gelmiştik ile cümle
gelmiştik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hayatın sonuna gelmiştik.Life was over.
Sonunda uzun bir yolculuktan sonra ben ve ailem Güney Kore'de tekrar bir araya gelmiştik.Eventually, after our long journey, my family and I were reunited in South Korea.
Bir yolculuk sırasında buraya gelmiştik.We came here on a trip once.
Bir şekilde bir araya gelmiştik ve aslında birbirimizle tanışmayı ikimiz de istemiyorduk.We were pushed together, and neither one of us really wanted to meet the other.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.and said, "Oh, my lord, we indeed came down the first time to buy food.
Telles için anlaşmayı imzalama noktasına gelmiştik.Dergestalt kam es zu einem Vertragsabschluss.
Zeki maçın ardından ise "Buraya puan ya da puanlar için gelmiştik.Görgei Klapka érzelmeire is próbált hatni: „Ma kell győzni, vagy mehetünk vissza a Tisza mögé!
Zeki maçın ardından ise "Buraya puan ya da puanlar için gelmiştik.ミニゲームでは、「ぶつけろボムへい」に登場する。
Telles için anlaşmayı imzalama noktasına gelmiştik.納伊條約的簽署地。
Telles için anlaşmayı imzalama noktasına gelmiştik.그리고 이 조약에 정미칠적이 서명하였다.
Zeki maçın ardından ise "Buraya puan ya da puanlar için gelmiştik.On läinud ajalukku temale omistatud lausega: "Pärast meid tulgu või veeuputus!"
Afedersiniz,<br /> biz poster ile ilgili gelmiştik.<br />Burası Man Ok Tekvando salonu mu?Entschuldigen Sie, wir sind wegen dieses Posters gekommen. Ist das hier Man Ok's Taekwondo Studio?
Afedersiniz,<br /> biz poster ile ilgili gelmiştik.<br />Burası Man Ok Tekvando salonu mu?Excusez-moi, Nous sommes venu à cause de cette affiche. C'est bien le Dojang de Taekwondo Man Ok ?
Afedersiniz,<br /> biz poster ile ilgili gelmiştik.<br />Burası Man Ok Tekvando salonu mu?Mi scusi, Siamo venuti a causa del volantino. E' questa la sala di Taekwondo di Man Ok?
Afedersiniz,<br /> biz poster ile ilgili gelmiştik.<br />Burası Man Ok Tekvando salonu mu?Permisi, Kami datang karena poster ini. Apakah ini Dojo Man Ok?
Afedersiniz,<br /> biz poster ile ilgili gelmiştik.<br />Burası Man Ok Tekvando salonu mu?Przepraszam Przyszliśmy z powodu tego plakatu. Czy to jest Man Ok taekwondo studio?
Afedersiniz,<br /> biz poster ile ilgili gelmiştik.<br />Burası Man Ok Tekvando salonu mu?Scuzati-ma, am venit dupa ce-am vazut posterul asta. Aici e sala de Taekwondo a lui Man Ok?
Afedersiniz,<br /> biz poster ile ilgili gelmiştik.<br />Burası Man Ok Tekvando salonu mu?Με συγχωρείτε, ήρθαμε λόγω του πόστερ. Εδώ είναι η σχολή Χαπκιντο της Μαν Οκ;
Afedersiniz,<br /> biz poster ile ilgili gelmiştik.<br />Burası Man Ok Tekvando salonu mu?Простите, Мы увидели постер..Это школа тхэквондо Ман Ок?
Afedersiniz,<br /> biz poster ile ilgili gelmiştik.<br />Burası Man Ok Tekvando salonu mu?لو سمحتي لقد اتينا بسبب هذا الاعلان، هل هذا مان اوك للتكواندو؟
Al, Dublith'e niçin gelmiştik?!Al, che siamo venuti a fare a Dublith?
Al, Dublith'e niçin gelmiştik?!Al, miksi tulimme Dublithiin?
Al, Dublith'e niçin gelmiştik?!Al, ¿para qué cuernos hemos venido a Dublith?
Al, Dublith'e niçin gelmiştik?!Al, po co przyjechaliśmy do Dublith?
Al, Dublith'e niçin gelmiştik?!Al, porque viemos a Dublith?!
