Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmiyor ile cümle

gelmiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat, bu, dünya da tek bir tür olmanın bir norm olduğu anlamına gelmiyor.Maar je kunt niet stellen dat één enkele soort zijn op planeet Aarde de norm is.
Fakat, bu, dünya da tek bir tür olmanın bir norm olduğu anlamına gelmiyor.Ma questo non significa che essere una specie unica sulla Terra sia la norma.
Fakat, bu, dünya da tek bir tür olmanın bir norm olduğu anlamına gelmiyor.Menjadi spesies tunggal di planet bumi bukanlah suatu hal yang wajar.
Fakat, bu, dünya da tek bir tür olmanın bir norm olduğu anlamına gelmiyor.Pero no podemos decir que ser una única especie en el planeta Tierra es la norma.
Fakat, bu, dünya da tek bir tür olmanın bir norm olduğu anlamına gelmiyor.To, że jesteśmy jedynym gatunkiem na planecie, wcale nie jest normą.
Fakat, bu, dünya da tek bir tür olmanın bir norm olduğu anlamına gelmiyor.Αυτό δεν σημαίνει ότι το να είσαι το μοναδικό είδος στον πλανήτη Γη είναι το φυσιολογικό.
Fakat, bu, dünya da tek bir tür olmanın bir norm olduğu anlamına gelmiyor.Но не може да се каже, че да си единствен вид на Земята е правило.
Fakat, bu, dünya da tek bir tür olmanın bir norm olduğu anlamına gelmiyor.Однако существование единственного биологического вида на Земле не является нормой.
Fakat, bu, dünya da tek bir tür olmanın bir norm olduğu anlamına gelmiyor.חשוב להבין שזה חריג להיות מין יחיד על פני כדור הארץ.
Fakat, bu, dünya da tek bir tür olmanın bir norm olduğu anlamına gelmiyor.لكنه لا يعني القول بأن يكون هناك نوعا واحدا على كوكب الأرض هو القاعدة.
Fakat, bu, dünya da tek bir tür olmanın bir norm olduğu anlamına gelmiyor.時間を遡ると
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.Aber egal, wie sehr ich darüber nachgedacht habe, es scheint nicht richtig zu sein.
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.Ale nie ważne jak dużo o tym myślę, to nie wydaje się w porządku.
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.Dar, oricat de mult m-am gandit, nu mi s-a parut in regula.
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.Ei väliä kuinka paljon mietin sitä se ei tunnu oikealta. ole rehellinen.
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.Maar hoelang ik er ook over nadacht, het leek me niet juist.
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.Mais peu importe combien j'y ai pensé, cela n'a pas semblé juste.
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.Ma non importa quanto io ci abbia pensato, non sembrava giusto.
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.Men hur mycket jag än tänkte på det, så såg det inte rätt ut.
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.Nhưng bất kể là mình đã nghĩ thế nào đi nữa, mình thấy nó không phải.
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.Tapi seberapapun aku berpikir tentang ini, ini terlihat tidak baik.
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.Αλλά όσο και να το σκέφτηκα, δεν μου φάνηκε σωστό.
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.Но сколько бы я об этом ни думал, мне это не кажется правильным.
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor..אבל כמה שחשבתי על זה, זה לא נראה נכון
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.لكن لا يهم كم فكرت في الأمر, لا يبدو صحيحاً
Fakat,bu konuda ne kadar düşünürsem düşüneyim gerçekmiş gibi gelmiyor.正直-
Fakat üstlü sayıları anlamakta zorluk çekiyorsun. çünkü neyazıkki senin matematik sınıfı sana çekici gelmiyor- bohužel - tvoje hodina matematiky nejspíš není neuvěřitelně zajímavá.
Fakat üstlü sayıları anlamakta zorluk çekiyorsun. çünkü neyazıkki senin matematik sınıfı sana çekici gelmiyorפונקציות מעריכיות, אך אתם נתקלים בקושי להתעניין בפונקציות מעריכיות כי למרבה הצער שיעור המתמטיקה שלכם
Fakat üstlü sayıları anlamakta zorluk çekiyorsun. çünkü neyazıkki senin matematik sınıfı sana çekici gelmiyor勉強しなくてはいけないのかわかりません. なぜなら不幸なことに,あなたの数学の授業は 多分全然かみあっていないからです.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Cela n'avait pas de sens que la mère de Gayla soit morte si jeune.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Det gick inte att förstå varför Gaylas mor skulle dö så ung.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Es ergab keinen Sinn, dass Gaylas Mutter so jung gestorben ist.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Gaylának nem fért a fejébe, hogy halhatott meg az anyja ilyen fiatalon.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Het was absurd dat de moeder van Gayla zo jong stierf.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.그런데 게일라의 어머니가 그렇게 일찍 돌아가셨다는 게 말이 안 되는 것 같았죠.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Não fazia sentido que a mãe de Gayla tivesse morrido tão jovem.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Nedávalo zmysel, že by Gaylina matka mala zomrieť taká mladá.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Non aveva senso che la madre di Gayla morisse così giovane.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.No tenía sentido que la madre de Gayla muriera tan joven.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Nu părea logic ca mama ei să moară atât de devreme.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Tak wczesna śmierć matki Gayli nie miała sensu.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Thật vô lý khi mẹ của Gayla phải chết trẻ như vậy.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Vaikutti järjettömältä, että Gaylan äiti kuolisi niin nuorena.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Η Γκέιλα δεν μπορούσε να κατανοήσει γιατί η μητέρα της έπρεπε να πεθάνει τόσο νέα.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Було нелогічно і дивно, що матір Ґейли померла такою молодою.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Было не понятно, почему мама Гейлы умерла такой молодой.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.Не било много логично майката на Гейла да почине толкова млада.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.לא נראה הגיוני שאימה של גיילה תמות בגיל כה צעיר.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.إلا إنه من غير المعقول أن والدة غايلا يجب أن تتوفى في هذا العمر القصير.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.理由が見つかりませんでした その死は「異常」だったので ゲイラは悩んだのです
Gelip bizi almayacaklar. Bizi almaya gelmiyorlar.Eversmann, jawablah.
Gelip bizi almayacaklar. Bizi almaya gelmiyorlar..הם לא יבואו לחלץ אותנו .הם לא יבואו בשבילנו
Gelmiyor mu? Atilla Bey'in evine gitmek zorundaymýţ.Мисля, че за това иска да говори с мен.
Gelmiyor mu?Bukankah ia akan datang?
Gelmiyor mu?Cậu ta không đến à?
Gelmiyor mu?Il ne vient pas ?
Gelmiyor mu?Kommer han inte?
Gelmiyor mu?Kommt er nicht?
Gelmiyor mu?Komt hij niet?
Gelmiyor mu? Miko:Ele não vai?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod