gelmiştik ile cümle

gelmiştik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bedenlerimizi geri almak için ipuçları bulmaya gelmiştik!Vogliamo trovare qualche indizio su come riavere i nostri corpi!
Bedenlerimizi geri almak için ipuçları bulmaya gelmiştik!Ήρθαμε για να βρούμε στοιχεία για να ανακτήσουμε τα σώματά μας!
Bedenlerimizi geri almak için ipuçları bulmaya gelmiştik!Мы приехали, чтобы узнать, как нам вернуть наши тела!
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik.Estando más adentro, llegamos a una división de los túneles...
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik.Estando más adentro, llegamos a una división de los túneles...
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Amikor kicsit beljebb mentünk, voltak olyan alagutak... amikben teljesen vaksötét volt.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.När vi fick i form av lite längre, det fanns stora delar av tunnlar som var absolut, absolut kolsvart.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Toen we wat verder kwamen, waren er hele secties van tunnels... die absoluut pikzwart waren.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.W miarę jak szliśmy dalej coraz więcej było korytarzy gdzie panowała absolutna, absolutna ciemność.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Μόλις προχωρήσαμε λίγο παρακάτω, υπήρχαν ολόκληρα τμήματα από σήραγγες ήταν κυριολεκτικά, πίσσα στο σκοτάδι.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Када смо ушли мало дубље, тамо се налазило мноштво тунела. који су били тотално мрачни.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.Am fost împinşi să ne întâlnim şi nici unul din noi nu prea vroia să ne întâlnim.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.In realtà siamo stati presentati, nessuno teneva a conoscere l'altro.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.Juntaram-nos e nenhum de nós queria realmente conhecer o outro.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.우리는 어쩌다가 함께 하게 된 것이지 서로 정말 만나고 싶었던 건 아니었는데요.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.Nos juntaron y ninguno de los dos quería conocer al otro
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.Nous avons été réunis malgré nous.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.Összehoztak minket, igazából egyikünk sem akart a másikkal találkozni.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.Spotkaliśmy się, choć żaden z nas tak naprawdę nie chciał poznać drugiego.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.We werden bij elkaar gezet en geen van ons wilde echt de ander ontmoeten.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.Wir wurden zusammengebracht, und keiner wollte den anderen wirklich kennenlernen.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.Нас как бы заставили и ни один из нас не хотел вообще-то встречаться друг с другом.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.Срещнаха ни насила - нито един от нас всъщност не искаше да се запознава с другия.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.דחקו אותנו להפגש, למרות שאף אחד מאיתנו לא באמת רצה לפגוש את האחר.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.لقد دُفعنا لهذا اللقاء ولم يكن أحدنا يريد مواجهة الآخر
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.「コンピューターをデザインしたディズニーの社員に 会ってどうするのだろうか?」
Bir yolculuk sırasında buraya gelmiştik.Τότε είδαμε το σπίτι.
Buraya kadar gelmiştik.2 つ部分積分を、
- Buraya kadar gelmiştik.Este es nuestro y original.
Buraya kadar gelmiştik.הגענו לנקודה זו, וקיבלנו את ההבנה, אחרי שעשינו
Buraya kadar gelmiştik.ولقد وصلنا الى هذه النقطة, وقمنا بالإدراك ، بعد
Dehşet gözlerinden okunuyordu. Hayatın sonuna gelmiştik.Ich konnte es in ihren Augen sehen, da war Schrecken, das Leben war zu Ende.
Dehşet gözlerinden okunuyordu. Hayatın sonuna gelmiştik.Я бачив в її очах, в них був жах.
Hayatın sonuna gelmiştik.A vida tinha acabado.
Hayatın sonuna gelmiştik.Fasa. Livet var slut.
Hayatın sonuna gelmiştik.Het leven was voorbij.
Hayatın sonuna gelmiştik.Hidup telah berakhir.
Hayatın sonuna gelmiştik.공포였죠. 인생은 끝났어요.
Hayatın sonuna gelmiştik.La vida se terminaba.
Hayatın sonuna gelmiştik.La vie était finie.
Hayatın sonuna gelmiştik.La vita era finita.
Hayatın sonuna gelmiştik.Livet var slut.
Hayatın sonuna gelmiştik.Và thế là hết đời.
Hayatın sonuna gelmiştik.Vége volt az életnek.
Hayatın sonuna gelmiştik.Viața era pe sfârșite.
Hayatın sonuna gelmiştik.Življenja je bilo konec.
Hayatın sonuna gelmiştik.Život bol na konci.
Hayatın sonuna gelmiştik.Život je u konce.
Hayatın sonuna gelmiştik.Życie się skończyło.
Hayatın sonuna gelmiştik.Η ζωή είχε τελειώσει.
Hayatın sonuna gelmiştik.В них был ужас. Жизнь кончена.
Hayatın sonuna gelmiştik.Животът приключваше.
Hayatın sonuna gelmiştik.זו היתה אימה. הסוף הגיע.
Hayatın sonuna gelmiştik.كان الرعب. إنتهت الحياة.
Hayatın sonuna gelmiştik.その日 学んだ三つのことをお話しします
Hindistan'a, Annem Doris Norden ve üvey babam Rama Chattopadhyaya'yla birlikte gelmiştik.제 어머니인 도리스 노든 (Doris Norden) 과 제 의붓아버지인 라마 샤토파다야 (Rama Chattopadhyaya) 에 의해 오게 된 것이었지요.
Hindistan'a, Annem Doris Norden ve üvey babam Rama Chattopadhyaya'yla birlikte gelmiştik.Meine Mutter, Doris Norden, und mein Stiefvater, Rama Chattopadhyaya, brachten mich dorthin.
Hindistan'a, Annem Doris Norden ve üvey babam Rama Chattopadhyaya'yla birlikte gelmiştik.Moja mama, Doris Norden, i mój ojczym, Rama Chattopadhyaya, przywieźli mnie tu 60 lat temu.
Hindistan'a, Annem Doris Norden ve üvey babam Rama Chattopadhyaya'yla birlikte gelmiştik.אליה הובאתי על-ידיי אמא שלי, דוריס נורדן, ואבי החורג, ראהמה צ'אטופאדייה.
Hindistan'a, Annem Doris Norden ve üvey babam Rama Chattopadhyaya'yla birlikte gelmiştik.وجلبت امي دوريس نوردن معي وزوج امي راما كاتوبادايا
İlgili Sayfalar