Al, Dublith'e niçin gelmiştik?!Hvorfor tog vi til Dublith, Al?
Al, Dublith'e niçin gelmiştik?!Varför åkte vi till Dublith, Al?
Al, Dublith'e niçin gelmiştik?!Αλ, γιατί ήρθαμε στο Ντούμπλιθ;
Al, Dublith'e niçin gelmiştik?!Ал, зачем мы приехали в Дублит?!
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.A řekli: Slyš mne, pane můj. Přišli jsme byli ponejprvé kupovati potrav.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.a riekli: Počuj ma, prosím, pane. Boli sme prišli sem dolu tam po prvé, aby sme nakúpili potravy.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.diciendo: --¡Por favor, señor mío! Nosotros en verdad vinimos la primera vez para comprar alimentos
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.dissero: «Mio signore, noi siamo venuti gia un'altra volta per comperare viveri
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.e disseram: Ai! senhor meu, na verdade descemos dantes a comprar mantimento;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.És mondának: Kérünk uram! Ennekelõtte alájöttünk vala eleséget venni.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.Ils dirent: Pardon! mon seigneur, nous sommes déjà descendus une fois pour acheter des vivres.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.in reko: Prosim, gospod moj! Prišli smo bili že preje kupit žita.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.I rzekli: Słuchaj mię, panie mój! przyjechaliśmy byli pierwej kupować żywność.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.ja sanoivat: "Oi kuule, herra, me olemme kerran ennen käyneet täällä ostamassa elintarpeita,
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.가로되 내 주여 우리가 전일에 내려와서 양식을 사가지고
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik."Maaf, Tuan, kami sudah pernah datang kemari untuk membeli makanan
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.mà rằng : Xin chúa tha lỗi cho ! anh_em chúng_tôi đã đến đây một lần rồi , đặng mua lương_thực ;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.mà rằng: Xin chúa tha lỗi cho! anh em chúng tôi đã đến đây một lần rồi, đặng mua lương thực;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.och sade: »Hör oss, herre. När vi förra gången voro härnere för att köpa säd till föda åt oss
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.şi au zis: ,,Domnule, noi ne-am mai pogorît odată aici, ca să cumpărăm merinde.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.und sprachen: Mein Herr, wir sind das erstemal herabgezogen Speise zu kaufen,
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.και ειπον, Δεομεθα, κυριε κατεβημεν την πρωτην φοραν δια να αγορασωμεν τροφας
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.и сказали: послушай, господин наш, мы приходили уже прежде покупать пищи,
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.Послушай, господарю, слязохме първия път да си купим храна;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.ויאמרו בי אדני ירד ירדנו בתחלה לשבר אכל׃
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.وقالوا استمع يا سيدي. اننا قد نزلنا اولا لنشتري طعاما.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.說 、 我 主 阿 、 我 們 頭 次 下 來 實 在 是 要 糴 糧
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.說 、 我 主阿 、 我們頭 次 下 來實 在 是 要 糴糧
AV: Tamam, ilk aylar zorluydu ama üstesinden gelmiştik derken bu araştırma, üstümüzde soğuk duş etkisi yaptıZnowu, pierwsze kilka miesięcy było trudne, ale dalibyśmy radę, a te badania zatkały nas dosłownie.
Bedenlerimizi geri almak için ipuçları bulmaya gelmiştik!Etsimme keinoa saada ruumiimme takaisin.
Bedenlerimizi geri almak için ipuçları bulmaya gelmiştik!¡Hemos venido a buscar pistas para recuperar nuestros cuerpos!
Bedenlerimizi geri almak için ipuçları bulmaya gelmiştik!Przyjechaliśmy szukać wskazówek, by odzyskać nasze ciała.
Bedenlerimizi geri almak için ipuçları bulmaya gelmiştik!Viemos à procura de pistas para recuperarmos os nossos corpos!
Bedenlerimizi geri almak için ipuçları bulmaya gelmiştik!Vi leder efter en måde at få vore kroppe tilbage.
Bedenlerimizi geri almak için ipuçları bulmaya gelmiştik!Vi letar efter ett sätt att få tillbaka våra kroppar.
İlgili Sayfalar