gelmiyordu ile cümle

gelmiyordu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Adı bir türlü aklıma gelmiyordu.I could not remember his name for the life of me.
Tom'un bana söylediği mantıklı gelmiyordu.What Tom told me didn't make any sense.
Neredeyse Noel için eve gelmiyordum.I almost didn't come home for Christmas.
Sami gelmiyordu.Sami was not coming.
Tom'un elinden beklemek dışında bir şey gelmiyordu.Tom could do nothing except wait.
Bunu yapasım gelmiyordu.I just didn't feel like doing that.
Köleliğe muhalefet, bütün eyaletlerin özgür siyahları memnuniyetle karşıladığı anlamına gelmiyordu.Opposition to slavery did not mean that all states welcomed free blacks.
Bu durum pek çok kişiye ilginç gelmiyordu.That this seems strange to many does not surprise me.
Ve bir kez gitti mi, asla geri gelmiyordu." diye bahsedilmiştir."I sailed away with a mighty push, never to return".
Mistress Mary elini koymak ve onun kol kavrama anlamına gelmiyordu ama o yaptı.Mistress Mary did not mean to put out her hand and clutch his sleeve but she did it.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.And that woman did not have sentimental compassion.
Çünkü bu sefer o gelmiyordu.Because this time it wasn't coming up.
Kendi keki gibi gelmiyordu.It did not really feel like your own.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.It didn't make sense that Gayla's mother should die so young.
Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar.But never once an apostle came to them at whom they did not scoff.
Yine de bu görüşmeler kesin olarak uzlaşmaya varıldığı anlamına gelmiyordu.Still, these exchanges do not amount to substantive agreements.
Köleliğe muhalefet, bütün eyaletlerin özgür siyahları memnuniyetle karşıladığı anlamına gelmiyordu.Opposition to slavery did not mean that all states welcomed free blacks.
Ancak bu, Nasır'ın yeni rejime karşı dostça davranacağı anlamına gelmiyordu.However, this did not mean that Nasser was going to be friendly towards the new regime.
Bu durum pek çok kişiye ilginç gelmiyordu.Dies ging vielen Bürgern nicht weit genug.
Artık Napolyon'un aklına yapabilecek bir şey gelmiyordu.Lorenz hat nun nichts mehr zu befürchten.
İnsanlar kayboluyor bir daha geri gelmiyordu.Il a disparu et n'est jamais revenu.
Artık Napolyon'un aklına yapabilecek bir şey gelmiyordu.Lorenz n'a rien à craindre maintenant.
Leibniz bu mutlu olay için fazlaca çalışmasına rağmen, bu onun için bir zafer anlamına gelmiyordu.Aunque Leibniz había hecho bastante para favorecer dicha causa, no habría de ser su hora de gloria.
İnsanlar kayboluyor bir daha geri gelmiyordu.Los ancianos se fueron pero no volvieron.
Kelimenin orijinal anlamı yanıltıcı bilgi anlamına gelmiyordu.Originariamente il termine non intendeva riferirsi a informazioni fuorvianti.
Avrupa'da ise beklenen başarı bir türlü gelmiyordu.La pace tanto attesa in Europa sembrava che fosse stata finalmente raggiunta.
Bu durum pek çok kişiye ilginç gelmiyordu.Это было незабываемо для огромного количества людей.
İnsanlar kayboluyor bir daha geri gelmiyordu.Девушка убежала, и больше никогда его не видела.
Ve bir kez gitti mi, asla geri gelmiyordu." diye bahsedilmiştir.فأعاد الحلف له أنه لم يكلم أحدًا منهم فخلى عنه.
Artık Napolyon'un aklına yapabilecek bir şey gelmiyordu.Parece que não há nada que Roberto não pode fazer.
Avrupa'da ise beklenen başarı bir türlü gelmiyordu.Länder utanför EU i Europa klarade sig bättre.
Ancak dünya çok büyüktü, sonu gelmiyordu.Проте час ішов, а обіцяний Кінець світу не наставав.
Artık Napolyon'un aklına yapabilecek bir şey gelmiyordu.Nicméně ani tak nemohl Napoleona obměkčit.
Şatoyu ve bahçesini yeniden dekore etmek için yaptığı harcamaların sonu gelmiyordu.Így a rárói kastély felújítására és fenntartására nem akartak pénzt költeni.
Fakat yine taarruza halel gelmiyordu.Kausalan suuntaan ei enää palattu.
Bu durum pek çok kişiye ilginç gelmiyordu.Men sådan blev det altså ikke, til stor overraskelse for mange.
Avrupa'da ise beklenen başarı bir türlü gelmiyordu.Bare i Europa manglet nå suksessen.
Bu durum pek çok kişiye ilginç gelmiyordu.Dette oppleves noe ubehagelig for de fleste.
İmparator Herakleios'dan yardım için hiçbir işaret gelmiyordu.Joachim tidak mendapatkan bantuan dari kaisar Heraclius.
İnsanlar kayboluyor bir daha geri gelmiyordu.Satu wanita menghilang tanpa kembali lagi.
Leibniz bu mutlu olay için fazlaca çalışmasına rağmen, bu onun için bir zafer anlamına gelmiyordu.Mặc dù Leibniz đã làm rất nhiều để sự kiện này diễn ra, công lao to lớn của ông không được công nhận.
Artık Napolyon'un aklına yapabilecek bir şey gelmiyordu.しかしナポレオンは忘れることができなかった。
Köleliğe muhalefet, bütün eyaletlerin özgür siyahları memnuniyetle karşıladığı anlamına gelmiyordu.反对奴隶制并不意味着所有州郡都欢迎自由黑人。
Bu durum pek çok kişiye ilginç gelmiyordu.許多人對此為她感到不公平。
İnsanlar kayboluyor bir daha geri gelmiyordu.그리고 서복은 떠났으나 다시는 돌아오지 않았다.
Leibniz bu mutlu olay için fazlaca çalışmasına rağmen, bu onun için bir zafer anlamına gelmiyordu.אף על פי שלייבניץ עשה רבות למען התרחשותו של האירוע המשמח הזה, זאת לא הייתה שעת התהילה שלו.
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüAlice đã không cảm thấy được khuyến khích để hỏi bất kỳ câu hỏi thêm về nó, vì vậy cô đã chuyển sang
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüAlice nem érezte ösztönözni, hogy tehet fel több kérdést róla, így ő fordult az Ál Turtle és azt mondta:
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüAlice ne se sentent encouragés à poser toutes les questions plus à ce sujet, alors elle se tourne vers
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüAlice nie skłania zadać więcej pytań o to, więc zwróciła się do
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüAlice non si sentiva incoraggiato a fare domande più, così si rivolse al
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüAlice no se sienten animados a hacer más preguntas al respecto, por lo que se volvió a
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüAlice nu se simt încurajaţi să pună întrebări mai multe despre ea, aşa că a apelat la
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüAlice sa necítil odporúča klásť žiadne ďalšie otázky o tom, a tak sa obrátila na
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüAlice se necítil doporučuje klást žádné další otázky o tom, a tak se obrátila na
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüAlice tidak merasa didorong untuk mengajukan lebih banyak pertanyaan tentang hal itu, jadi ia berpaling ke
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüAlice voelde zich niet gestimuleerd om nog meer vragen over stellen, zodat ze zich tot de Mock Turtle, en zei:
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndü앨리스가 그것에 대해 더 이상 질문을 격려도 느낄 수 없었 구요, 그래서 그녀는 설정되어
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüАлиса не чувствовал рекомендуется задавать больше вопросов об этом, поэтому она обратилась к
Alice bu konuda herhangi bir daha fazla soru sormaya teşvik gelmiyordu, bu yüzden döndüАлис не се чувстват насърчени да задавам повече въпроси за това, така че тя се обърна към

İlgili Sayfalar