gelmişti ile cümle
gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Adaya tatil yapmak için gelmiştir.Radalla kulki kesäisin lomajunia.
Kavim içerisinde tecavüz ve fuhuş normal hale gelmişti.Murhat ja raiskaukset olivat tavallisia.
Birçok sözcük Avustralya'ya Büyük Britanya ve İrlanda'dan gelmiştir.Suurin osa tuli kuitenkin edelleen Britanniasta tai Australian kautta.
Köye elektrik 1979 yılında gelmiştir.Sähköt kylään tulivat vuonna 1973.
28 Aralık 2010'da taşıyıcı anne vasıtasıyla kızı Faith Margaret Kidman Urban dünyaya gelmiştir.Parin toinen tytär, Faith Margaret Kidman Urban syntyi 28. joulukuuta 2010 sijaissynnyttäjän kautta.
2011 yılında hayatta kalan üyeler yeniden bir araya gelmiştir.Vuoden 2011 alussa seurakunnat yhdistettiin jälleen.
Aynı zamanda hızlı bir eğitim programıyla filo kısa sürede harbe hazır hale gelmiştir.Myös saneerausohjelma eteni reippaasti etuajassa.
Kastilya dili İspanyolca haline gelmiştir.Taxi valitsi espanjan kielen.
Dolayısıyla geçmiş yıllarda yatırımcılar ve iş adamları için yerel bir merkez haline gelmiştir.Ensimmäiset kolme vuotta tapahtuma oli suunnattu paikallisille yrittäjille ja sijoittajille.
Aragorn, Gimli ve Legolas da yardım için buraya gelmiştir.Aragorn, Legolas ja Gimli kuulivat torvensoiton ja Aragorn saapui apuun.
Savaşın sonunda RAN, dünyanın en büyük beşinci donanması haline gelmişti.Toisen maailmansodan päättyessä Australian laivasto oli viidenneksi suurin maailmassa.
Yerine Gelincik Çiçeği gelmiştir.Kukkapohjuksessa on pieniä suomuja.
Bu faaliyetlerin birçoğu geleneksel hale gelmiştir.Monet näistä ovat jo nousseet klassikon asemaan.
Artık draft zamanı gelmişti.Työntäyteinen aika alkoi.
Sir Slamalot yerine 1997 de gelmiştir.Vuonna 1997 Rantalaisen tilalle tuli Neil Hardwick.
1268'de şehrin büyük bir bölümünü yıkan şiddetli bir deprem meydana gelmiştir.Vuonna 1280 tuli tuhosi suuren osan kaupunkia.
Linux'un maskotu olan penguen fikri Linux çekirdeği'nin yaratıcısı olan Linus Torvalds'dan gelmiştir.Ajatus pingviinistä Linuxin maskottina tuli Linus Torvaldsilta.
Bu işlere onun yerine birisinin bakmasının zamanı gelmiştir.Muut jäsenet alkoivat etsiä uutta jäsentä hänen tilalleen.
Köye çakıl yol, 2007 de gelmiştir.Pimeä äiti, Rajalla 2007.
1871 yılında akademi ülkenin resmî bilim akademisi hâline gelmiştir.Virallisen tiedeakatemian aseman se sai 1871.
Bu yaygın kullanımından dolayı uluslararası ticaretin simgelerinden biri haline gelmiştir.Tämäntyyppisestä journalismista tuli hänen tavaramerkkinsä.
Şimdi sıra İason'la uğraşmaya gelmiştir.Niinpä hän päätti pysyä Ashen kanssa saadakseen niitä.
1992 yılına kadar bu fabrikada çalışmış ve kendi işinin üstesinden gereğince gelmiştir.Hän liittyi yhtyeeseen vuonna 1992 ja vaikutti siinä loppuelämänsä.
İlham, Boston'a doğru bir tren yolculuğunda gelmişti.Italiasta hän matkusti junalla Pariisiin.
Orta Çağ'dan bu yana özellikle Kuzey Avrupa biranın ana yurdu haline gelmiştir.Viininviljelystä tuli keskiajalla saaren pääelinkeino.
Şehir, son yıllarda Karayip turizm merkezlerinde biri haline gelmiştir.Se on kehittynyt viime vuosina matkailukeskukseksi.
Orta Avrupa'da bulunmasından dolayı, yeni Avrupa Birliği üyelerine bir geçiş ülkesi haline gelmiştir.Perustamisensa jälkeen ETA on laajentunut EU:n uusien jäsenmaiden myötä.
Sezonun 7 Aralık Aziz Ambrose gününde açılması gelenek haline gelmiştir.La Scalan esityskausi alkaa perinteisesti 7. joulukuuta pyhän Ambrosiuksen päivänä.
Saldırılar bilhassa Paris'teki Île-de-France bölgesinde meydana gelmiştir.Osa näistä otteluista tapahtui Saksan ulkopuolella esim. miehitetyssä Ranskassa Pariisissa.
Koç: 3. sezonda gelmiştir.Coach palaa kolmannella kaudella.
Ama yepyeni uzaylılar gelmiştir.Seuraavaksi saapuivat suuret purjelaivat.
Şimdi ise Freddy intikam almak için geri gelmiştir.Frank palaa taloon ja kostaa.
