gelmişti ile cümle

gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat son zamanlarda aileler bu hususta daha duyarlı hale gelmiştir.Проте вже в ті часи все більше схилявся до народовців.
24 saat esaslı saatler en az 15. yüzyıldan bu yana kullanıla gelmiştir.Найбільшу активність вони проявляли впродовж 40 років, починаючи з 1522 року.
Çocukluk ve gençlik zamanları savaş dönemlerine denk gelmiştir.Роки дитинства та юності припали на складний період часу.
İlişkiler düzelme seviyesine gelmiştir.Справа дійшла до реорганізації.
Bu kitap; 54 şiirden meydana gelmiştir.Повість складається з 54 сувоїв.
2015'te Suriye İç Savaşı neticesinde Rus hava bombardımanına uğramasıyla gündeme gelmiştir.У 2015 році у зв'язку з економічною кризою припинено вихід російськомовного випуску тижневика.
Fakat Jennifer geri gelmiştir ve intikam almakta kararlıdır.Емі дізналась про це і вирішила помститися.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Виступав на естраді.
Bu böylece efsane olarak söylene gelmiştir.Так говорить одна із легенд.
Artık sıra Papa’nın savunduğu Roma’ya gelmişti.Водночас звернувся за допомогою до папа римського.
İnsan da, bir beden ve ruhtan oluşmuştur ama aynı maddeden ya da atomlardan meydana gelmiştir.Людина також створена Богом, складається з духовної та тілесної субстанції, душі і тіла.
Günümüzde her iki kasaba da birleşerek tek bir belediye haine gelmiştir.Обидва села з часом злилися у єдину Вікторівку.
Kentten ilk kez 1138 yılında bahsedilmiştir ve 1200 yılında kent haline gelmiştir.Сам населений пункт вперше згадується 1202, за 90 років отримав статус міста.
Akıl kelimesi için 26, Hediye sözcüğü için ise 77 farklı öneri gelmişti.Було запропоновано не менше шести концепцій підвіски в 77 різних варіантах.
Asker ailesinde dünyaya gelmiştir.Народився в сім'ї солдата.
Buraya sürekli yerleşen aileler Hursunlu mahallesinden gelmiştir.Звідти родина виїхала вже на постійне мешкання в містечко Шепетівка.
Bu yaygın bir yakınma haline gelmiştir.Скоро це стало масовим явищем.
Bu yüzden daha uzun mesafeler bisikletle terlemeden ulaşılabilir hale gelmiştir.До найбільш цікавих можливо дістатися велосипедом.
Ama aslında bir gün erken gelmiştir.Ймовірно подія сталася днем раніше.
Korkunç son gelmiştir.Таким чином завершився Смутний час.
Bu eser günümüze kadar gelmiştir.Ця споруда дійшла до нашого часу.
Eski suçlayıcılara karşı savunmasını bitirdikten sonra şimdi sıra yeni suçlayıcılara gelmiştir.Оскільки колишні заступники честі королеви померли, їй терміново необхідно знайти нових.
Ali Çavuş Atatürk’ün can yoldaşım dediği bir kişi haline gelmiştir.Маркос — справжнє ім’я одного з загиблих друзів субкоманданде.
Rizeli anne ve babadan dünyaya gelmiştir.Ріс та виховувався у батьків матері.
İlham, Boston'a doğru bir tren yolculuğunda gelmişti.Письменник пройшов бойовий шлях до Берліна.
Minnoch, artık yürümez ve neredeyse hareket edemez duruma gelmişti.Лялечка не живиться і здебільшого не може рухатися.
Saat 1:30 gibi kendine gelmişti.Подія відбулася 1:30.
İstanbul Şehir Orkestrası'nın Kültür Bakanlığı'na bağlanması ile meydana gelmiştir.Він утворився, коли Стамбульський міський оркестр був приєднаний до Міністерства культури.
47 Yaşında öldüğünde o da oğlu Mustafa Uyav'a bu mesleği bırakmış ve devamı gelmiştir.Померши у віці 47 років, він залишив цю професію своєму синові Мустафі Уяву і продовжив.
Aynı zamanda bu tarihten itibaren Java Standart Edition'ın bir parçası haline gelmiştir.Od té doby je standardní součástí Java Standard Edition.
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.Dá se tedy předpokládat, že první obyvatelé (nebo jejich předkové) takovými dušníky byli.
