gelmişti ile cümle
gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Köy halkı çeşitli yerlerden gelmiş, zamanla kaynaşarak bugünkü toplum meydana gelmiştir.De stad is ontstaan uit een aantal dorpen, die nu districten van de stad vormen.
Büyük Qing adı ilk olarak 1636'da meydana gelmiştir.De naam Vechtevoort wordt voor het eerst in 1633 genoemd.
Görülen en büyük sürü 30 hayvandan meydana gelmiştir.Zijn voornaamste hobby's waren zijn 30 dieren.
İsyancılar Hotspur'un ölmesinden sonra çok demoralize olmuşlar ve Kral'ın ordusu galip gelmiştir.Toen ze de dood van Hotspur vernemen, nam de moed van de rebellen af en hun leger werd overwonnen.
Zaman içinde etkinlikler düzenleyen ve sosyal sorumluluk projeleri yürüten bir topluluk haline gelmiştir.Gaandeweg ontwikkelden zich een taakverdeling en daarmee verbonden sociale structuren.
Son bölümde (Graduation) yeniden gelmiştir.Het thema komt terug in het laatste deel.
Günümüzde ise polis raporlarına göre 1990'lardan bu yana suç oranlarında önemli düşüşler meydana gelmiştir.Sinds de jaren 90 kent het land hoge criminaliteitscijfers.
Önemli bir bölgesel merkez haline gelmiştir.Het werd daardoor een belangrijk gebied.
Barasinga artık uzun yolun sonuna gelmiştir.Beerschot eindigde op ruime achterstand laatste.
Ailesinin kökleri Crmnica'dan (eski Karadağ bölgelerinden biri) gelmiştir.Zijn erven (hierna: de Erven A) hebben het geding overgenomen.
Bu olay Isis’in kulağına kadar gelmiştir.Dit tot grote onvrede van Ozai.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.Velen hebben geprobeerd deze schat te vinden.
Bu konu en son 3 Mart 2006'da yeniden gündeme gelmiştir.Op 3 maart 2006 werd de noodtoestand weer ingetrokken.
Ama şimdi uzun süre Mısır’da kalınması olanaksız hale gelmişti.Lang duurde zijn verblijf in Frankrijk niet.
Geri kalan kısım ise kuzey Afrika'dan gelmiştir.Tuinkers is afkomstig uit Noord-Afrika.
Aragorn, Gimli ve Legolas da yardım için buraya gelmiştir.Aragorn, Gimli en Legolas begeleiden de vluchtelingen.
Böylece ülke, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra en çok bağışta bulunan ülke konumuna gelmiştir.Amerika verkreeg de status van meest begunstigde natie.
1952 yılında Schwartz'ın yerine Lynn Evans, 1953 yılında Osborn'un yerine Margie Needham gelmiştir.In 1953 werd de zwangere Osborn tijdelijk vervangen door Margie Needham.
Son zamanlarda Maroon 5 - Moves like Jagger şarkısı ile gündeme gelmiştir.Het grootste succes tot op heden scoorden de mannen van Maroon 5 met het nummer Moves like Jagger.
1962'de Burma'da asker darbe meydana gelmiştir.In 1962 vond er een opstand plaats in Brunei.
Son yıllarda en popüler besin takviyelerinden biri haline gelmiştir.Hij was één van de populairste entertainers in de laatste 3 decennia.
Artık as olarak çıkma zamanı gelmişti.Dat was het moment om tevoorschijn te komen.
Lockhart, June Lockhart ve Dr. John F. Maloney'in kızı olarak New York'ta dünyaya gelmiştir.Lockhart is een dochter van June Lockhart en dr. John Maloney.
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.Vervolgens doorliep hij het CIOS in Heerenveen.
İklim değişikliği insan yaşamı için giderek artan bir tehdit haline gelmiştir.Een grotere bedreiging voor zijn voortbestaan is echter de mens.
Yerine halife olarak kuzeni Ömer bin Abdülaziz gelmiştir.Tijdens zijn lange episcopaat wijdde hij meer dan tweeduizend priesters.
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.Bij het huwelijk bracht zij het graafschap Provins in.
Newfoundland ismi İngilizce "New Found Land (Yeni Bulunan Yer)"dan gelmiştir.Het Terreneuvien is genoemd naar de Franse naam voor Newfoundland: Terre-Neuve.
1 gün sonra kedi canlanıp gelmiştir fakat hareketlerinde değişiklikler olur.De dag erna komt de kat terug, maar hij is anders.