Düzgün bir planlama yapmanın imkanı kalmamıştı, üretim çarkları işleyemez hale gelmişti.Menetelmä ei kuitenkaan ollut riittävän tehokas tuottaakseen saippuan valmistuksessa tarvittavan soodan.
Bu nedenle Satürn'ün uydularının bulunması genellikle Yer'in halka düzlemi geçişlerine denk gelmiştir.Tämä on yksi syy siihen, miksi geishat ovat viime aikoina tulleet lähemmäksi muun maailman arkea.
Oyun, seyirci tarafından yuhalanmış ve Çehov, tiyatrodan vazgeçme eşiğine gelmiştir.Lokkiin suhtauduttiin aluksi penseästi, ja Tšehov masentui näytelmän huonosta vastaanotosta.
İlerleyen dönemlerde Fransa kültürü tanınmış ve Fransızca diplomasi dili haline gelmiştir.Ranska on vakiintunut klassiseksi diplomatian kieleksi.
Fay hareketleri neticesinde Adapazarı ovası sürekli çökmekte olan sübsidans havza haline gelmiştir.Taistelussa liikuttiin aina soutaen mastot kaadettuina.
Savaş 3 Ağustos 1530 yılında meydana gelmiştir.Se esitettiin valtiopäiville 3. elokuuta 1530.
Daha sonra o günlerde yeni kurulan Türkiye İş Bankası'nın Merkez bankasına dönüştürülmesi gündeme gelmiştir.Sodan jälkeen niistä muodostettiin osa uuden pankin, Türkiye İş Bankasın peruspääomaa.
Bu kitap; 54 şiirden meydana gelmiştir.Teokseen kuuluu 35 runoa.
Söz ve beste, gitarist Brian May'den gelmiştir.Sen kirjoitti yhtyeen kitaristi Brian May.
Cebimde $35 ile gelmiştim.Και ήρθα με 35 δολάρια στο πορτοφόλι μου.
Ama aslında bir gün erken gelmiştir.Τελικά, κυκλοφόρησε μία μέρα νωρίτερα.
1990'da Corporación Industrial Carso ve Grupo Inbursa'nın birleşmesinden meydana gelmiştir.Δημιουργήθηκε το 1990 μετά τη συγχώνευση των Corporación Industrial Carso και Grupo Inbursa.
Abay'ın hayatı boyunca bir dizi önemli sosyo-politik ve sosyo-ekonomik değişimler meydana gelmiştir.Στην ζωή του Αμπάι συνέβησαν σημαντικές κοινωνιοπολιτικές και κοινωνικοοικονομικές αλλαγές.
Sırp İmparatorluğu sürekli gelişmiş, Avrupa'daki en gelişmiş ülke ve kültürlerden biri haline gelmiştir.Η Σερβική Αυτοκρατορία άκμασε για να γίνει μία από τις πιο αναπτυγμένες χώρες και πολιτισμούς στην Ευρώπη.
Sadece medresenin kalıntıları bugüne gelmiştir.Μόνο τα ερείπια του μεντρεσέ παραμένουν και σήμερα.
Çin, Polinezya ve kırsal alt-Sahara Afrika bölgesinde yaygın hale gelmiştir.Έχει γίνει συνηθισμένη στην Κίνα, την Πολυνησία και την αστική υπο-Σαχάρια Αφρική.
Oldukça eski olan bu denetim türü, ilk olarak 1803 tarihli Marbury vs. Madison davasında gündeme gelmiştir.Για πρώτη φορά αποφάσισε το Ανώτατο Δικαστήριο των ΗΠΑ (US Supreme Court) το 1803 στην υπόθεση Marbury v.
Ancak artık zamanı gelmiştir.Τώρα είναι καιρός να προχωρήσουμε.
Kendisinden sonra bu göreve Sinan Erdem gelmiştir.Μετά την ήττα του έπραξε ακριβώς αυτό.
Windows 10 ile gelmiştir.Αποσύρθηκε στα Windows 10.
Genel görelilik, modern astrofiziğin önemli bir aracı haline gelmiştir.Η γενική σχετικότητα έχει εξελιχθεί σε ένα βασικό εργαλείο της σύγχρονης αστροφυσικής.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra, hızla gelişmiş ve modern bir kent haline gelmiştir.Μετά το Β΄ Παγκόσμιο Πόλεμο, η πόλη διήλθε μία περίοδο ταχείας ανάπτυξης κι ευημερίας.
Mezar taşı günümüze kadar gelmiştir.Ο τάφος του διατηρείται ως τις ημέρες μας.
Anne babası İtalya'nın Salerno kentinden buraya gelmişti.Οι γονείς του ήταν μετανάστες από την περιφέρεια Αμπρούτσο της Ιταλίας.
Thälmann eve o gün geç gelmişti.Η Ουάλλας επέστρεψε στην πολιτεία αργότερα εκείνη την ημέρα.
Saat 1:30 gibi kendine gelmişti.Ανακτήθηκε στις 30.
Artık draft zamanı gelmişti.Έφτασε η ώρα του συναξαρίου.
Annesi Fransızca öğretmeni babası ise müfettiş bir aileden gelmiştir.Ο πατέρας της είναι οφθαλμίατρος και η μητέρα της καθηγήτρια σε κολέγιο γαλλικής γλώσσας.