31 Mayıs 2015'te oğulları dünyaya gelmiştir.31. května 2015 se jim narodil syn.
Hristiyanlık 9. yüzyılda İsveç'e ve 11. yüzyılda Danimarka ile Letonya'ya gelmişti.Křesťanství přišlo do Lotyšska se Švédy již v 9. století a s Dány v 11. století.
Bu evlilikten 3 çocuk(Nurperi, Gülsün, Güçlü) dünyaya gelmiştir.Oženil se, a s manželkou Zdeňkou (za svobodna Parýzovou) mají tři děti.
Ancak artık zamanı gelmiştir.Teď je ta pravá chvíle.
Estelada bayrağı mavi ve kırmızı halleri ile hareketin ana simgesi haline gelmiştir.Vlajka Estelada, v modré a červené verzi, se stala jejím hlavním symbolem.
Öte yandan kıtada pek çok mal bulunamaz hale gelmişti.Také mu nebyla vyplacena řada honorářů, na něž měl nárok.
1918 yılında Yugoslavya'nın bir parçası haline gelmiştir.Po roce 1918 se stalo součástí Jugoslávie.
27 Haziran 2010'dan itibaren İzlanda'da eşcinsel evlilik yasal hale gelmiştir.Stejnopohlavní manželství je na Islandu legální od 27. června 2010.
Baskı dayanılmaz hale gelmişti.Situace se stávala neúnosnou.
Benzer batıklar Vasa’ya göre değerlendirilir hale gelmiştir.Podobná byla i výbava hrobů žárových.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.Následkem toho se stovky mužů vydali do této oblasti hledat zlato.
İnsan ruhu aslında ateşten meydana gelmiştir; ancak bu ateş ruh haline dönüşürken nemlenen bir ateştir."A člověka z hlíny podobné hrnčířské stvořil a džiny z plamene bezdýmného vytvořil."
Yedi krallık döneminin sonu aşama aşama gelmiştir.Konec vlády sedmi království byl postupným procesem.
Sözcük günümüze Arktik (Arctic) olarak gelmiştir.O této době již hovoříme jako o době měděné (eneolitu).
Spec Miata, Kuzey Amerika’daki en popüler ve en makul fiyatlı yok yarışı sınıflarından biri haline gelmiştir.Spec Miata se stala jednou z nejpopulárnějších a nejdostupnějších tříd silničních závodů v Severní Americe.
Daha sonra Britanya İmparatorluğu'nun bir parçası haline gelmiştir.Samozřejmě stále zůstávaly součástí Britské říše.
Adaya tatil yapmak için gelmiştir.Ten pak zahlásil nástup na dovolenou.
Cüneyd-i Bağdadi'nin bazı mektupları günümüze kadar gelmiştir.Některé Anselmovy dopisy Idě se dochovaly do současnosti.
Son zamanlarda 2013 yılında birkaç ölüm meydana gelmiştir.V minulých letech zde došlo k několika úmrtím.
Glory gelmiştir.Přichází Allegri .
Garip bir detaydır ki, vefat günü Mirac kandiline denk gelmiştir.Zajímavostí je, že bylo údajně na desku vytesáno nesprávné datum demonstrace.
Korkunç son gelmiştir.A tento konec byl strašlivý.
Söz ve beste, gitarist Brian May'den gelmiştir.Napsal ji kytarista Brian May.
1990’lardan beri Çin ve Rusya’da heteroseksüeller arasında giderek bir artış meydana gelmiştir.Od 90. let 20. století došlo k navýšení počtu nakažených heterosexuálních osob v Číně a Rusku.
Kimi kaynaklara göre bu olay yanlış bilgilendirme ve önyargı sonucunda meydana gelmiştir.Údajně takové názory pramení z nesprávných informací a předsudků.
Linux'un maskotu olan penguen fikri Linux çekirdeği'nin yaratıcısı olan Linus Torvalds'dan gelmiştir.Myšlenka, že by maskot Linuxu měl být tučňák, pochází od Linuse Torvaldse, tvůrce jádra systému Linux.
Sonraki yıl ayrılan Şūeişa bağımsız bir şirket haline gelmiştir.O rok později se však Šúeiša stala samostatnou, nezávislou společností.
İstanbul'a genç yaşında gelmiştir.Do Istanbulu přišla ve velmi mladém věku.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Škola byla v dezolátním stavu.

İlgili Sayfalar