그 속에서 노나이다
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Là se promènent les navires, Et ce léviathan que tu as formé pour se jouer dans les flots.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Lo solcano le navi, il Leviatàn che hai plasmato perché in esso si diverta
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.ott gályák járnak [s] czethal, a melyet azért formáltál, hogy játszadozzék benne.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Po niem okręty przechodzą, i wieloryb, któregoś ty stworzył, aby w niem igrał.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Siellä kulkevat laivat, siellä Leviatan, jonka sinä olet luonut siinä leikitsemään.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Skibene farer der, Livjatan, som du danned til Leg deri.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Sobre él van los navíos; allí está el Leviatán que hiciste para que jugase en él
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Tại đó tàu thuyền đi qua lại, Cũng có lê-vi-a-than mà Chúa đã nắn nên đặng giỡn chơi nơi đó.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Tại đó tàu_thuyền đi qua_lại , Cũng có lê - vi-a-than mà Chúa đã nắn nên đặng giỡn chơi nơi đó .
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Tam chodia lode; tam i leviatán, ktorého si utvoril, aby sa v ňom hral.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Tod hodijo ladje in leviatan, ki si ga ustvaril, naj se v njem igra.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Tuť bárky přecházejí i velryb, kteréhož jsi stvořil, aby v něm hrál.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.εκει διατρεχουσι τα πλοια εκει ο Λευιαθαν ουτος, τον οποιον επλασας δια να παιζη εν αυτη.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.Там плуват корабите; Там е и чудовището*, което си създал да играе в него.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.שם אניות יהלכון לויתן זה יצרת לשחק בו׃
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.‎هناك تجري السفن. لوياثان هذا خلقته ليلعب فيه‎.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.那 裡 有 船 行 走 . 有 你 所 造 的 鱷 魚 、 游 泳 在 其 中
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.那 裡有船 行走 . 有 你 所 造 的 鱷魚 、 游泳 在 其中
Oradan da gözleri uzak gemilerin ışıkları parlıyordu olduğu şehrin üzerinde gezindi,De là, ses yeux erraient sur la ville de loin où les lumières des bateaux brillait, et
Oradan da gözleri uzak gemilerin ışıkları parlıyordu olduğu şehrin üzerinde gezindi,그때부터 그의 눈이 먼 배송 '빛이 빛났다 곳으로 마을 넘어갔다가, 그리고
Oradan da gözleri uzak gemilerin ışıkları parlıyordu olduğu şehrin üzerinde gezindi,Sieltä hänen silmänsä harhailivat ympäri kaupungin kaukana joissa laivojen valot loisti, ja
Oradan da gözleri uzak gemilerin ışıkları parlıyordu olduğu şehrin üzerinde gezindi,Von dort seine Augen wanderten über die Stadt zu weit weg, wo die Schiffe "Lichter leuchteten, und
Oradan da gözleri uzak gemilerin ışıkları parlıyordu olduğu şehrin üzerinde gezindi,من ثم تجولت عينيه فوق بلدة لبعيد حيث أضواء السفن أشرق ، و
Oradan da gözleri uzak gemilerin ışıkları parlıyordu olduğu şehrin üzerinde gezindi,桟橋は輝いていた - 黄色の宝石のような少し照らされた、ファセットパビリオンを
Sanayiniz için hammaddeler. Gemileriniz, uçaklarınız, bombalarınız için.חומרי גלם לתעשיה .אוניות, מטוסים, פצצות
Sanayiniz için hammaddeler. Gemileriniz, uçaklarınız, bombalarınız için.، المواد الخام لصناعاتكم لسفنكم و طائراتكم و قنابلكم
Savaş tazminatı olarak örneğin; trenler, gemiler ve hammadde verilmiştir.Como indemnizaciones de guerra debieron entregarse, por ejemplo, trenes, barcos y materias primas.
Savaş tazminatı olarak örneğin; trenler, gemiler ve hammadde verilmiştir.Som krigsskadestånd levererade man till exempel tåg, fartyg och råvaror.
Savaş tazminatı olarak örneğin; trenler, gemiler ve hammadde verilmiştir.Sotakorvauksena luovutettiin esimerkiksi junia, laivoja ja raaka-aineita.
Savaş tazminatı olarak örneğin; trenler, gemiler ve hammadde verilmiştir.В качестве репараций Финляндия передала Советскому Союзу, например, локомотивы, корабли и сырьё.
Savaş tazminatı olarak örneğin; trenler, gemiler ve hammadde verilmiştir.تم تسليم على سبيل المثال القطارات والسفن والمواد الخام كتعويض عن الحرب.
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Cho tôi biết, các đức tính từ tính của kim la bàn của tất cả những tàu thu hút họ chổ kia?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Diga-me, a virtude magnética das agulhas das bússolas de todos os navios atraí-los para lá?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Dime, ¿la virtud magnética de las agujas de las brújulas de todos los barcos atraerlos hacia allá?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Dimmi, non la virtù magnetica degli aghi delle bussole di tutte quelle navi attirarli là?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Dites-moi, ne l'vertu magnétique des aiguilles des boussoles de tous ces navires les y attirer?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Katakan padaku, apakah kebajikan magnetik dari jarum kompas dari semua kapal-kapal menarik mereka ke sana?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Kerro minulle, ei magneettinen nojalla neulasten kompassit kaikkien laivojen houkutella heitä sinne?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?말해 모든 배송에 컴퍼스의 바늘의 자기 미덕 않습니다 그들이 저쪽으로 유혹? 한 번 더.
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Mondd, nem mágneses alapján a tűt az iránytű minden ilyen hajók vonzza őket oda? Még egyszer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod