gem ile cümle
gem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Predacon ise gemiden kaçar.Der Lotse geht von Bord.
Köprülerin üç yerinde, gemilerin geçebilmesi için açıklık vardır.Über drei Brücken ist es möglich, die Gräfte zu überqueren.
Ücretini ödeyip gemiye bindi.Seine Papiere hat er an Bord zurückgelassen.
24 Mayıs'ta Nagra nakliye gemisi durduruldu.Nur die Beschädigung eines Frachters am 14. Mai konnte verbucht werden.
'Küçük yavrular bile gemi için zift taşıyorlardı.Manche Beyliks hatten jedoch kleinere Flotten zur Seeräuberei.
Geminin koruyucusu tanrıçası Hera idi.Die Schutzgöttin der Frauen war Juno.
Şirket 125 yıl boyunca gemi ve diğer büyük makinelerin inşaatını yapmıştır.Seit 1956 stellt das Unternehmen große Schiffsmotoren her.
Gemi iyi durumda.Das Schiffchen ist stark gebogen.
Bu sebeple kanal, gemiler için büyük güçlük arz etmektedir.Dementsprechend ist die Passage durch den Kanal nur starken Schiffen zu empfehlen.
Geminin batışı iki saat ve on beş dakikada sürmüştür.Das Frachtschiff zerbrach in zwei Teile und sank innerhalb von dreizehn Minuten.
Saldırıda iki savaş gemisi ve bir refakat gemisi ağır hasar gördü.Dabei werden zwei Besatzungsmitglieder getötet und das Boot schwer beschädigt.
Bu söylediklerinin teminatı olarak gemilerde rehine olarak kalmaya razıydılar.Diese nehmen nun aber ihrerseits Telasko als Geisel.
Bu durumda da geminin kaptanı onu evlatlık edinmiştir.So kam es, dass der Kapitän des Schiffes Johnny zu sich nahm.
Weissenburg, Burdenburg sınıfında inşa edilen üçüncü gemiydi.Er war das dritte Schiff der Magdeburg-Klasse.
Bu sancak gemisine 8 gemi eşlik ediyordu.Das Unternehmen betrieb acht Schiffe.
Üzerinde insan yaşamayan Pitcairn'e ulaştıktan (1790) sonra gemiyi yaktılar.1790: Wenige Tage nach der Ankunft der Bounty-Meuterer auf Pitcairn setzen diese das Schiff in Brand.
Gemi, "E" geçici adıyla sipariş edildi.Das Schiff ist mit der Eisklasse „E“ klassifiziert.
1923'te Alman donanması yeniden yapılanma geçirdi, Braunschweig filonun yeni bayrak gemisi olarak belirlendi.1923 schuf die Reichsmarine ein Flottenkommando, und die Braunschweig wurde das Flottenflaggschiff.
Ölüm Gemisi (İngilizce: Death Ship), 1980 tarihli Kanada yapımı korku filmidir.Death Ship ist ein Horrorfilm, der 1980 in britisch-kanadischer Co-Produktion entstand.
Beldeler: Beylerli, Gemiş.In: Mäzene, Schenker, Stifter.
Tıpkı batan bir gemiyi terkeden fareler gibi.Juste comme des rats quittant un navire en perdition.
Gemi ile dünya etrafındaki yolculuğuna başladı.Il commença son voyage autour du monde en bateau.
Bir rüya gemisi, kabusa yanaştı.Un bateau de rêves a accosté un cauchemar.
Neden hâlâ geminin kenarında değilsiniz?Pourquoi n'êtes-vous pas déjà à bord du bateau ?
Gemi, savaş için hazır değildi.Le navire n'était pas en ordre de bataille.
Gemi, ne zaman bekletiliyor?Quand le navire est-il attendu ?
Gemi özenle arandı ama hiçbir uyuşturucu maddesi bulunmadı.Le navire fut soigneusement fouillé mais aucune drogue ne fut trouvée.
Kendimi bir gemide hatırlıyorum, daha beş yaşında değildim.Je me souviens avoir été sur un bateau lorsque je n'avais que cinq ans.
O bir gemi.C'est un bateau.
New York gemisi birazdan burada olacak.Le bateau de New York va arriver d'ici peu.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Comme le navire sombre, le mari préfère mourir plutôt que d’être séparé du corps de sa femme.
Bu hâlâ aynı gemi midir?Il s'agit bien donc du même vaisseau.
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap.Et construis l'embarcation (al fulk) sous Nos yeux et d'après Notre révélation.
Bu gemilerin tüm uzunluğu muhtemelen yaklaşık 32 metredir.La longueur totale de ces navires était probablement de 32 mètres.
Gemi geri döner.Le navire se retourne.
Sınıfa ait beş geminin her birine, Alman imparatorlarının isimleri verilmiştir.Chacun des cinq navires qui composent cette classe est baptisé du nom d'un empereur allemand.
28 Mayıs akşamına kadar tekil Rus gemileri Japonlar tarafından takip edilerek batırılır.Jusqu'au soir du 28 mai, les navires russes isolés furent poursuivis par les Japonais.
Aramalar, gemilerin uzun Arktik kışı için saklanmasına kadar sürmüştür.Les recherches continuent jusqu'à ce que les navires soient préparés pour le long hiver arctique.
Bölgede bir hafta geçirilmesinin ardından Şili'ye gitmek üzere gemiler yola çıktı.Après une semaine dans la région, les navires partent pour le Chili.
Kaybolmuş gemilere yönelik av iki yıl sonra baş göstermiştir.La recherche des navires disparus commence deux ans plus tard.
Saat 17:00'de Glasgow, Alman gemilerinin farkına vardı.À 17h, le Glasgow repère les Allemands.
Hitit ülkesinde, bütün gemilerimin de Likya’da olduğunu bilmiyor mu?Mon père ne sait-il pas que toutes troupes sont en Hatti et que tous mes bateaux sont en Lycie ?
Bu Dönem boyunca belirli Bizans gemileri hakkında çok az şey bilmektedir.On connaît peu de choses des navires byzantins de cette époque.
En iyi arkadaşı Augustus Barnard, bir balina gemisi kaptanının oğludur.Son meilleur ami, Auguste Barnard, est d'ailleurs le fils d'un capitaine de baleiniers.
Her geminin mürettebatı, geminin büyüklüğüne bağlı olarak, birle üç arası ousiai'den oluşurdu.Chaque équipage de navire, en fonction de sa taille, est composé d’un à trois ousiai.
Gemiler 4 Mayıs 1850 tarihinde sefere çıkmıştır.Les navires prennent la mer le 4 mai 1850.
Hızlanan bir roket gemide iki gözlemci düşünün.Considérons deux observateurs sur un vaisseau spatial qui accélère.
Şehrin limanı gemilerle doludur.Le port est rempli de navires.
Eski gemiler emekliye ayrıldı; yerine Fransa ve Almanya'dan yeni gemiler alındı.Les anciens navires furent retirés et de nouveaux furent commandés principalement en France et en Allemagne.
1914 - Panama Kanalı'ndan ilk gemi geçti.1914 : un premier navire franchit le canal de Panama.
Tecrübesiz mürettebat paniğe kapıldı ve gemiler Cenevizliler tarafından ya batırıldı ya da ele geçirildi.L’inexpérience de l’équipage entraîne la panique et les navires sont coulés ou capturés par les Génois,.
Diğer gemiler Maasgeul Kanalı'na doğrudan katılarak giriş yapabilirler.Les autres navires peuvent utiliser le Maasgeul directement.
Burada gemiler, kaybolan keşif heyetinin işaretleri yönelik farklı bölgeleri aramak için dağılmışlardır.Les navires se dispersent pour rechercher des signes de l'expédition disparue.
6 Nisan 1946'da Amerikan savaş gemisi USS Missouri'nin Türkiye ziyareti Sovyetleri daha da kızdırdı.Le 6 avril 1946, la visite du cuirassé américain USS Missouri irrite encore davantage les russes.
Plymouth Şirketinin ilk gemisi, Richard, 1606'da yeni dünyaya doğru yelken açtı.En août 1606, le premier vaisseau de la Plymouth Company, le Richard, navigua vers le Nouveau Monde.
Pothos Argyros zar zor kaçabildi ama Aleksios Mosele bir gemiye binmeye çalışırken boğuldu.Pothos Argyros échappa de peu à la mort et Alexis Mosele mourut noyé en tentant de monter à bord d’un navire,.
Sezar'a sadık bir denizci olan Gaius Didius pek çok Pompeius taraftarı gemiyi batırdı.Gaius Didius, qui commandait une flotte fidèle à César, coula la plupart des bateaux pompéiens.
Gemellus on iki yaşındayken kuzeni Caligula ile birlikte Tiberius'un yaşadığı Capri adasına çağrıldı.À 12 ans il est envoyé avec son cousin Caligula sur l'île de Capri où vit Tibère.
Ama şöyle cevap verdi: "Kaptan batan gemisini terketmemelidir.Mais il me répondit : Le capitaine ne doit pas abandonner son navire en train de couler.
Filodan beş gemi Alman Ju 88'leri tarafından 28 Ağustos'ta batırıldı.Cinq navires furent coulés le 28 août par des bombardiers Ju 88 allemands.