İki kitabın da baş kişisi Ostap Bender, Sovyetler Birliği'nde kült bir figür haline gelmiştir.De hoofdpersoon in beide boeken is de soyante oplichter Ostap Bender.
Günümüzde sörf merkezlerinden biri haline gelmiştir.Tegenwoordig is de plaats geliefd bij surfers.
Shakira bu albümüyle birlikte o dönem tüm dünyada bir fenomen haline gelmiştir.Met dit album brak Shakira wereldwijd door.
Bunlardan ilki olan Yakuparpa Amasya-Hamamözü'nden gelmiştir.Het is de voorloper van de tegenwoordige landbouwspuit.
Bir süre San Andreas eyaletinde yaşadıktan sonra Liberty City'ye gelmiştir.Hij kwam na een tijdje weer terug naar zijn geboorteplaats Liberty City.
Elektiriği, suyu, telefonu gelmiştir.Na afloop waren elektriciteit, gas, telefoon en water uitgevallen.
Ailesi Roma'dan gelmişti.Haar voorouders kwamen uit Ierland.
Uykum gelmişti, o yüzden yatağa gittim.Ik had slaap, daarom ging ik naar bed.
Mars'tan gelmiştir.Pochodzi z Marsa.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.Wielu Chorwatów przybyło tu wówczas w poszukiwaniu złota.
Bununla beraber İngiliz savunması gittikçe daha efektif hale gelmiştir.Tymczasem akcje Anglików były coraz bardziej efektywne.
Cowboys Arena'da yapılan bu maça 108,713 kişi gelmiştir.Na Cowboys Stadium pojawiło się 108 713 fanów.
Büyük patlama yaklaşık olarak 13,799 ± 0.021 milyar yıl önce meydana gelmiştir.Istnieją jednak szacunki podające dokładniejszą liczbę 13,799 ± 0,021 miliardów lat.
Bu da size gelmiştir.No to TNA przyszło do ciebie.
1 Nisan 2011 itibarıyla, bu logo resmi hale gelmiştir.Od 1 kwietnia 2011 roku jest to logo oficjalne.
Zaman zaman evine tehdit telefonları gelmiştir.Początkowo otrzymywał groźby telefoniczne.
Bir numaralı kültürel ve dinsel etki Çin'den gelmiştir.Główne kulturowe i religijne wpływy pochodziły z kultury Chin.
27 Haziran 2010'dan itibaren İzlanda'da eşcinsel evlilik yasal hale gelmiştir.Małżeństwa osób tej samej płci są legalne w Islandii od 27 czerwca 2010 roku.
Mumu sönmüştür, mum yakacak kibriti kalmamıştır; Rodolfo'ya mumunu yakmak için gelmiştir.Jej świeca gaśnie, nie mając zapałek prosi Rodolfo o pomoc.
Adaya tatil yapmak için gelmiştir.Wyjeżdżają one na wakacje na pewną wyspę.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Pojechałem na stadion.
1952 yılında Schwartz'ın yerine Lynn Evans, 1953 yılında Osborn'un yerine Margie Needham gelmiştir.W 1952 Lynn Evans zastąpiła Schwartz, a w 1953 Margie Needham zastąpiła Osborn (która urodziła dziecko).
Ancak artık zamanı gelmiştir.To tylko nadszedł mój czas.
Polis ise olay yerine olaydan 1,5 saat sonra gelmiştir.Mężczyzna ruszył w stronę obozu i po 1,5 godziny dotarł na miejsce.
1973 yılının yaz ayına gelmiştir.Wydarzenia te miały miejsce latem roku 1973.
On beş ayrı makâleden meydana gelmiştir.Do dyspozycji mamy piętnaście różnych przeciwników.
Janus uydusunun ismi Roma mitolojisinden gelmiştir.Nazwa pochodzi od Janusa, postaci z mitologii rzymskiej.
Deprem meydana geldikten 16 dakika sonra 5.3'lük bir artçı-sarsıntı meydana gelmiştir.16 minut później miał miejsce wstrząs wtórny o sile 5,3.
Çiftin üç çocuğu dünyaya gelmiştir.Tam przyszła na świat trójka ich dzieci.
Armas'ın yerine Luis Arturo González López gelmiştir.Następca Armasa został Luis Arturo González López.
Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.Potem wino i kawa stały się najważniejszymi towarami eksportowymi wyspy.